Cumartesi, Şubat 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Kadına Yönelik Şiddet ve Psikolojik Rahatsızlıklar Arasındaki İlişki: Travma Döngüsü, Kaygı Bozuklukları ve Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkiler

Kadına yönelik şiddet sadece bireysel bir sorun değil, aynı zamanda küresel bir halk sağlığı krizidir. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO, 2021) göre dünya genelinde her üç kadından biri, hayatının bir döneminde fiziksel veya psikolojik şiddete maruz kalmaktadır. Şiddetin psikolojik sonuçları, fiziksel yaralanmalar kadar belirgin değildir; ancak uzun vadede ruh sağlığı üzerindeki etkileri çok daha yıkıcı ve kalıcı olabilir. Araştırmalar, şiddete uğrayan kadınlarda travma, depresyon, kaygı bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), panik bozukluk, bağımlılık ve psikosomatik rahatsızlıkların görülme ihtimalinin genel nüfusa göre iki ila üç kat daha yüksek olduğunu göstermektedir (Campbell, 2002; Devries et al., 2013).

Türkiye’de son yıllarda görülen kadın cinayetleri ve şiddet olayları durumu daha da ciddileştirmektedir. İçişleri Bakanlığı’nın 2024 raporuna göre kadınlara yönelik şiddet vakalarında psikolojik şiddetin yaygınlığı, fiziksel şiddetle aynı seviyeye ulaşmıştır. Bu veriler, şiddetin hem bedensel hem de ruh sağlığı üzerinde derin ve kalıcı zararlar bıraktığını göstermektedir.

Bu makalede kadına yönelik şiddetin psikolojik sonuçları bilimsel verilerle incelenecek, en yaygın görülen ruhsal rahatsızlıklar açıklanacak ve şiddet döngüsünün bu rahatsızlıklarla nasıl ilişkili olduğu tartışılacaktır.

1. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

Kadına yönelik şiddetle en güçlü ilişkiyi kuran ruhsal bozukluklardan biri TSSB’dir. Sürekli partner şiddetine maruz kalmak, bireyin güvenlik algısını bozar ve travmayı kronik hâle getirir (Golding, 1999). TSSB belirtileri arasında flashback’ler, kabuslar, aşırı dikkat, güven kaybı ve sürekli bir tehdit beklentisi yer alır.

TSSB’nin ortaya çıkmasını kolaylaştıran bir başka faktör, kadının şiddet ortamından kaçamaması veya ekonomik ve sosyal nedenlerle ayrılmayı ertelemesidir. Türkiye’de sıklıkla gündeme gelen kadın cinayetleri, tehdit altında yaşayan birçok kadının sürekli tedirgin olmasına sebep olur. Bu durum, TSSB’yi yalnızca geçmiş travmanın değil, gelecekteki olası tehlikelerin de bir sonucu hâline getirir.

2. Kaygı Bozuklukları ve Panik Bozukluk

Yaygın kaygı bozukluğu (YKB), şiddet mağdurlarında sık görülen bir rahatsızlıktır. Sürekli kontrol edilen, tehdit edilen veya aşağılanan kadınlarda “her an kötü bir şey olacak” hissi gelişir (Dillon et al., 2013). YKB belirtileri arasında aşırı endişe, felaket senaryoları, huzursuzluk ve dikkat dağınıklığı bulunur.

Panik bozukluk ise şiddetin ani ve travmatik anlarının fizyolojik bir yansımasıdır. Kalp çarpıntısı, nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi belirtiler, kadının günlük yaşamını ve çalışma kapasitesini ciddi biçimde sınırlar.

3. Depresyon

Depresyon, kadına yönelik şiddetin en çok araştırılan psikolojik sonuçlarından biridir. Şiddet mağduru kadınlarda depresyon görülme oranı genel nüfusa göre dört kat daha fazladır (Campbell, 2002). Umutsuzluk, değersizlik hissi, sosyal geri çekilme, enerji kaybı ve intihar düşünceleri en sık gözlenen belirtilerdir.

Kadın cinayeti haberlerinin sürekli gündemde olması, toplumsal düzeyde kaygı ve umutsuzluğu artırmaktadır. Doğrudan şiddete maruz kalan kadınlarda depresyon daha ağır seyreder. Özellikle duygusal şiddet yaşayan kadınlarda görülen “kendini suçlama” eğilimi, depresif döngüyü derinleştirir.

4. Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

Duygusal baskı, küçümseme ve değersizlik duyguları, OKB belirtilerini tetikleyebilir. Sürekli eleştirilen kadınlar, kontrol edemedikleri ilişki dinamiklerini dengelemek amacıyla çevrelerini aşırı kontrol etme davranışları geliştirebilir (Yüksel & Dağ, 2020). Kapı kilitlerini tekrar tekrar kontrol etme, aşırı temizlik, onay arayışı ve zihinsel tekrarlar bu durumun yaygın örnekleridir.

5. Psikosomatik Rahatsızlıklar

Kadına yönelik şiddetin ruhsal etkileri çoğu zaman fiziksel belirtilerle ortaya çıkar. Baş ağrıları, mide sorunları, çarpıntı, uyuşma ve kas ağrıları psikolojik travmanın bedensel yansımalarıdır. Şiddetin gizlenmesi ve bastırılması arttıkça bu fiziksel belirtilerin şiddeti de artış gösterir.

6. Bağımlılık ve Kendine Zarar Verme

Şiddete maruz kalan bazı kadınlarda alkol, sigara veya madde kullanımında artış gözlenir. Bu durum çoğu zaman duygusal acıyı bastırma ve kaçma çabasının bir sonucudur (Dillon et al., 2013). Kendine zarar verme davranışları ise özellikle yoğun duygusal şiddet yaşanan ilişkilerde daha sık görülür. Kişi, içsel acıyı somutlaştırmak ya da kontrol duygusunu yeniden kazanmak amacıyla bu yola başvurabilir.

7. Uyku Bozuklukları

TSSB, kaygı bozuklukları ve depresyonla ilişkili uyku problemleri oldukça yaygındır. Kabuslar, sık uyanmalar, gece panik atakları ve kronik uykusuzluk, şiddet mağdurlarının ruhsal iyilik hâlini daha da olumsuz etkiler.

Sonuç

Kadına yönelik şiddet, çok boyutlu bir travmadır ve yalnızca fiziksel değil, psikolojik açıdan da son derece yıkıcı sonuçlara yol açar. TSSB, kaygı bozuklukları, panik bozukluk, depresyon, OKB, psikosomatik rahatsızlıklar ve bağımlılık, şiddet mağduru kadınlarda en sık görülen ruhsal sorunlar arasındadır. Bu rahatsızlıklar yalnızca günlük yaşamı değil, bireyin gelecek planlarını, özgüvenini, ilişkilerini ve sosyal işlevselliğini de derinden etkiler.

Bu nedenle kadına yönelik şiddetle mücadelede yalnızca hukuki önlemler yeterli değildir. Psikolojik iyileşme süreçlerinin desteklenmesi, travma odaklı terapilerin yaygınlaştırılması, kriz merkezlerinin güçlendirilmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması büyük önem taşımaktadır. Şiddetle mücadele, bireysel ve toplumsal düzeyde bütüncül bir yaklaşım gerektirir.

Kaynakça

American Psychological Association. (2020). Publication Manual of the American Psychological Association (7th ed.). American Psychological Association.

Campbell, J. C. (2002). Health consequences of intimate partner violence. The Lancet, 359(9314), 1331–1336.

Devries, K. M., Mak, J. Y. T., García-Moreno, C., et al. (2013). The global prevalence of intimate partner violence against women. Science, 340(6140), 1527–1528.

Dillon, G., Hussain, R., Loxton, D., & Rahman, S. (2013). Mental and physical health and intimate partner violence against women. International Journal of Family Medicine, 2013, Article 313909.

Golding, J. M. (1999). Intimate partner violence as a risk factor for mental disorders. Journal of Family Violence, 14(2), 99–132.

World Health Organization. (2021). Violence against women: Prevalence estimates 2018. WHO.

Yüksel, Ş., & Dağ, İ. (2020). Kadına yönelik şiddetin ruh sağlığı üzerine etkileri. Türk Psikiyatri Dergisi, 31(2), 145–156.

Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı. (2024). Kadına Yönelik Şiddet İstatistik Raporu. İçişleri Bakanlığı Yayınları.

Melike Öztürk
Melike Öztürk
Melike Öztürk, psikoloji lisans mezunudur ve akademik çalışmalarına devam etmektedir. Eğitim süresince farklı kurumlarda yaptığı stajlarla bireylerin gelişimsel, duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını gözlemleme ve destekleme fırsatı bulmuştur. Psikoloji alanındaki ilgisini özellikle psikolojik dayanıklılık, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkiler konularında yoğunlaştırmaktadır. Edindiği bilgi ve deneyimleri yazıları aracılığıyla paylaşmayı amaçlayan Öztürk, Psychology Times Türkiye’deki katkılarıyla okuyuculara bilimsel bilgiyi anlaşılır, güncel ve uygulanabilir bir şekilde sunmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar