Salı, Haziran 9, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Bahar Gelince Neden Herkes Yeniden Başlamak İster?

Mayıs ayının ilk haftasında elimde yeni demlediğim filtre kahvem ve denize bakan odamda oturmuş bir şeyler yazıyorum. Hava o kadar güzel ki hem sıcak hem serin. Denizin de insanı içine çeken bir görüntüsü var. Evet, yaz usulca girmiş hayatlarımıza. Günlük koşturmacada mevsim geçişlerini dahi fark edemiyoruz çoğu zaman. Bahar gelmiş de geçiyor, biz hâlâ kışın yorgunluğuyla yürüyoruz.

Şimdi içimde tazelenmenin enerjisini taşıyorum. Yeni başlangıçlar yapmanın heyecanıyla birtakım planlamalar içerisindeyim. Biliyorum ki siz de bu sıcak havalardan nasibinizi aldınız ve benimle aynı hisleri paylaşıyorsunuz. Havaların ısınmasıyla birlikte bizde neden kıpırdanmalar başlıyor?

Taze Başlangıç Etkisi

Psikolojide buna “Taze Başlangıç Etkisi” diyoruz. Araştırmalar gösteriyor ki yeni bir yılın başında, doğum günlerinde, haftanın ilk günlerinde — yani belirgin geçiş noktalarında — harekete geçme ihtimalimiz çok daha yüksek. Çünkü bu anlar zihinde sembolik bir sıfırlama yaratıyor. Geçmiş, geride kalıyor. Önünüzde temiz bir sayfa var (Dai, Milkman ve Riis, 2014).

Bahar tam da böyle bir an. Üstelik takvimin belirlediği değil, doğanın belirlediği bir geçiş. Ve bir şekilde bu çok daha gerçek hissettiriyor. Yıl başını kaçıranlar için yeni bir tren kalkıyor. Baharı kaçırmayın! Mevsim geçişlerinde değişim planlamak yalnızca takvimsel bir mesele değildir. Aynı zamanda doğa da sizinle birlikte uyanır ve yenilenir. Bu da bizim için daha motive edici bir etkendir.

Buna bir de güneş ışınlarının etkisini ekleyelim. Kış mevsiminin soğuk ve kasvetli görüntüsünden sonra dışarıdaki o cıvıl cıvıl görüntü insanın içinde bir şeyleri kıpırdatıyor. Güneş ışığına maruz kalmanın serotonin üretimini artırdığı ve ruh halini olumlu yönde etkilediği bilinmektedir (Praschak-Rieder ve Willeit, 2003).

Peki O Enerji Neden Mayıs’ta Sönüyor?

Şimdi biraz dürüst konuşalım. Kaç kez “bu bahar her şeyi değiştireceğim” dediniz? Ve kaç kez o liste Haziran’a kaldı?

Bunun en büyük nedenlerinden biri erteleme davranışıdır. Erteleme, çoğu zaman tembellikle karıştırılır. Oysa araştırmalar ertelemenin tembellikten çok duygusal bir kaçınma stratejisi olduğunu gösteriyor — görevi düşündüğümüzde hissettiğimiz kaygı, sıkıntı ya da yetersizlik hissinden anlık olarak uzaklaşmak için erteleriz (Sirois ve Pychyl, 2013). Baharın verdiği o coşku gerçek; ama altında yatan “ya başaramazsam?” sorusu da bir o kadar gerçek.

Bir diğer etken ise motivasyonu yanlış anlamaktır. Çoğumuz “motive hissedince başlayacağım” deriz. Oysa psikoloji bize tam tersini söylüyor: motivasyon, harekete geçmeden önce değil, harekete geçtikten sonra gelir. Küçük bir adım atmak, beynin ödül sistemini tetikler ve bu da motivasyonu besler (Deci ve Ryan, 1985). Yani baharın enerjisini bekliyorsanız — o enerji zaten orada. Sadece başlamayı bekliyorsunuz.

Son olarak hedef belirleme meselesine değinmek gerekiyor. “Bu yaz her şeyi değiştireceğim” cümlesi kulağa harika gelir ama zihin için son derece yorucudur. Büyük ve belirsiz hedefler, o bahar enerjisini çabuk tüketir. Araştırmalar, ulaşılabilir, somut ve ölçülebilir hedeflerin hem motivasyonu artırdığını hem de başarı ihtimalini yükselttiğini ortaya koymaktadır (Locke ve Latham, 2002). “Her gün spor yapacağım” yerine “haftada üç gün yürüyüşe çıkacağım” demek, o planın Haziran’a taşınmasını engeller.

Baharı Kaçırmayın — Ama Kendinize de Nazik Olun

Baharın getirdiği o yenilenme hissi sahte değil. Biyolojiniz, zihniniz ve doğanın kendisi size “başlayabilirsin” diyor. Ama bu enerjiyi büyük devrimlere harcamak zorunda değilsiniz.

Küçük bir adım, büyük bir niyetten çok daha değerlidir. O filtre kahvenizi yudumlarken, o güneş ışığını hissederken — belki tek bir küçük şey seçin. Ve oradan başlayın.

Bahar zaten geldi. Geri kalanı size kalmış.

Gamze Çulha
Gamze Çulha
Gamze Çulha, Sinop Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik lisans mezunudur. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) alanında eğitim ve sertifika programlarını tamamlamıştır. Yetişkin terapisi, travma ile çalışma ve çift-aile terapisi alanlarına ilgi duymaktadır. Psikoloji biliminin daha az görünür kalan yönlerini incelemeye, kuramsal bilgi ile uygulamayı bir araya getirmeye odaklanmaktadır. Akademik çalışmalarında psikolojik süreçlerin derinlemesine anlaşılmasını ve bu bilgilerin toplumsal düzeyde erişilebilir hale gelmesini amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar