Hayatta belki de en çok tekrar ettiğimiz şey ilişkiler. İsimler değişir, yüzler değişir, mekânlar değişir… Ama bir yerden sonra hikâyenin rotası tuhaf bir şekilde tanıdık bir yöne kıvrılmaya başlar. Hani sanki kalbimiz, geçmişte defalarca yürüdüğü bir patikayı yeniden seçiyormuş gibi. Oysa biz her defasında “Bu kez çok farklı” diye yola çıkarız. Fakat yol, beklenmedik bir anda çocukluğumuzun gölgesine bağlanır. Bu şaşırtıcı tekrarın adı kader değil; şemalardır.
Çocukken duymadığımız bir sesin, tutulmayan bir sözün, eksik kalan bir güvenin yıllar sonra aşk seçimine dönüşmüş hâlidir.
Şemalar Nasıl Oluşur?
Şema terapinin kurucusu Jeffrey Young’a göre her insanın beş temel duygusal ihtiyacı vardır: güvenli bağlanmak, kimlik geliştirmek, kendini ifade etmek, spontanlığını yaşayabilmek ve sağlıklı sınırlar deneyimlemek. Çocukken bu ihtiyaçlardan biri sürekli karşılanmazsa zihin bunu “erken dönem uyumsuz şema” adıyla kaydeder. O şema büyür, derinleşir, kendini fark ettirmez ama biz büyüdükçe sessizce bizi yönetir.
Ve biz yetişkin olduğumuzda—ne kadar güçlü, başarılı ya da akıllı olursak olalım—biriyle yakınlaştığımızda çocukluğun o eski kaydı devreye girer. Bu yüzden aşkta tutkuyla bağlandığımız kişinin, aslında geçmişimize çok benzeyen biri olduğunu yıllar sonra fark ederiz.
Aşkta En Sık Görülen Şema Örüntüleri
Mesela terk edilme şeması olan birini düşünelim. Çocukken sevgi istikrarsızsa, yetişkin olduğunda partnerin kısa bir gecikmesi bile büyük bir tehdit gibi gelir. İçerideki küçük çocuk, yıllardır uyuyan o korkuyla bir anda uyanır: “Yine gidecekler.” Tetiklenen duygu bugüne değil, o eski boşluğa aittir. Bu yüzden ilişkiye tutunur, fazlasıyla verir, boğulur ama bırakamaz. Kimi zaman karşısındaki kişi gerçekten gitmeye meyillidir; çünkü şema tam da bu tür istikrarsız insanları seçer. Tanıdık acı, güvenliymiş gibi gelir.
Kusurluluk şeması ise daha sessiz ama daha derindir. “Ben sevilmeye değmem” inancı çocukken oluşmuşsa, yetişkinlikte kişi kendisine iyi davranan birini değil; eksikliğini hissettiren, hep biraz uzak duran, hep bir adım geride duran partnerleri çeker. Çünkü şema kendi doğrulanmasını ister. İnsan bazen en çok yaralandığı kişiye değil, en çok tanıdığı hisse tutunur. Sevilmediğini hissetmek acıtır ama garip bir şekilde tanıdıktır. Ve tanıdıklık, beyin için güven demektir.
Bazı insanlar ise ilişkide sürekli karşı tarafın ihtiyaçlarına göre şekil alır. Çocukluğunda kendi ihtiyaçları bastırılmış, duygularını ifade etmek cesaret isteyen bir şey hâline gelmişse, yetişkin olduğunda sevginin tarifini fedakârlık zanneder. Böyle durumlarda kişi partneri mutlu olduğu sürece kendini güvende hisseder; çünkü kendi isteğini dile getirmek hep “fazlalık” gibi öğretilmiştir. Sonra bir gün “Hep ben veriyorum” diye şikâyet eder ama hikâyeyi değiştiremez; çünkü bu rol ona çok eskiden öğretilmiştir.
Bir de aşkta hep kontrollü duranlar vardır. Onlar için duygularını göstermek risklidir; spontane olmak, gülmek, çocuklaşmak… hepsi ayıplanacak şeyler gibi gelir. Bu kişiler aslında çocukken duygularını ifade ettiği için utanmış ya da cezalandırılmıştır. Yetişkin olduğunda ilişkide hep mesafeli, hep temkinli, hep güçlü durmaya çalışırlar. En çok da duygusal açıdan ulaşılmaz partnerlere çekilirler; çünkü duygusuzluk, çocukluklarının tanıdık dilidir.
Şema Döngüsü Neden Tekrar Eder?
Tüm bu döngüler aslında bize tek bir şeyi anlatır: Aşkta en çok tekrar eden şey partner değil, şemadır. Fark edilmedikçe aynı çemberi kusursuz bir sadakatle yeniden ve yeniden çizer.
Ama iyi haber şu ki, şemalar değişebilir. Çünkü onlar kader değil, öğrenilmiş duygusal izlerdir. Fark edildiğinde, üzerine çalışıldığında ve içimizdeki o küçük çocuğa yeni bir deneyim sunulduğunda kırılırlar.
Bu Döngü Nasıl Kırılır?
Peki bu döngü nasıl kırılır? İşte burada şema terapi yaklaşımının derinliği devreye giriyor. Young’a göre şemalar sadece düşünceler değil; anılar, duygular ve bedensel hislerle örülü geniş temalardır. Bu yüzden “fark ettim, değiştim” diyerek çözülmezler.
Önce tetiklendikleri anları tanımak gerekir: partner mesaj atmayınca yükselen panik, bir tartışmada içe çekilme, sevilmediğini hissettiğinde verilen aşırı tepkiler… Bunların hepsi bugüne değil, eski bir hikâyeye aittir.
Şema terapide üç temel başa çıkma stilinden söz edilir: boyun eğme, kaçınma ve aşırı telafi. Aşkta bazen tam da bunları yaşarız. Boyun eğme stilinde kişi şemasının söylediğine inanır ve ilişkide hep kendi değerini yok sayar. Kaçınmada duygulara kapı kapanır; kişi yakınlaşmaktan korkar. Aşırı telafide ise tam tersi kontrol, güç ve mesafe ile şemasını bastırmaya çalışır. Dışarıdan güçlü görünse de içeride kırılgan bir hikâye vardır. Bu stilleri fark etmek döngüyü çözmenin ilk adımıdır.
İyileşmenin Başladığı Yer
Şema terapi ayrıca “sınırlı yeniden ebeveynlik” kavramını kullanır. Bu, terapide kişinin duygusal ihtiyaçlarının—güven, kabul, sınır, sıcaklık—yavaşça karşılanmasıdır. Aşk ilişkilerinde de bunun küçük yansımalarını görürüz: biri bizi gerçekten duyduğunda, duygularımızı yargılamadan tuttuğunda, kaybolduğumuz anlarda bizi düzenlediğinde… Zihnin eski şeması ilk kez “belki bu sefer böyle olmak zorunda değil” diyebilir.
Belki de aşk, doğru kişiyi aramaktan çok, geçmişin yankılarını susturmayı öğrenmektir. Çünkü kalp, içindeki çocuk rahat ettiği gün bambaşka sever. O zaman ne döngüler kalır ne tanıdık acılar; sadece bugünün ışığında yeni bir hikâye başlar. Onlar, çocukluğumuzun eksik kalan ihtiyacının yetişkin hâlimize uzattığı bir eldir. O eli tanıdığımız an seçeneklerimiz artar.
Ve belki de o zaman, ilk kez kalbimizle gerçekten bizim hikâyemizi yazmaya başlarız; geçmişin gölgesinden değil, iyileşmiş bir iç sesin ışığından.
Kaynakça
Arntz, A., & Jacob, G. (2013). Schema Therapy in Practice: An Introductory Guide to the Schema Mode Approach. Wiley-Blackwell.
Van Vreeswijk, M., Broersen, J., & Nadort, M. (2012). The Wiley-Blackwell Handbook of Schema Therapy: Theory, Research, and Practice. Wiley-Blackwell.
Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. E. (2003). Schema Therapy: A Practitioner’s Guide. Guilford Press.
Young, J. E., & Klosko, J. S. (2015). Reinventing Your Life: The Breakthrough Program to End Negative Behavior and Feel Great Again (5th ed.). Penguin.


