Cumartesi, Şubat 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Anksiyete Bozukluğu ve Kontrol İhtiyacı: Kaygılı Zihin Neden ‘Ya Olursa?’ Sorusundan Kopamaz?

Anksiyete Nedir?

Anksiyete, ortada somut bir sebep olmaksızın yaşanan içsel sıkıntı ve huzursuzluk hali olarak tanımlanmaktadır. Anksiyete geçmiş deneyimlerden köklenen fakat büyük oranda gelecek zaman dilimi ile ilişkili bir kavramdır. Kişi gelecekte yaşanması muhtemel bir olumsuzluğa dair sürekli bir kaygı içindedir. Anksiyete çoğunlukla korku duygusu ve endişe süreçleri eşlik eder.

Her birey canlı olmanın bir getirisi olarak doğal hayat akışında belli bir oranda kaygı deneyimler. Anksiyetenin bir bozukluk olarak ele alınması ise kaygının giderek şiddetlenmesi, kronikleşmesi ve kişinin işlevselliğini etkilemesi durumunda mümkündür. Anksiyete halindeyken zihin sürekli olarak kaygı uyandıran durumla meşguldür.

Anksiyete yaşayan kişi bu durumu “kötü bir şey olacakmış hissi”, “rahatsız edici bir endişe hali” ya da “nedensiz bir korku” şeklinde ifade eder. Anksiyete sık görüldüğü için her zaman bir hastalık belirtisi olarak düşünülmemelidir. Kişinin sosyal yaşamı sırasında (okulun ilk günü, işe başlama, iş başvurusu, evlenme, sınavlar vb.) ortaya çıkabilir.

Anksiyete Bozukluğu teşhisi konan kişilerin genelde çekingen ve bağımlı bir yapıları olup, kendilerine güvenleri azdır. Kadınlarda erkeklere oranla iki kat fazla görülür. Vakaların yarısından çoğu çocukluk ve erişkinliğe geçiş döneminde başlamaktadır. Çoğu vaka toplumsal ilişkilerde arka planda durmayı yeğleyip aşırı kırılgan, utangaç, eleştiriye duyarlı ve çabuk yıkılan kişilerdir.

Shutterstock

Anksiyetenin Belirtileri

  • Huzursuzluk, gerginlik, tedirginlik, sıkıntı, daralma

  • Dikkati toplayamama ve yoğunlaşamama

  • Çabuk yorulma, uyku bozuklukları, kolay irkilme, tetikte olma

  • Baş ağrısı, baş dönmesi, başta uyuşma ve sersemlik hissi

  • Kulaklarda uğuldama, çınlama, görme bulanıklıkları

Kişinin mesleki ve ailevi yaşantısını etkilemeye başlamışsa, kişilerarası ilişkilerinde zorluklar oluşturuyorsa, günün büyük bir bölümünü kapsıyorsa, bu duygulanımını kontrol edemiyor ve başa çıkamıyorsa, en az 6 aydır devam ediyorsa belirsizliğe tahammülsüzlük durumu söz konusu ise Anksiyete Bozukluğu olma olasılığı yüksektir.

Anksiyete Bozukluklarının Türleri

  • Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB): Kişiyi zorlayan tekrar eden düşünceler ve bunları azaltmak için yapılan zorlayıcı ritüellerle karakterizedir.

  • Panik Bozukluk: Ani ve yoğun fiziksel korku atağının tekrar tekrar yaşanması durumudur.

  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB): Travmatik bir olayı yeniden yaşıyormuş gibi hissettiren yoğun stres ve kaçınma belirtileriyle ortaya çıkar.

  • Genelleşmiş Kaygı Bozukluğu (GKB): Günlük yaşam olaylarına yönelik sürekli, aşırı ve kontrol edilemeyen kaygı duyma durumudur.

  • Agorafobi: Kaygı yaşandığında kaçamayacağını veya yardım alamayacağını düşündüğü yer ve durumlardan kaçınmadır.

  • Sosyal Anksiyete Bozukluğu: Başkaları tarafından yargılanma veya küçük düşme korkusuyla sosyal ortamlardan kaçınmadır.

  • Fobiler: Belirli nesne, durum veya olaylara karşı mantık dışı ve yoğun korku duyma halidir.

Tedavi Yöntemleri

Kaygının tedavisi iki kategoriye ayrılır: psikoterapi ve ilaç. Terapist veya psikolog, kaygı ortaya çıktığında başa çıkmak için kullanılacak araç ve stratejileri öğretir. Kaygı tedavisinde antidepresanlar ve sakinleştiriciler kullanılabilir. Beyin kimyasını dengeleyerek kaygı olaylarını önlemeye yardımcı olurlar.

Doğal Yöntemler

Yaşam tarzı değişiklikleri günlük stres ve kaygının bir kısmını azaltabilir:

  • Yeterince uyumak

  • Meditasyon

  • Aktif kalmak ve egzersiz yapmak

  • Sağlıklı beslenmek

  • Alkolden kaçınmak

  • Kafeinden kaçınmak

  • Sigarayı bırakmak

Sonuç

Anksiyete bozuklukları, kişinin zihnini olası tehlikeleri sürekli tarayan bir alarm sistemi gibi çalıştırır. Bu nedenle kaygılı zihin, kontrol edemediği durumlara karşı tetikte kalarak “ya olursa?” sorusunu bırakamaz. Belirsizliğe tahammülün düşük olması, geçmiş olumsuz deneyimlerin izleri ve gelecekteki riskleri önceden fark etme isteği bu düşünce döngüsünü besler. Zihin, kötü bir ihtimali önceden düşünerek kendini koruyacağını sanır; fakat bu çaba zamanla kişinin işlevselliğini azaltan bir kontrol ihtiyacına dönüşebilir. Anksiyete, uygun psikolojik müdahale süreçleri ile ele alındığında zihin bu döngüden çıkmayı öğrenebilir ve kişi, belirsizlikle daha dengeli bir şekilde yaşayabilir.

Kaynakça

ŞENORMANCI, G., Konkan, R., & ŞENORMANCI, Ö. (2017). Yaygın Anksiyete Bozukluğunda Obsesif İnançlar. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi ve Araştırmalar Dergisi, 6(3), 115-122. https://www.hiwellapp.com/blog/yuksek-islevli-anksiyete?gad_source=1&gad_campaignid=20721480411&gbraid=0AAAAAo7Rg1e81Qls10oWAGfBd8Yl1IToI&gclid=CjwKCAiA55rJBhByEiwAFkY1QAh_0T1QbCKpqc__9JjzvApZ3kiCTJbD0ZL80g1rD8WpqaCRlooEBBoChlQQAvD_BwE https://www.memorial.com.tr/hastaliklar/anksiyete-nedir-anksiyete-belirtileri-nelerdir https://www.medicalpark.com.tr/saglik-rehberi/kaygi-bozuklugu

Mesure Akbolat
Mesure Akbolat
Mesure Akbolat, Yıldız Teknik Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik öğrencisidir. Psikoloji alanına ilgi duymakta, bu alandaki gelişmeleri yakından takip etmektedir. Üniversite hayatı boyunca çeşitli sosyal sorumluluk projelerinde yer almış, farklı yaş gruplarından insanlarla çalışma fırsatı bulmuştur. Kitap okumayı, özellikle psikoloji ve kişisel gelişim alanındaki eserleri keşfetmeyi sever. Yeni yerler görmeyi, farklı kültürleri tanımayı ve kendini hem akademik hem de kişisel anlamda geliştirecek deneyimlerin peşinden gitmeyi önemser. Gelecekte, edindiği bilgi ve deneyimleri insanlara fayda sağlamak için kullanmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar