Salı, Temmuz 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

DSM-IV’teki Çok Eksenli Sistem Nedir? DSM-5 ile Neden Kaldırıldı?

DSM-IV, yalnızca kişiye bir psikiyatrik tanı koymayı değil, aynı zamanda bireyin yaşamını etkileyen biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenleri birlikte değerlendirmeyi hedefliyordu. Bu amaçla geliştirilen çok eksenli (multiaxial) sistem, klinisyenin danışanı tek bir tanı üzerinden değil, daha geniş bir perspektiften ele almasını sağlıyordu.

Bu sistemde tanısal bilgiler beş eksen altında toplanıyordu. Her eksen, kişinin işlevselliği ve ruh sağlığı hakkında farklı bir bilgi sunuyor, böylece daha kapsamlı bir klinik değerlendirme yapılmasına yardımcı oluyordu. Beş eksen şu şekildeydi:

• Eksen I: Klinik ruhsal bozukluklar ve madde kullanım bozuklukları • Eksen II: Kişilik bozuklukları ve zihinsel gelişim bozukluğu • Eksen III: Genel tıbbi durumlar • Eksen IV: Psikososyal ve çevresel sorunlar • Eksen V: Küresel İşlevsellik Değerlendirmesi (GAF)

Ancak zamanla bu sistemin bazı sınırlılıkları olduğu görüldü. Özellikle eksenler arasındaki ayrımın her zaman bilimsel olarak net olmaması ve uygulamada gereksiz karmaşıklık oluşturması nedeniyle DSM-5 ile birlikte bu yapı tamamen kaldırıldı. Şimdi bu beş ekseni tek tek inceleyelim.

Eksen I: Klinik Ruhsal Bozukluklar Eksen I, klinik uygulamada en sık karşılaşılan psikiyatrik bozuklukların yer aldığı bölümdü. Kişilik bozuklukları ve zihinsel gelişim bozukluğu dışında kalan hemen hemen tüm ruhsal bozukluklar bu eksende değerlendiriliyordu. Bu kapsamda yer alan başlıca tanılar şunlardı:

• Çocukluk ve ergenlik döneminde başlayan bozukluklar • Deliryum, demans ve diğer bilişsel bozukluklar • Genel tıbbi duruma bağlı gelişen ruhsal bozukluklar • Madde kullanım bozuklukları • Şizofreni ve diğer psikotik bozukluklar • Duygudurum bozuklukları • Anksiyete bozuklukları • Somatoform bozukluklar • Yapay bozukluklar • Dissosiyatif bozukluklar • Cinsel ve cinsiyet kimliği ile ilişkili bozukluklar • Yeme bozuklukları • Uyku bozuklukları • Dürtü kontrol bozuklukları • Uyum bozuklukları • Klinik açıdan dikkat gerektiren diğer durumlar

DSM-5 ile Eksen I'de neler değişti? DSM-5 ile birlikte tanı sistemi önemli ölçüde güncellendi. Örneğin Duygudurum Bozuklukları, artık Bipolar ve İlişkili Bozukluklar ile Depresif Bozukluklar olmak üzere iki ayrı kategori altında incelenmektedir. Benzer şekilde Yeme Bozuklukları, Beslenme ve Yeme Bozuklukları olarak yeniden düzenlenmiştir. Cinsel ve Cinsiyet Kimliği Bozuklukları başlığı ise üç farklı tanı grubuna ayrılmıştır:

• Cinsel İşlev Bozuklukları • Cinsiyet Disforisi • Parafili Bozuklukları

Bunlara ek olarak DSM-5'e şu yeni kategoriler eklenmiştir:

• Nörogelişimsel Bozukluklar • Obsesif-Kompulsif ve İlişkili Bozukluklar • Travma ve Stresörle İlişkili Bozukluklar • İlaca Bağlı Hareket Bozuklukları ve İlaçların Diğer Yan Etkileri

Eksen II: Kişilik Bozuklukları ve Zihinsel Gelişim Bozukluğu Diğer ruhsal bozukluklardan farklı olarak kişilik örüntülerinin daha kalıcı olduğu düşünülüyordu. Bu nedenle kişilik bozuklukları ayrı bir eksende değerlendiriliyordu. Bu eksende yer alan bozukluklar şunlardı:

• Paranoid Kişilik Bozukluğu • Şizoid Kişilik Bozukluğu • Şizotipal Kişilik Bozukluğu • Antisosyal Kişilik Bozukluğu • Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu • Histrionik Kişilik Bozukluğu • Narsisistik Kişilik Bozukluğu • Kaçınmacı Kişilik Bozukluğu • Bağımlı Kişilik Bozukluğu • Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu • Başka Türlü Adlandırılamayan Kişilik Bozukluğu • Zihinsel Gerilik

DSM-5 ile Eksen II'de neler değişti? Kişilik bozukluklarının büyük bölümü korunmuştur. Bununla birlikte "Zihinsel Gerilik" ifadesi önce Zihinsel Engellilik, daha sonra DSM-5-TR ile “Zihinsel Gelişim Bozukluğu” olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklik, daha güncel ve damgalayıcı olmayan bir terminoloji kullanma amacı taşımaktadır.

Eksen III: Genel Tıbbi Durumlar Ruh sağlığı yalnızca psikolojik etkenlerden etkilenmez. Fiziksel hastalıklar da kişinin duygu durumu, düşünce yapısı ve davranışları üzerinde önemli etkiler oluşturabilir. Bu nedenle Eksen III, bireyin ruhsal belirtilerini etkileyebilecek tıbbi hastalıkların kaydedildiği bölümdü. Örneğin kemoterapi gören bir bireyde depresyon ya da anksiyete belirtileri gelişebilir. Böyle bir durumda kanser, ruhsal tabloyu etkileyen genel tıbbi durum olarak değerlendirilirdi.

DSM-5 ile Eksen III'te neler değişti? DSM-5'te fiziksel hastalıklar artık ayrı bir eksende yer almamaktadır. Bunun yerine klinisyenler, eşlik eden tıbbi durumları doğrudan tanı bilgilerinin yanında belirtmektedir.

Eksen IV: Psikososyal ve Çevresel Sorunlar Bir kişinin yaşadığı stres yalnızca psikiyatrik belirtilerden kaynaklanmaz. Aile ilişkileri, ekonomik koşullar, eğitim hayatı veya iş yaşamındaki güçlükler de ruh sağlığını önemli ölçüde etkileyebilir. Bu nedenle Eksen IV'te şu yaşam olayları değerlendiriliyordu:

• Aile içi sorunlar • Sosyal ilişkilerde yaşanan problemler • Eğitimle ilgili güçlükler • Mesleki sorunlar • Barınma sorunları • Maddi güçlükler • Sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan problemler • Hukuki süreçler • Diğer önemli yaşam stresörleri

DSM-5 ile Eksen IV'te neler değişti? Bu bilgiler artık ayrı bir eksen altında değil; klinik değerlendirme içerisinde, gerekli görüldüğünde ek açıklamalar ve uygun tanısal kodlarla belirtilmektedir.

Eksen V: Küresel İşlevsellik Değerlendirmesi (GAF) DSM-IV'ün en dikkat çekici bölümlerinden biri de GAF (Global Assessment of Functioning) ölçeğiydi. Bu ölçek, kişinin psikolojik, sosyal ve mesleki işlevselliğini 0 ile 100 arasında tek bir puanla değerlendirmeyi amaçlıyordu. Genel olarak puanların anlamı şu şekildeydi:

• 91–100: Belirti yok, üstün işlevsellik • 81–90: Çok hafif belirtiler • 71–80: Günlük streslere bağlı geçici belirtiler • 61–70: Hafif belirtiler • 51–60: Orta düzey belirtiler • 41–50: Ciddi belirtiler veya ciddi işlev kaybı • 31–40: Gerçeklik değerlendirmesinde belirgin bozulma • 21–30: Davranışın ağır psikopatoloji nedeniyle ciddi şekilde etkilenmesi • 11–20: Kendine ya da başkalarına zarar verme riskinin yüksek olması • 1–10: Sürekli ciddi zarar verme riski veya ölüm beklentisiyle gerçekleştirilen ciddi intihar girişimleri

DSM-5 ile Eksen V'te neler değişti? Araştırmalar, GAF puanlarının değerlendirmeyi yapan kişiye göre önemli ölçüde değişebildiğini ve belirtilerin şiddeti ile işlevselliği tek bir puan içinde değerlendirmenin yeterince güvenilir olmadığını göstermiştir. Bu nedenle DSM-5 ile birlikte GAF ölçeği kaldırılmış; bunun yerine kişinin işlevselliği, belirtileri ve yaşam koşulları daha ayrıntılı biçimde değerlendirilmeye başlanmıştır.

DSM-5 Neden Çok Eksenli Sistemi Kaldırdı? DSM-5'in en önemli değişikliklerinden biri, çok eksenli değerlendirme sisteminden vazgeçilmesidir. Bu kararın temel nedenleri şunlardı:

• Eksenler arasındaki ayrımın bilimsel açıdan yeterince güçlü olmaması, • Ruhsal ve fiziksel hastalıkların yapay biçimde birbirinden ayrılması, • Klinik uygulamada gereksiz karmaşıklık oluşturması, • Tanı sürecini daha pratik ve bütüncül hâle getirme ihtiyacı.

Günümüzde DSM-5, ruhsal bozuklukları, eşlik eden tıbbi durumları ve bireyin psikososyal özelliklerini tek bir klinik değerlendirme içerisinde ele almaktadır. DSM-IV'ün çok eksenli sistemi, ruh sağlığı değerlendirmelerinde uzun yıllar önemli bir standart oluşturmuştur. Her ne kadar klinisyene kapsamlı bir çerçeve sunsa da, zamanla bilimsel gelişmeler ve klinik gereksinimler doğrultusunda bu sistemin bazı sınırlılıkları ortaya çıkmıştır. Bu nedenle DSM-5 ile birlikte daha sade, bütüncül ve klinik uygulamada kullanımı kolay bir tanısal yaklaşıma geçilmiştir.

Kaynakça

  • Raypole, C. (2023, January 29). The five axes of the DSM-IV multi-axial system. Verywell Mind. https://www.verywellmind.com/five-axes-of-the-dsm-iv-multi-axial-system-1067053
Damla Ayçin Sınar
Damla Ayçin Sınar
Damla Ayçin Sınar, Yeditepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden yüksek onur derecesiyle mezun olmuştur ve şimdi yüksek lisans eğitimine Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi'nde devam etmektedir. Lisans eğitimi süresince çeşitli kliniklerde asistan psikolog olarak görev almış ve araştırma laboratuvarında çalışmıştır. Psikoloji alanındaki eğitimini, Make-A-Wish, TOG ve TEGV gibi sivil toplum kuruluşlarında çocuklarla yürüttüğü gönüllü çalışmalar ve saha deneyimleriyle pekiştirmiştir. Yeditepe Üniversitesi Çamlık dergisinde yazarlık; Y’OL Psikoloji’de yayın koordinatörlüğü, editörlük ve yazarlık; Typelish platformunda ise içerik üreticiliği yapmıştır. Dijital mecralarda psikoloji üzerine düzenli yazılar kaleme alan Sınar, yayıncılık serüvenine şimdi Psikoloji Times Türkiye ile devam etmektedir. Yazılarında suç psikolojisi, aşk ve ilişkiler, travma ve bilinçaltı gibi temaları ele alacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar