Salı, Temmuz 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Kuzunun Kurda Kendini Sunuşu: Psikopati ve Hibristofili Arasındaki İlişki

Kuzu göz göre göre kendini niye kurda sunmak ister? Kaçınılmaz bir son olarak kurdun onu kendine kurban edeceği bellidir. Oldukça aşikâr olan bu çelişki ise kuzu açısından daha farklı görünebilir.

Kurdu anladığını, onu değiştirebileceğini, onun için farklı olduğunu düşünebilir. Hibristofili ve psikopati ilişkisi, kuzu ile kurt arasındaki bu çelişkiyle oldukça benzerlik gösterir. Hibristofili (Bonnie ve Clyde Sendromu) Hibristofili, şiddet davranışı gösteren yahut büyük suçlar işlemiş şahıslara karşı cinsel veya romantik çekim hisseden insanlar için psikoloji literatüründe tanımlanmış bir rahatsızlıktır.

Basit bir tedavisi olmasa da rahatsızlığa sahip kişiler, çeşitli yöntemlerle daha sağlıklı bireyler olabilirler. Bir suç değil, bir rahatsızlıktır ancak takip edilmediği takdirde hastaları ciddi ve ağır suçlara sürükleyebilir. Sosyal medyada çeşitli platformlarda suçluların, seri katillerin romantize edilmesi, hibristofili rahatsızlığını tetikler.

Bu rahatsızlığın pasif ve agresif olmak üzere iki çeşit davranış şekli vardır. Pasif Hibristofili: Kişi sadece suçluyu sever, suça katılmaz. Agresif Hibristofili: Kişi bir yandan suçluya çekim hissederken bir yandan da suça katılır.

Hibristofili üzerinde Vitello (2006) tarafından yapılan bir araştırmayla, çoğu hastanın düşük özgüven seviyesine sahip olduğu ve fiziksel ile cinsel istismar mağduru bireylerden oluştuğu ortaya konulmuştur. Hükümlü katillere âşık olan kadınlarla yapılan görüşmelerde, bu kadınların çoğu daha önceden istismarcı ilişkiler yaşadıklarını ve bu yüzden çekim hissettikleri katillerin onları daha güvende hissettirdiğini söylemiştir. Çünkü arada olan ‘parmaklıklar’ onları koruyup kontrolü ellerinde tutmalarını sağlar.

Buradan görüleceği üzere erken dönemde yaşanan istismarcı deneyimler, sonrasındaki tehlikeli ilişkileri normalleştirip şiddet faili şahıslara duyulan çekime zemin hazırlayıp hibristofili rahatsızlığına sürükler. Özellikle bu rahatsızlığın agresif boyutunda, hibristofilik kişi âşık olduğu azılı suçluyu kurtarabileceğini düşünebilir, onu ıslah edip iyileştirebileceği arzusuna kapılabilir, sağlıksız derecede olan empati duygusu ve bağımlılık onu kontrolden çıkarıp en sonunda bir suçlu haline dönüştürebilir. Suçluların (seri katiller gibi), sadık takipçilerini yönetip onları da birer suçlu haline getirmesinin altında yatan çekimin mekanizmalarını inceleyebilmek için hibristofiliye hâkim olmak çok önemlidir.

İşte o zaman, kuzunun avcısı olan kurda kendini seve seve sunmasındaki psikolojik nedenler anlaşılabilir. Manipülasyonun Vücut Bulmuş Hali: Psikopati Psikopati, nüfusun %1’inde görülen, duygu yoksunluğu içeren, genetik mirasla aktarılabilen antisosyal kişilik ve davranış bozukluğudur. Psikopatik kişiler oldukça yüksek manipülasyon yeteneğine sahiptirler.

Rol yapma kabiliyetleri yüksektir, dışarıdan kendilerini zararsız, iyi ve karizmatik gösterebilirler ancak suça yatkındırlar. Psikopatik bireylerin suça yatkınlıklarının nörobiyolojik nedenlerine bakıldığında, alt kısımları ahlaki yargı, suçluluk, pişmanlık, empati gibi duyguları içeren prefrontal korteks; bu bozuklukta merkezi rol oynar. Amigdala, hipokampus, temporal ve frontal korteks beyin bölgelerinde normal kişilere kıyasla psikopatik kişilerde daha az aktivasyon saptanmıştır.

Ayrıca serotonin, dopamin ve norepinefrin gibi nörotransmitterleri parçalayan enzimi üreten; stres, duygu/davranış düzenlemesinde rol alan MAOA geni ile de psikopatinin bağlantılı olduğu gözlemlenmiştir. Psikopati ve Hibristofili Arasındaki İlişki: Yok Edici mi Yoksa Tamamlayıcı mı? Psikopat kişiler, yüksek manipülasyon yetenekleri ile karşılarındaki bireylerin zaaflarından, zayıflıklarından, geçmişteki ağır travmalarından yararlanarak onları kendilerine bağımlı hale getirirler.

Hibristofilik kişi ise hayran olduğu suçlunun sahte karizmasına kapılır, bu manipülasyonu bir koruma kalkanı olarak görür, gücün elinde olduğunu sanıp psikopat bireyi iyileştirebileceğini düşünür ancak bu, kocaman bir aldatmacadan başka bir şey değildir. Böylece hibristofili rahatsızlığına sahip birey, vicdan ve empatiden yoksun, yüksek rol ve gözlem becerisine sahip psikopatik bireyin cazibesine kapılır; onun kurduğu oyunun piyonu olur, ona bağımlı olur. Buna canlı bir örnek olarak, 20.

yüzyılın acımasız seri katillerinden biri olan Ted Bundy verilebilir. Ünlü seri katil, hapishanedeyken genç kadın hayranlarından birçok aşk mektubu almış ve onlardan biriyle mahkeme salonunda evlenmiş olan, psikiyatrlarca tanısı konulmuş bir psikopattır. Ted Bundy’nin azılı bir suçlu olduğunu bilmesine rağmen onunla evlenen ve bu evlilikten bir çocuk dünyaya getiren karısı, hibristofilinin canlı bir kanıtıdır.

Psikopat seri katiller ve onların hayranları arasındaki bu ve benzeri ilişkiler, pasif ya da agresif hibristofili davranışlarına kanıt olarak sunulabilir. Kuzu ve Kurt, Av ve Avcı Kuzu kendini kurda sunduğu ölçüde daha çok değer göreceğini, kurda kurban olmak yerine onu kendine bağımlı hale getireceğini düşünür. Ancak avcının yapısında bağımlı olmak yoktur.

Av, kendine bağımlı etmeyi umarken gittikçe bağımlı hale gelir ve avcı onu tüketir çünkü doğası budur. Hibristofilik birey için hayran olduğu katil, kontrolünü elinde tuttuğu ve koruma kalkanı olduğunu düşündüğü kişidir. Ancak katil için hibristofilik partneri, manipüle ederek egosunu tatmin ettiği bir avdan başka bir şey değildir.

Ve böylece hibristofilik birey gücün kendisinde olduğunu sanırken gittikçe kaybolur, en baştan beri kontrolü elinde tutan psikopatik suçlu onu kendi çukuruna çekip tüketir. İki karanlık yapı da patolojik olarak birbirini tamamlıyor gibi görünse de yok edici son kaçınılmazdır.

Kaynakça

  • All-About-Psychology.com. (t.y.). Hybristophilia explained. https://www.all-about-psychology.com/hybristophilia-explained.html
  • Ün, M., Akbaş, Y. ve Erbaş, O. (2018). Psikopati. FNG & Bilim Tıp Dergisi, 4(4), 225-228. https://doi.org/10.5606/fng.btd.2018.040[cite: 1]
  • Vitello, C. (2006). Hybristophilia: The love of severe criminals. Academic Press.
Ayşe Karabulut
Ayşe Karabulut
31 Mar 2005 tarihinde Antalya’da doğdu. Antalya/Konyaaltı Hayme Ana Kız Anadolu İmam Hatip Fen Lisesi’nden mezun oldu. Lisans eğitimine Selçuk Üniversitesi Psikoloji Bölümünde devam etmektedir. Yazı yazmak ve edebiyat küçük yaşlardan itibaren hayatının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Deneme, öykü, roman, şiir türlerinde eserler kaleme almaktadır. Yazmaya olan tutkusunu, psikoloji alanında ilerlemeyi planladığı kariyeriyle harmanlamayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar