Pazartesi, Temmuz 20, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Kendimize Pembe Gözlüklerle Bakmak: Pozitif Yanılsamalar ve Biz

Hepimizin kendimiz hakkında bazı görüşleri vardır. Bu görüşler, kişisel özelliklerimiz, yeteneklerimiz ve olaylar üzerindeki hakimiyetimiz hakkında olup genellikle olumlu olma eğilimindedir. Kendimiz hakkındaki bu olumlu görüşler, geleceğimizin de olumlu olaylarla dolu olacağını ifade eder. Pozitif psikolojinin kavramlarından biri olan pozitif yanılsamalar, yazının ana konusunu oluşturmaktadır.

Pozitif yanılsamalar, bireylerin kendileri hakkındaki algılarının gerçekte olduğundan daha olumlu olmasını ifade eder (Kart, 2004). Bu yanılsamalarda bireyler, kendilerini gerçekte olduğundan daha yetenekli ve başarılı görüp, daha fazla olumlu özelliğe sahip olduklarını düşünebilirler. Karşılaştıkları olaylar üzerinde şans faktörünün etkili olduğu durumlarda bile yoğun bir kontrolü olduğunu düşünebilirler. Aynı zamanda geleceğe olumlu bakıp, güzel günlerin onları beklediğini düşünebilirler.

Pozitif yanılsamalar, bireylerin mutluluk ve haz arayışına yanıt verdiğinden bu yanılsamalara başvuruluyor olabilir (Kart, 2004). Bireylere mutluluk verebilir ve onları olumsuz ruh halinden koruyabilir.

Pozitif yanılsamaların, gerçek dışı olumlu benlik değerlendirmesi, abartılmış kontrol algısı ve gerçekçi olmayan iyimserlik çeşitleri bulunur (Kart, 2004).

Gerçek Dışı Olumlu Benlik Değerlendirmesi

Psikolojik olarak sağlıklı bireyler, çoğunlukla kendilerini gerçekte olduğundan daha olumlu biçimde değerlendirir (Kart, 2004). Olumlu özelliklerini abartabilir ve diğer kişilerden daha iyi olan özelliklerini vurgulayabilirler. Bunun yanında, depresif bireylerde kendini gerçekçi bir biçimde ve daha olumsuz bir biçimde değerlendirme söz konusu olabilir (Kart, 2004). Kendilerine yönelik tarafsız bir bakış açısı benimseyebilirler. Aynı şekilde, öz saygısı düşük bireyler de kendilerine karşı daha gerçekçi bir bakış açısına sahip olabilirler (Kart, 2004).

Abartılmış Kontrol Algısı

Bireyler, çoğunlukla yaşamlarındaki olaylar üzerinde kontrolleri olduğunu düşünürler. Sonucun tamamıyla şansın belirlediği olaylarda bile sonucu değiştirebileceklerini düşünürler. Bu nedenle kontrol etmeye yönelik davranışlar gösterebilirler. Depresif kişilerde bu kontrol yanılsaması daha az olabilir; gerçekçi bir bakış açısına sahip olabilirler (Kart, 2004).

Gerçekçi Olmayan İyimserlik

Bireyler genellikle geleceğe ümitli bir yaklaşım sergileme eğilimindedirler. Gelecekte güzel olayların olacağını ve başlarına kötü bir şey gelmeyeceğini düşünürler. Kötü olayları düşünmek, kişiler için korkutucu olabildiğinden, olumlu bir bakış açısı rahatlatıcı olabilir. Bu olumlu bakış açısı, bireyin çevresindeki kişileri de kapsar; onlar için de olumlu beklentiler içerisinde olurlar.

Pozitif yanılsamaların bireyler üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkileri olabilir. Romantik ilişkilerde partnerini olumlu biçimde algılayan kişilerde ilişki doyumu daha yüksek olabilir (Kart, 2004). İş yaşamında ise becerilerini daha fazla ve iyi gören kişiler, daha fazla çalışabilir ve sonucunda daha iyi performans sergileyebilirler (Kart, 2004). Pozitif yanılsamalar, bireylerin dayanıklılıklarını artırarak yaşamlarındaki stresle daha iyi başa çıkmalarına yardımcı olabilir (Kart, 2004). Ancak, gerçekçi olmayan iyimserlik bireylerin olaylara karşı önlem almasını engelleyebilir ve onları savunmasız kılabilir (Kart, 2004). Abartılmış kontrol algısı ise bireyleri, başarılı olma ihtimali çok düşük olan bir işte başarılı olabileceklerini düşündürebilir ve sonucunda başarısız olabilirler (Kart, 2004).

Pozitif yanılsamalar, bireylerin kendileri, yaşamlarındaki olaylar ve gelecekleri hakkında olumlu düşünceleridir. Bu olumlu düşünceler, bireyleri olumsuz ruh halinden korur ve onlara mutluluk verir. Bireyler, kendi özelliklerini gerçekte olduğundan olumlu değerlendirebilir, yaşamlarındaki olaylar üzerinde gerçekte olduğundan daha fazla kontrol sahibi olduklarını düşünebilir ve gelecekte güzel olayların olabileceğini düşünebilirler.

Kaynakça

  • Kart, ME (2004). Pozitif yanılsama ve psikolojik sağlık. Ankara Üniversitesi SBF Dergisi.
İrem Tapcı
İrem Tapcı
İrem Tapcı, psikolog ve içerik yazarı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Lisans eğitimi psikoloji üzerine olup, bilişsel davranışçı terapi uzmanlığını almaktadır. Psikolojinin çeşitli alanlarında deneyim kazanmak adına hastane, laboratuvar ve kliniklerde stajlar yapmıştır. Çeşitli dijital platformlarda psikoloji ile kişisel gelişim alanlarında içerikler üretmektedir. Psikoloji ile kişisel gelişim alanlarını entegre edip, psikolojinin bireylerin kişisel gelişimlerine katkı sağlamasını amaçlamaktadır. Ürettiği içeriklerle psikoloji alanını herkesin tanımasını hedeflemekte, bireylerin iyi oluşlarını artırmayı ve kendilerinin en iyi versiyonlarına ulaşmalarını sağlamayı amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar