Perşembe, Haziran 4, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Erteleme Davranışı: Tembellik mi, Zihinsel Yük mü?

Yapılması gereken bir işin sürekli ertelenmesi çoğu zaman “üşengeçlik” ya da “disiplinsizlik” olarak yorumlanır. Oysa psikoloji alanındaki çalışmalar, erteleme davranışının çoğu zaman basit bir zaman yönetimi problemi olmadığını gösteriyor. İnsanlar genellikle yapmak istemedikleri için değil, yaparken hissedecekleri duygularla baş etmekte zorlandıkları için ertelerler.

Bir öğrencinin ders çalışmayı geciktirmesi, bir yetişkinin önemli bir maili günlerce açmaması ya da bir kişinin uzun zamandır yapmak istediği bir işe başlayamaması çoğu zaman görünenden daha karmaşık süreçler içerir. Çünkü beynimiz yalnızca mantıkla değil, duygularla da karar verir. Eğer bir görev kişide kaygı, başarısızlık korkusu, yetersizlik hissi ya da yoğun baskı yaratıyorsa, zihin kısa süreli rahatlama sağlamak için kaçınmayı tercih edebilir. İşte erteleme davranışı çoğu zaman tam bu noktada ortaya çıkar.

Aslında ertelemek kısa vadede rahatlatıcıdır. Yapılması gereken şey bir süreliğine zihinden uzaklaşır ve kişi geçici bir rahatlama hisseder. Ancak bu rahatlama uzun sürmez. Görev hâlâ ortadadır ve zaman ilerledikçe stres artar. Böylece kişi yalnızca işi değil, beraberinde gelen suçluluk duygusunu da taşımaya başlar. Bir süre sonra “Neden başlayamıyorum?” sorusu, yapılacak işin kendisinden daha yorucu hale gelebilir.

Özellikle mükemmeliyetçilik eğilimi olan kişilerde erteleme davranışı oldukça yaygındır. Çünkü bazı insanlar bir işe “kusursuz” başlayamadıklarında hiç başlamamayı tercih ederler. Zihindeki “Ya yeterince iyi olmazsa?” düşüncesi, hareket etmeyi zorlaştırır. Bu nedenle erteleme davranışı bazen başarısızlık korkusunun değil, tam tersine başarılı olma baskısının sonucu olabilir.

Günümüzde dikkat dağıtıcı unsurların artması da ertelemeyi kolaylaştırıyor. Sosyal medya, kısa videolar ve sürekli bildirim akışı, beynin hızlı dopamin arayışını besliyor. Uzun süre odak gerektiren görevler ise zihne daha zorlayıcı geliyor. Bu yüzden birçok kişi çalışmaya başlamadan önce yalnızca “birkaç dakika” telefona bakıyor; fakat bu kısa kaçışlar bazen saatler sürebiliyor.

Peki, erteleme davranışıyla baş etmek için ne yapılabilir?

Öncelikle kişinin kendisini sürekli suçlaması yerine davranışın altında yatan nedeni anlaması gerekir. Çünkü bazen mesele motivasyon eksikliği değil, görevin zihinde fazla büyük görünmesidir. Beyin belirsiz ve ağır yükleri tehdit gibi algılayabilir. Bu nedenle yapılacak işi küçültmek oldukça önemlidir.

Örneğin “kitap bitireceğim” düşüncesi göz korkutucu gelebilirken, “bugün sadece 10 sayfa okuyacağım” hedefi zihne daha ulaşılabilir görünür. Aynı şekilde “tüm evi toparlamalıyım” yerine yalnızca bir çekmeceyi düzenlemekle başlamak hareket etmeyi kolaylaştırabilir. Küçük tamamlanmalar, beyinde başarı hissi yaratarak devam etme motivasyonunu artırır.

Ayrıca kişinin kendi iç konuşması da büyük önem taşır. Sürekli “çok tembelsin”, “yine yapamadın” gibi sert cümleler kurmak motivasyonu artırmaz; aksine kişinin kendini daha yetersiz hissetmesine neden olabilir. Daha gerçekçi ve destekleyici bir yaklaşım ise davranış değişikliğini kolaylaştırır. Çünkü insanlar baskı altında her zaman daha iyi performans göstermezler.

Erteleme davranışı bazen yalnızca bir alışkanlık gibi görünse de çoğu zaman kişinin kaygıları, beklentileri ve duygusal yükleriyle yakından ilişkilidir. Bu nedenle çözüm yalnızca daha fazla disiplin kurmak değil; kişinin kendisini, zorlandığı noktaları ve ihtiyaçlarını daha iyi anlayabilmesinden geçer.

Belki de bazı günler ihtiyaç duyduğumuz şey kusursuz bir motivasyon değil, yalnızca küçük bir başlangıçtır.

Burcu Kes
Burcu Kes
Klinik Psikolog Burcu Kes, Lisans eğitimini Psikoloji Bölümü’nden yüksek onur öğrencisi olarak başarıyla tamamlamış olup ardından Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans Programını kazanmıştır. “Romantik İlişkilerdeki Duygusal Bağımlılığa Bağlanma Stilleri ve Duyguları İfade Etmenin Etkisi” adlı tezini kısa sürede yazarak,yüksek onur öğrencisi olarak yüksek lisansını tamamlamıştır. Bilişsel Davranışçı Terapi alanında uzmanlaşan Burcu Kes, ergen yetişkin ve çiftler ile çalışmalarına devam etmektedir. Dijital mecralarda düzenli olarak psikoloji ve kişisel gelişim üzerine yazılar kaleme almaktadır. Hem bilimsel bilgileri hem de insani deneyimlerini harmanlayarak psikolojiyi herkes için anlaşır bir hale getirmeye hedefleyerek içeriklerini üretmeye devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar