İnsan, doğası gereği yaşamı anlamlandırma sürecinde ilişki kurmaya ve bağlanmaya yönelen bir varlıktır. Romantik ilişkiler ise aidiyet ihtiyacının en yoğun ve en kırılgan biçimde deneyimlendiği alanlardan biridir. Robert Sternberg, Aşkın Üçgeni Kuramı’nda (Triangular Theory of Love) üç temel bileşenden bahseder: yakınlık (intimacy), tutku (passion) ve bağlılık (commitment). Bu bağlamda bağlılık; ilişkiyi sürdürme, sadakat, uzun vadeli planlar ve sorumluluk almaktır. Geçmişten günümüze kadar romantik ilişkilerin yapısında ve istikrarında bir takım değişimler meydana gelmiştir. İlişkilerin istikrarsızlığında birçok faktör etkili olsa da son zamanlarda en çok karşılaşılan (sebep olarak sunulan) “sadakatsizlik”, “aldatma” ve “aldatılma” olmaktadır. Sadakatsizliğin ne anlama geldiğini anlayabilme açısından sadakatin ne olduğunu bilmek gerekir. Aruoba’ya (2015, s. 146) göre sadakat, “kişinin kendinde bir kişiye bir yer ayırması ve o yeri hep onun için korumasıdır.” Ona göre kişinin içinde karşıdaki kişiye ayırdığı yeri koruması “duygusal sorumluluk” ve “bağlılığı” beraberinde getirir.
Aldatma çok sayıda bileşeni olan karmaşık bir olgu olmasıyla birlikte, oluş biçimlerine göre farklı türlerine ayrılabilir (Weeks & Keçe, 2019, ss. 37-38):
-
Anlık Aldatma: Anlık bir macera arayışı ya da hevestir, duygusal bir birliktelik yoktur.
-
Fiziksel Aldatma: Cinsel sorunlar ya da tatminsizlik nedeniyle gerçekleşir. Cinsel ilişki odaklıdır; beraberinde duygusal ilişki olabilir de olmayabilir de.
-
Zihinsel Aldatma: Henüz duygusal ya da cinsel bir ilişki kurulmamış, böyle bir ihtiyaç ve niyet düşünülmeye başlanmıştır.
-
İntikam İçin Aldatma: Tek amaç onu aldatan partnerinden intikam almaktır, yalnızca cinsel ilişki vardır.
-
Sanal Aldatma: Sosyal iletişim çağının hayatın her alanını etkilediği günümüzde sanal aldatma da yeni bir aldatma türü olarak karşımıza çıkmaktadır. İnternet üzerinden iletişimle kurulan duygusal ya da cinsel nitelikli ilişkidir.
Aldatmanın Sebepleri
Geçmişten günümüze aldatmanın sebeplerinin neler olduğuna dair çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Lusterman (1998) aldatmanın sebeplerine dair şunları sıralamaktadır:
-
Duygusal ilişkinin ne olduğunu yeterince anlamamak.
-
Duyguları ve ihtiyaçları karşılıklı anlatmadaki yetersizlik.
-
Duygusal ihtiyaç (ilişkide yalnız hissetme ve bir başkasını aramak).
-
Partnerinin ihtiyaç ve ilgilerine karşılık verememek.
-
Problemlerin birlikte çözülememesi.
-
Partnerini gerçek anlamda tanımamak (örneğin bazı cinsel problemlerin farkında olmamak).
-
Evliliğin doğasına ilişkin gerçekçi olmayan beklentiler.
-
Eşlerin aynı gelişim döneminde olmamasının yarattığı hayal kırıklığı.
-
Partneri dışındaki kişiye karşı oluşan cinsel merak.
-
Kültürel ve etnik farklılıkların olmasından doğan sorunlar.
-
Cinsel bağımlılık.
-
İlişki/evlilik akışında ortaya çıkan can sıkıntısı/bıkkınlık.
-
Çift iken sahip olunan heyecan ve eğlence duygusunun yok olması ve yok olan bu duyguların arayışı içerisinde olmak.
-
Günlük sorumluluklara yetişmeye çalışırken partnerine karşı olan sorumlulukları yerine getirmemek.
Birçok çalışmada, aldatılma sebepleri cinsiyet temelli olarak araştırılmıştır. Norment da (1998a, 1998b) yukarıda genel anlamda ele alınan aldatma sebeplerinin cinsiyet temelli ayrıştırılması konusunu ele almıştır. Norment’e göre erkeklerin aldatma sebepleri şunlardır:
-
Heyecan arayışı içerisinde olmak.
-
Anlık tatmin duygusunu hissetme.
-
Ego tatmini.
-
İntikam duygusu.
-
İlişkilerinin hayal ettikleri şekilde sürmemesi.
-
Ruhsal olarak boşluk hissetme.
-
Hırs duygusu.
Norment’e göre kadınların aldatma sebepleri de şunlardır:
-
İlgisizlik.
-
Eşlerinden ya da partnerlerinden daha zengin ve statü sahibi biriyle birlikte olma isteği.
-
İntikam alma duygusu.
-
Heyecan arayışı.
-
Özsaygıyı arttırma.
-
Romantizm yaşama
-
Cinsel tatminsizlik.
-
Ev işleri ve fazla sorumluluklardan bunalmak.
Aldatılma tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık bir olgudur. Klinik gözlemler ve araştırmalar, bu davranışın hem bireysel hem de ilişkisel faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıktığını göstermektedir.
Bireysel düzeyde; düşük özsaygı, yenilik arayışı, dürtüsellik ve bağlanma sorunları aldatma davranışıyla ilişkilidir. Özellikle kaçıngan bağlanma örüntüsüne sahip bireyler, duygusal yakınlıktan kaçınmak amacıyla ilişkiyi sabote edici davranışlar sergileyebilir.
İlişkisel düzeyde ise; iletişim eksikliği, duygusal ihtiyaçların karşılanmaması ve çatışma çözme becerilerindeki yetersizlikler ön plana çıkar. Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: İlişkide sorunlar olması, aldatmayı haklı çıkarmaz. Aldatma, her koşulda bireysel bir tercihtir.
Aldatılmanın Psikolojik Etkileri
Aldatılma sonrası, kişide birçok duygu aynı anda yaşanabilir. En sık yaşanan durumlar; öfke, üzüntü, hayal kırıklığı, değersizlik ve geleceğe dair güvensizliktir. Bu süreçte aldatılan kişi yalnızca aldatan partnere karşı değil, benlik algısında da birçok sorgulama yaşayabilir. Sıkça karşılaşılan düşünceler arasında şunlar vardır:
-
“Ben bunu hak edecek ne yaptım?”
-
“Bende bulamayıp onda bulduğu şey neydi?”
-
“Yetersiz miyim?”
-
“Bundan sonra birine asla güvenemem.”
Bu düşünceler; kişiselleştirme, aşırı genelleme, zihin okuma, felaketleştirme, siyah-beyaz düşünme gibi bilişsel çarpıtmalardan beslenerek kişinin olumsuz inançlarını daha da güçlendirebilir.
Aldatılma İle Başa Çıkma
Aldatılmak, o an ve devam eden süreçte kişi için en acı deneyimlerden birisi haline gelebilir. Partnere yüklenen anlam, kurulan hayaller, güven algısı derinden sarsılırken; aynı zamanda bir yas süreci de beraberinde yaşanabilir. Gerçeklikle ilişkinizin koptuğu bu süreçte, tekrarlayan sorular zihni sürekli meşgul etmeye devam eder. Bilinmesi gerekir ki, bu durum, anormal duruma verdiğiniz normal tepkidir. Klinik açıdan, hissedilen duyguları bastırmak yerine tanınması ve isimlendirilmesi, iyileşmenin ilk adımıdır.
Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımları, durum karşısında ortaya çıkan otomatik düşüncelerin fark edilmesini ve daha gerçekçi alternetiflerle yeniden yapılandırılmasını hedeflerken, aynı zamanda ilişki dinamiklerinin değerlendirilmesi ve kişinin kendilik değerinin yeniden inşası için profesyonel destek sağlar. Bu süreçte kişinin, yaşanan durumu kendinden bağımsız olarak değerlendirmesi desteklenmeli ve aldatma davranışının sorumluluğunun, davranışı gerçekleştiren bireye ait olduğu özümsenebilmelidir.
Kaynakça
Düzgel, A. Doktora Tezi.
Weeks, G.R. ve Keçe, C. (2019). Aldatma ve Sadakatsizlik: İlişkilerin Çıkmaz Sokakları. Ankara: Pusula Yayınevi.
Lusterman, D. D. (1998). Infidelity: A Survival Guide. Oakland, CA : New Harbinger Publications.
Norment, L. (1998a). Infidelity: Why men cheat. Ebony, 54(1), 116-123.
Norment, L. (1998b). InfidelityII: Why Women Cheat. Ebony 54(2), 148-152


