İletişimin ilişkilerde çok önemli olduğu en çok söylenen şeylerden biridir. Ama çoğu zaman iletişim denince sadece konuşmak anlaşılıyor. Oysa iletişim, sadece kelimelerden ibaret değildir. İletişim, birinin hayatında gerçekten var olabilmektir. Bir mesaj atmak… Bir “nasılsın” demek… Arayıp sesini duymak istemek… Gün içinde aklına geldiğini hissettirmek… Bunlar küçük şeyler gibi görünür ama aslında bir ilişkideki en büyük bağları kurar.
Zaman Yaratmak, Değer Vermektir
Herkesin koşuşturmaca içerinde devam eden bir hayatı var. İş, sorumluluklar, yorgunluk… Ama mesele yoğun olmak değil, öncelik olmaktır. Bir insan gerçekten isterse, gün içinde mutlaka bir boşluk bulur. Belki uzun uzun konuşamaz ama bir mesaj atar. Belki saatlerce vakit ayıramaz ama bir “aklımdasın” der. Aslında bakıldığında olay müsait olmak da değildir Çünkü iletişim, müsait olduğunda değil, önemsediğinde kurulur. Ve burada şunu net söylemek gerekir: Aşk, boş vakitleri doldurmak için yaptığımız bir aktivite değildir. Canın sıkıldığında yazıp, meşgul olunca unuttuğun bir şey değildir. Birini gerçekten istiyorsan, ona yer açarsın. Zaman yaratırsın. Çünkü kimse sevdiği şeyi araya sıkıştırmaz. “Çok yoğundum” bazen gerçek olabilir. Ama sürekli tekrar ediyorsa, orada bir ilgisizlik vardır.
Sesini Duymak İstemek: Yakınlığın Gerçek Hâli
Yazışmak kolaydır. Gün içinde birkaç mesaj atmak, kısa kısa konuşmalar yapmak, hatta günün nasıl geçtiğini sormak… Bunların hepsi iletişimin bir parçasıdır. Ama birini aramak, sesini duymak istemek bambaşka bir şeydir. Çünkü ses, sadece kelimeleri değil; duyguyu, samimiyeti ve o anki ruh hâlini de taşır. Birini aramak, “sesini duymak istedim” demek… Bunlar küçük gibi görünen ama ilişkide derinlik yaratan şeylerdir. Çünkü bu davranışlar şunu söyler: “Sadece yazmak yetmedi, sana gerçekten ulaşmak istedim.” Ve çoğu zaman bir ilişkide eksik olan şey tam da budur. Mesaj vardır ama temas yoktur. Konuşma vardır ama his yoktur. Oysa bir ilişkiyi canlı tutan şey, sadece iletişim kurmak değil; o iletişimin içinde gerçekten var olabilmektir.
Merak Etmek; Sevginin En Saf Halidir
Birini gerçekten önemsiyorsan, onu merak edersin. Bu, kendiliğinden zaten olur. Planlanmaz, zorlanmaz. Gün içinde aklına düşer. “Şu an ne yapıyor acaba?” diye düşünürsün. “Bugün nasıl geçti?” diye sormak istersin. Çünkü o kişi, senin hayatında bir yer tutuyordur. Bugün ne yaptı? Nasıl hissetti? Günü nasıl geçti? Keyfi nasıl? İyi mi? Bunlar basit sorular gibi görünür ama aslında bir ilişkiyi canlı tutan en temel bağlardır. Çünkü bu soruların içinde ilgi vardır, emek vardır, “seni düşünüyorum” mesajı vardır. Birini merak etmek, onun hayatına dahil olmak istemektir. Sadece kendi anlatacaklarını değil, onun yaşadıklarını da duymaya gönüllü olmaktır. Bu, çoğu zaman büyük cümlelerden daha değerlidir. Ama merak yoksa… Sormak yoksa… İlgi yoksa… Orada iletişim var gibi görünür ama aslında yüzeyde kalır.
Peki Ya Bu İletişimi Göremiyorsak Ne Yapmalı?
Bazen ne kadar anlatırsan anlat, ne kadar açık olmaya çalışırsan çalış… Karşındaki kişi aynı yerden karşılık vermez. Sen sorarsın, o geçiştirir. Sen anlatırsın, o dinlemez. Sen bağ kurmaya çalışırsın, o yüzeyde kalır. İşte burada insanın kafası karışır: “Daha mı çok çabalamalıyım, yoksa geri mi çekilmeliyim?” “Acaba anlatırsam değişir mi?” Aslında bu noktada görülmesi gereken şey şudur: İletişim tek taraflı kurulduğunda, ilişki değil, yük olur. Bir ilişkiyi tek başına ayakta tutamazsın. Ne kadar iyi anlatırsan anlat, karşındaki kişi anlamaya açık değilse, o iletişim bir yere varmaz. Çünkü karşındaki kişi seninle aynı frekansta iletişim kurmak için çaba göstermiyordur, çünkü istemiyordur. Eğer sürekli sen anlatıyor, sen soruyor, sen çabalıyorsan… Ama karşılığında hep eksik hissediyorsan… Belki de mesele daha çok çabalamak değildir. Doğru yerde olup olmadığını sorgulamaktır. Daha az vermek, biraz durmak, karşındakinin gerçekten orada olup olmadığını görmek için bazen geri çekilmek gerekir. Çünkü isteyen insan, o boşluğu fark eder ve doldurur. İstemeyen ise, sen çekilsen bile fark etmez. Çünkü zaten senin geri çekilmeni göze alıyordur. İlişkilerde iletişim bir detay değil, her şeyin kendisidir. İsteyen yazar. İsteyen arar. İsteyen sorar. İsteyen merak eder. İsteyen, hayatında sana yer açar. O yüzden bazen uzun uzun düşünmek yerine kelimelere değil davranışlara bakmak gerekir. Çünkü gerçek iletişim şunu söyler: “Ben buradayım.” Gerçekten seni isteyen biri, seni hayatının boşluklarına değil, önceliklerine koyar.


