Salı, Nisan 14, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Dikkat Eksikliği mi, Anlaşılmayan Bir Zihin mi?

Giriş

“Dersine odaklanmıyor”, “sürekli dikkati dağılıyor”, “isterse yapar aslında”, “ne kadar da tembel bir çocuk”, “beni hiç dinlemiyor, aklı hep havada”… Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanısı almış ya da bu yönde belirtiler gösteren çocuklar, çoğu zaman bu tür cümlelerle tanımlanır. Dışarıdan bakıldığında sorun, çocuğun yeterince çaba göstermemesi gibi görünebilir. Ancak bu durum her zaman isteksizlikle açıklanamaz. Bazen mesele, çocuğun yapmaması değil; yapamamasıdır. Bu yazı, dikkat eksikliği yaşayan çocukların davranışlarını anlamaya ve bu davranışların arkasındaki psikolojik süreçleri görünür kılmaya odaklanmaktadır.

Dikkat Eksikliği Nedir?

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), bireyin dikkatini sürdürme, dürtülerini kontrol etme ve davranışlarını düzenleme becerilerini etkileyen nörogelişimsel bir durumdur. Bu çocuklar çoğu zaman uzun süre odaklanmakta zorlanır, kolayca dikkatleri dağılır ve görevleri tamamlamakta güçlük yaşar. Bu durum, çocuğun zekâsı ya da öğrenme kapasitesiyle ilgili değildir; daha çok beynin yürütücü işlevleriyle ilişkilidir (Centers for Disease Control and Prevention [CDC], 2023). DEHB’li çocuklar, özellikle ilgi çekici olmayan görevlerde dikkatlerini sürdürmekte zorlanır. Bu nedenle dışarıdan bakıldığında “istemiyor” gibi algılanan davranışlar, aslında nörobiyolojik bir zorluktan kaynaklanıyor olabilir.

Neden Odaklanamaz?

Dikkat eksikliği yaşayan çocukların en sık karşılaştığı sorunlardan biri, görev başlatma ve sürdürme güçlüğüdür. Bu durum, çoğu zaman motivasyon eksikliğiyle karıştırılır. Oysa araştırmalar, DEHB’nin beynin ödül ve motivasyon sistemiyle yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Özellikle düşük uyarıcılı görevler, çocuk için yeterince “çekici” olmadığında odaklanmak daha da zorlaşır (National Institute of Mental Health [NIMH], 2023). Bu nedenle DEHB’li bir çocuk, sevdiği bir aktiviteye saatlerce odaklanabilirken, ders çalışmakta zorlanabilir. Bu durum, seçici dikkat ve motivasyon sisteminin farklı çalışmasından kaynaklanır. Yani sorun “istemek” değil, odaklanmayı sürdürebilme kapasitesidir.

Yanlış Yorumlanan Davranışlar

Dikkat eksikliği yaşayan çocuklar sıklıkla “tembel”, “düzensiz” ya da “umursamaz” olarak etiketlenir. Ödevlerini unutmaları, eşyalarını kaybetmeleri ya da verilen yönergeleri takip edememeleri, çoğu zaman sorumluluk eksikliği olarak yorumlanır. Oysa bu davranışlar, yürütücü işlevlerdeki zorlukların bir yansımasıdır. Bu tür yanlış yorumlamalar, çocuğun kendilik algısını olumsuz etkileyebilir. Sürekli eleştirilen ve yetersiz olduğu ima edilen bir çocuk, zamanla kendisini gerçekten yetersiz olarak görmeye başlayabilir. Bu durum, yalnızca akademik başarıyı değil, çocuğun özgüvenini ve duygusal iyi oluşunu da zedeleyebilir.

Çocuk Ne Hisseder?

Dikkat eksikliği yaşayan çocuklar çoğu zaman “yeterince iyi olmadıkları” hissiyle baş etmek zorunda kalır. Sürekli düzeltilen, uyarılan ve eleştirilen bir ortamda büyüyen çocuk, zamanla denemekten kaçınabilir. Çünkü başarısızlık, onun için yalnızca bir sonuç değil; aynı zamanda bir duygusal yük haline gelir. Bazı çocuklar bu baskı karşısında içine kapanırken, bazıları daha tepkisel davranabilir. Ancak her iki durumda da ortak olan şey, çocuğun anlaşılmadığını hissetmesidir. Bu nedenle DEHB yalnızca dikkatle ilgili bir sorun değil; aynı zamanda duygusal bir deneyimdir.

Aileler Ne Yapabilir?

Dikkat eksikliği yaşayan çocuklarla çalışırken en önemli adım, davranışı değil, davranışın nedenini anlamaya çalışmaktır. Çocuğun zorlandığı alanları fark etmek ve bu alanlarda destekleyici bir yaklaşım geliştirmek, sürecin temelini oluşturur. Öncelikle beklentilerin çocuğun kapasitesine uygun olması önemlidir. Uzun süreli odak gerektiren görevleri küçük parçalara bölmek, çocuğun görev başlatmasını ve sürdürmesini kolaylaştırabilir. Ayrıca yalnızca sonuçlara değil, çocuğun gösterdiği çabaya odaklanmak, motivasyonu destekler. Çocuğun sürekli eleştirilmesi yerine, güçlü yönlerinin fark edilmesi ve olumlu geri bildirim verilmesi, özgüven gelişimi açısından kritik bir rol oynar. Bu süreçte önemli olan, çocuğu “düzeltmek” değil; onu anlamak ve desteklemektir.

Sonuç

Dikkat eksikliği yaşayan çocuklar çoğu zaman yanlış anlaşılır. Oysa bu çocukların yaşadığı zorluk, isteksizlikten değil; farklı çalışan bir dikkat sisteminden kaynaklanır. Bu nedenle DEHB’yi anlamak, çocuğun davranışlarını yeniden yorumlamayı gerektirir. Çocuğu etiketlemek yerine anlamaya çalışmak, hem akademik hem duygusal gelişim için en önemli adımdır. Bazen en büyük değişim, çocuğun değil; ona bakış açımızın değişmesiyle başlar.

Kaynakça

 Centers for Disease Control and Prevention. (2023). What is ADHD? https://www.cdc.gov/ncbddd/adhd/facts.html

National Institute of Mental Health. (2023). Attention-deficit/hyperactivity disorder. https://www.nimh.nih.gov/health/topics/attention-deficit-hyperactivity-disorder-adhd

Elif Bilge AKKAYA
Elif Bilge AKKAYA
Elif Bilge Akkaya, lisans eğitimine Psikoloji bölümünde başlamış ve aynı yıl ikinci üniversite kapsamında Çocuk Gelişimi lisans programına da dâhil olmuştur. Kendini çocuk ve ergen psikolojisi alanında geliştirmeyi hedefleyen Elif Bilge, çocukların gelişim süreçlerine katkı sunmayı ve onların psikolojik iyi oluşlarına destek olmayı amaçlamaktadır. Çocukların hayatlarına dokunabilmek için Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nda gönüllü olarak görev almakta ve İngilizce konuşma kulübünde gönüllü eğitmenlik yapmaktadır. Ayrıca psikolojiyi herkesin anlayabileceği bir dille anlatmayı hedeflediği küçük bir sosyal medya projesi yürütmektedir. Bu bakış açısıyla psikolojiye dair kısa bilgiler paylaşarak insanların farkındalıklarını artırmayı amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar