İnsan ilişkiler içine doğan bir varlıktır. Hayatın en başından onu hayatta tutacak, bakım verecek bir ötekinin varlığına ihtiyaç duyar. Bu ilk temas, sadece bir hayatta kalma meselesi değildir; aynı zamanda kişinin dünyayı nasıl algıladığını, kendisini nasıl konumlandırdığını ve ileride kuracağı ilişkilerin nasıl olacağını da belirleyen bir ilk “yaşam alanıdır.”
Belki de bu yüzden ilişkiler insanlar için bir tür ev gibidir. İçinde barınmak, sığınmak, kendin gibi olabilmek için ihtiyaç duyulan psikolojik alanlardır. Kimisi içimizi ısıtır, bizi sarıp sarmalar. Kimisinde ise ne yaparsak yapalım ısınamayız.
Richard Erskine, İlişkisel İhtiyaçlar Model’inde ilişkilere duyulan ihtiyacın temel bir insan motivasyonu olduğunu ve ihtiyacın ancak diğer insanlarla temasta, irtibatta olarak karşılanabileceğini söylemektedir. Bu ilişkisel ihtiyaçlar belli yaşlara ya da dönemlere özgü değildir. Aksine, yaşam boyu insanlarla kurduğumuz ilişkilerden beklentilerimiz ve ihtiyaçlarımız dahilinde şekillenmeye devam ederler. Bu ihtiyaçlar her zaman bilinçli düzeyde fark edilmeyebilir; ancak yeterince karşılanmadıklarında daha görünür hale gelirler, tıpkı bir evin temelindeki çatlakların önce görünmez olup sonra duvara yansıması gibi, karşılanmadıklarında kendilerini hissettirmeye başlarlar.
Kişi hangi ihtiyacının karşılanmadığını anlamayabilir ama içinde hissettiği boşluk, eksiklik, içten içe kemiren bir yalnızlığı duyumsayabilir. Bu durum sürdükçe duygular yoğunlaşarak hayal kırıklığına ya da öfkeye dönüşebilir.
İlişki Evinin Sekiz Temeli
-
Güvenlik İhtiyacı: Tıpkı fiziksel olarak hayatta kalma ihtiyacı gibi insanlar ilişki içerisinde de güvende olduklarını bilme ihtiyacı duyarlar. Yakın ilişkilerde, düşüncelerini ve duygularını paylaşırken karşımızdaki kişinin sevgisini ve saygısını kaybetmeyeceğimizden emin olmak isteriz. Bu durumda güvenlik ihtiyacı ilişki içerisinde korkmadan renklerimizi gösterebileceğimiz bir alana ihtiyaç duymak olarak görülebilir.
-
Doğrulanmış, Onaylanmış ve Anlamlı Hissetme İhtiyacı: Birini tam olarak anlamak mümkün olmasa da onu kendine has, otantik haliyle, kimliğiyle, duygu ve deneyimleriyle anlamaya çalışmak ve değerli görmek mümkün. Bu noktada, onaylanma ihtiyacı empatiyi güçlendirerek kişinin kendine verdiği değeri arttırır ve ilişkisel bağlarını güçlendirir.
-
Kabul Edilme İhtiyacı: Tıpkı çocukken hayatta kalmak için bir bakım veren ya da rehberlik eden insanlara ihtiyaç duyulması gibi ilişki içinde de istikrarlı ve dayanılabilir bir figüre yaslanabilme ihtiyacı vardır. Bu figür gerektiğinde rehberlik edebilen, koruyan ve duygusal güvenliği sağlayan biridir.
-
Kişisel Deneyimin Onaylanması: İlişki içerisinde karşılıklılık olarak tanımlanabilecek bu ihtiyaçta, “uzun açıklamalar yapmadan anlaşılma” arzusudur. Kişiler aynı deneyimi yaşamamış olsalar da duygusal düzeyde birbirini anlayabilme halinde olabilmekle ilgilidir.
-
Kendini Tanımlama İhtiyacı: İlişki içerisinde sadece benzerlik kurabilmek değil; bireysel farklılıkları da görerek, kabul edebilmek gerekir. Özgünlüğünü ifade etme ihtiyacı bastırıldığında, bu uyumlu olabilmek adına kendi benliğin bastırılmasına ya da silinmesine kadar gidebilir. Kendini tanımlayabilmek, sağlıklı bir benlik gelişimi için temel bir unsurdur.
-
Etki Yaratma İhtiyacı: Anlamlı bir ilişki içerisinde kişi sadece duyulmak ve görülmek değil; aynı zamanda karşı tarafta bir etki yaratabildiğini de görmek ister. Bu etkinin içinde istenen şekilde davranılması, düşünce değişikliklerinin olması ya da duygusal bir tepki yaratmayı içerebilir. Bu ihtiyacın karşılanabilmesi için sadece düşünce bazında bu etkinin oluşması değil; aynı zamanda istenen etkinin gerçekleştiğini görmek de gerekir.
-
Diğer Kişinin Başlatması İhtiyacı: İlişki içerisinde tek taraflılığın olması bu ihtiyacı arttırabilir. Bu ihtiyaç ilişki içerisinde sözel olan ya da olmayan davranışların sadece tek tarafın sorumluluğunda olmadığı, karşı tarafın da kendiliğinden adım atması, ilişkiyi sürdürmesi, temas başlatması, kişinin değerli ve arzu edilen biri olduğunu hissetmesini pekiştirir.
-
Sevgiyi İfade Etme İhtiyacı: İlişki içerisinde sevgi, şefkat ve yakınlığın özgürce gösterilebilmesi sağlıklı bir ilişkinin temelidir. Bu duygular bastırıldığında, sadece ilişki içindeki dengenin bozulması değil; kişinin kendi içsel deneyimine de yabancılaşmasına yol açabilir.
Ben’den Biz’e İlişkisel İhtiyaçlar Üzerine Düşünmek
Ne zaman “ilişki” desek, çoğu zaman aklımıza romantik ilişkiler gelir. Oysa ilişkisel ihtiyaçlar yalnızca iki kişi arasındaki yakın bağlarda değil; aile içinde, arkadaşlıkta, iş ortamında, kısacası insanlarla temas ettiğimiz her alanda varlığını sürdürür. Her temas, küçük ya da büyük bir “ilişki evi” kurar.
Elbette her ihtiyacı karşılamak zorunda değiliz. Her evin tüm odalarını biz döşemek, tüm çatlaklarını tek başımıza onarmak durumunda değiliz. Sınırlar, sorumluluk ve karşılıklılık bu yapının sağlıklı kalabilmesi için gereklidir. Ancak belki de asıl mesele, evin içinde yankılanan huzursuzluğun nereden geldiğini fark edebilmektir.
“Ben”den “biz”e geçiş, tüm ihtiyaçları üstlenmek değil hem kendi içimizdeki hem de karşımızdaki evin eksik kalan tuğlalarını, döşenmemiş ya da yenilenmeye ihtiyaç duyan odalarını görebilmekle ilgilidir. Bir ihtiyacı fark etmek, onu hemen karşılamak anlamına gelmez. Onu görünür kılmakla başlayabiliriz.
Kaynakça
Erskine, R. G. (2019). Developmentally Based, Relationally Focused Integrative Psychotherapy: Eight Essential Points. International Journal of Integrative Psychotherapy, 10. Erskine, R. G. (2011). Attachment, Relational-Needs, and Psychotherapeutic Presence. International Journal of Integrative Psychotherapy, 2(1). Erskine, R. G. (2024). İyileştiren İlişkiler: Terapideki Diyaloglar Üzerine Yorumlar. Okuyan Us Yayınları. Erskine, R. G., Moursund, J. P., & Trautmann, R. L. (1999). Beyond empathy: A therapy of contact-in-Relationship. Taylor & Francis. Erskine, R. G., & Trautmann, R. L. (1996). Methods of an integrative psychotherapy. Transactional Analysis Journal, 26(4), 316-328. https://doi.org/10.1177/036215379602600410 Toksoy, Ş., Cerit, C., Aker, A., & Zvelc, G. (2020). Relational needs satisfaction scale: Reliability and validity study in Turkish. Anatolian Journal of Psychiatry, 21(2), 37-44. https://doi.org/10.5455/apd.115143 Toksoy, Ş. E. (2021). The measurement of relational needs based on Erskine’s model and its relation to traumatic stress symptoms [Doctoral dissertation].


