Psikolog BulŞehrinde bir uzman

Yüksek Performansın Gölgesinde: Sessiz Kaygının Klinik Profili

3 dk.okuma süresi
yüksek performansın gölgesinde sessiz konulu Psychology Times psikoloji yazısı görseli

Özet

Bu makale, yüksek işlevsellik ile birlikte seyreden ancak çoğunlukla görünmez kalan anksiyete biçimlerini incelemektedir. “Sessiz kaygı” veya yüksek işlevli anksiyete olarak kavramsallaştırılan bu durum, bireylerin yoğun içsel distres yaşamalarına rağmen akademik, mesleki ve sosyal alanlarda performanslarını sürdürebilmeleri ile karakterizedir. Çalışmada, bu fenomenin bilişsel (ruminasyon, dikkat yanlılığı), duygusal (bastırma, duygu düzenleme güçlükleri) ve nörobiyolojik (HPA ekseni aktivasyonu) boyutları ele alınmıştır. Ayrıca mükemmeliyetçilik ve sosyokültürel performans baskısının rolü tartışılmıştır. Son olarak bilişsel davranışçı terapi ve farkındalık temelli müdahalelerin etkinliği değerlendirilmiştir. Bulgular, yüksek performansın her zaman psikolojik iyi oluşu yansıtmadığını ve sessiz kaygının erken tanınmasının önemini vurgulamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Yüksek işlevli anksiyete, sessiz kaygı, mükemmeliyetçilik, ruminasyon, duygu düzenleme

Giriş

Anksiyete bozuklukları, bireyin işlevselliğini etkileyen en yaygın psikopatolojilerden biridir (American Psychiatric Association, 2013). Ancak bazı bireylerde yoğun kaygı belirtileri, dışsal işlev kaybı olmaksızın ortaya çıkmaktadır. Modern toplumlarda başarı ve üretkenlik odaklı yaşam tarzı, bireylerin içsel sıkıntılarını bastırarak yüksek performans sergilemelerini teşvik etmektedir. Bu bağlamda, “sessiz kaygı” kavramı, görünür başarı ile içsel distres arasındaki çelişkiyi anlamak açısından önemli bir çerçeve sunmaktadır.

Gelişme

Kavramsal Çerçeve

Yüksek işlevli anksiyete, DSM-5’te yer almamakla birlikte yaygın anksiyete bozukluğu spektrumuna yakın özellikler göstermektedir. Bu durum, psikopatolojinin yalnızca işlev kaybı üzerinden değerlendirilmesinin yetersizliğini ortaya koymaktadır (Spitzer et al., 2006).

Bilişsel Süreçler

Ruminasyon ve dikkat yanlılığı, sessiz kaygının temel bilişsel bileşenleridir. Bireyler sürekli olarak olası tehditleri analiz eder ve zihinsel kaynaklarını bu düşüncelere yönlendirir (Smith & Alloy, 2009; Bar-Haim et al., 2007).

Duygusal Düzenleme

Duygusal bastırma, kısa vadede performansı destekleyebilir ancak uzun vadede stres yükünü artırır (Gross & John, 2003). Bu durum, dışsal başarı ile içsel tükenmişlik arasındaki farkı derinleştirir.

Mükemmeliyetçilik ve Performans Dinamikleri

Yüksek performansın sürdürülmesi çoğu zaman mükemmeliyetçilik ile ilişkilidir. Hata yapma korkusu ve yüksek standartlar, bireyleri sürekli bir performans döngüsünde tutar (Frost et al., 1990).

Nörobiyolojik Boyut

Kronik stres, HPA ekseni aktivasyonu ile kortizol düzeylerini artırır ve bu durum uzun vadede hem psikolojik hem fiziksel sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratır (McEwen, 2007).

Müdahale Yaklaşımları

Bilişsel davranışçı terapi, ruminatif düşüncelerin yeniden yapılandırılmasında etkilidir. Farkındalık temelli yaklaşımlar ise bireyin mevcut ana odaklanmasını sağlayarak kaygıyı azaltır (Kabat-Zinn, 2003).

Sonuç

Yüksek performansın sürdürülmesi, çoğu zaman görünmeyen bir psikolojik maliyet içermektedir. Sessiz kaygı, dışarıdan fark edilmese de bireyin yaşam kalitesini derinden etkileyebilir. Bu nedenle klinik değerlendirmelerde yalnızca performans değil, bireyin öznel deneyimi de dikkate alınmalıdır.

Kaynakça

American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5 th ed.).

Bar-Haim, Y., et al. (2007). Threat-related attentional bias. Psychological Bulletin, 133(1), 1–24.

Frost, R. O., et al. (1990). Perfectionism. Cognitive Therapy and Research, 14(5), 449–468.

Gross, J. J., & John, O. P. (2003). Emotion regulation. Journal of Personality and Social Psychology, 85(2), 348–362.

Kabat-Zinn, J. (2003). Mindfulness-based interventions. Clinical Psychology: Science and Practice, 10(2), 144–156.

McEwen, B. S. (2007). Stress physiology. Physiological Reviews, 87(3), 873–904.

Smith, J. M., & Alloy, L. B. (2009). Rumination. Clinical Psychology Review, 29(2), 116–128.

Spitzer, R. L., et al. (2006). GAD assessment. Archives of Internal Medicine, 166(10), 1092–1097.

Narmin Alizada Narmin Alizada
Ben Nermin Alizade. Ortaokul ve lise eğitimimi Azerbaycan’da tamamladım. 2021 yılında Türkiye’de Bursa Uludağ Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldum. Mezuniyetimin ardından çeşitli kliniklerde, rehabilitasyon merkezlerinde, kreşlerde ve liselerde psikolog olarak görev aldım. 2026 yılında İtalya’daki Pavia Üniversitesi Klinik Psikoloji ve Nörobilim Yüksek Lisans Programı’nı tamamladım. Yüksek lisans tezimi, chatbotların kronik hastalık yönetiminde psikolojik destek ve terapi süreçlerindeki rolü üzerine hazırladım. Mesleki gelişimim kapsamında, Prof. Dr. Mehmet Zihni Sungur’un süpervizörlüğünde Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) eğitimime devam etmekteyim. Ayrıca Türkiye Kas Hastalıkları Derneği (KASDER) tarafından yürütülen Online Psikolojik Destek Projesi kapsamında gönüllü psikolog olarak görev alarak kas hastalıklarıyla yaşayan bireylerin ve ailelerinin psikolojik destek hizmetlerine erişimine katkıda bulunmaktayım. Bunun yanı sıra Psychology Times Türkiye ve UK bünyesinde yazar ve Azerbaycan temsilcisi olarak görev yapmaktayım. 2021 yılından bu yana Çocuk ve Ergen Çalışmaları Atölyesi’nin üyesi ve yazarı olarak çocuk ve ergen psikolojisi alanındaki çalışmalarımı sürdürmekteyim.
Psikolog Rehberi Psikolog · Online

Cevap Ver

Lütfen isminizi buraya giriniz
Yanlış bir e-posta adresi girdiniz!
Lütfen e-posta adresinizi buraya girin

Lütfen yorumunuzu giriniz!