Giriş
Yeme bozuklukları, bireyin yeme davranışlarında, beden ağırlığına ilişkin algılarında ve beden görünümüne yönelik düşüncelerinde belirgin bozulmalarla karakterize edilen ciddi psikiyatrik rahatsızlıklardır. Bu bozukluklar yalnızca fiziksel sağlığı değil, aynı zamanda bireyin psikolojik iyi oluşunu, sosyal işlevselliğini ve yaşam kalitesini de önemli ölçüde etkileyebilmektedir. Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’na göre anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu klinik olarak en yaygın görülen yeme bozuklukları arasında yer almaktadır (American Psychiatric Association, 2022). Bu bozuklukların ortak özelliklerinden biri bireyin beden ağırlığı ve beden görünümüne ilişkin aşırı zihinsel uğraşıdır. Yeme bozukluklarının ortaya çıkmasında biyolojik, psikolojik ve sosyokültürel birçok faktörün etkili olduğu kabul edilmektedir. Bu faktörler arasında beden algısı önemli bir yer tutmaktadır.
Beden algısı, bireyin kendi bedenine ilişkin düşüncelerini, duygularını ve değerlendirmelerini kapsayan çok boyutlu bir kavramdır (Cash ve Pruzinsky, 2002). Bireyin bedenini nasıl algıladığı ve bu algıya nasıl anlam yüklediği, psikolojik uyum üzerinde önemli etkiler yaratabilmektedir. Olumsuz beden algısı veya beden memnuniyetsizliği özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik dönemlerinde yeme bozukluğu belirtileriyle güçlü biçimde ilişkilendirilmektedir (Stice, 2002). Modern toplumlarda medya ve sosyal medya araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte idealize edilen beden imgeleri bireyler üzerinde güçlü etkiler yaratmaktadır. İnce ve kusursuz beden idealinin özellikle genç bireyler üzerinde baskı oluşturduğu ve bireylerin kendi bedenlerini bu ideal standartlarla karşılaştırmasına neden olduğu belirtilmektedir (Tiggemann, 2011). Türkiye’de yapılan bazı çalışmalar da gençlerin beden algısının medya etkisiyle şekillenebildiğini ve beden memnuniyetsizliğinin yeme davranışlarını etkileyebildiğini göstermektedir (Karakuş ve Yıldırım, 2018; Doğan ve Sapmaz, 2012).
Beden Algısı Kavramı
Beden algısı, bireyin kendi bedenine ilişkin bilişsel, duygusal ve davranışsal değerlendirmelerini içeren çok boyutlu bir yapıdır. Thompson, Heinberg, Altabe ve Tantleff-Dunn (1999) beden algısını, bireyin bedenine yönelik düşüncelerini, algılarını ve tutumlarını içeren psikolojik bir yapı olarak tanımlamaktadır. Bu kavram yalnızca bireyin bedeninin fiziksel özelliklerini nasıl algıladığını değil, aynı zamanda bu algıya ilişkin duygusal tepkilerini de kapsamaktadır. Olumlu beden algısı bireyin bedenini kabul etmesi ve gerçekçi biçimde değerlendirmesiyle ilişkilidir. Buna karşın olumsuz beden algısı bireyin bedenini yetersiz veya kusurlu olarak algılamasına yol açabilmektedir. Bu durum genellikle beden memnuniyetsizliği olarak ifade edilmektedir. Beden memnuniyetsizliği ise yeme bozukluklarının gelişiminde en önemli risk faktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir (Stice, 2002). Araştırmalar beden algısının yalnızca kadınlar için değil erkekler için de önemli bir konu olduğunu göstermektedir. Erkeklerde kaslı ve atletik bir beden ideali öne çıkarken, kadınlarda ince ve zayıf bir beden idealinin baskın olduğu görülmektedir (Grogan, 2016). Toplumsal güzellik standartları bireylerin bedenlerini değerlendirme biçimini etkileyebilmekte ve beden algısının olumsuzlaşmasına yol açabilmektedir.
Yeme Bozuklukları
Yeme bozuklukları bireyin yeme davranışlarında ve beden algısında ciddi bozulmalarla karakterize edilen psikolojik rahatsızlıklardır. Anoreksiya nervoza bireyin yoğun kilo alma korkusu nedeniyle ciddi biçimde kısıtlayıcı yeme davranışları sergilemesi ve düşük beden ağırlığını sürdürmesi ile tanımlanmaktadır. Bulimiya nervoza ise yineleyen tıkınırcasına yeme atakları ve bu atakları telafi etmeye yönelik kusma veya aşırı egzersiz gibi davranışlarla karakterizedir (Fairburn, 2008). Bu bozuklukların merkezinde çoğu zaman bireyin kendilik değerini büyük ölçüde beden ağırlığı ve görünümü üzerinden değerlendirmesi bulunmaktadır. Bilişsel davranışçı model yeme bozukluklarının gelişiminde bu değerlendirme biçiminin önemli bir rol oynadığını vurgulamaktadır (Fairburn, 2008). Türkiye’de yürütülen bazı çalışmalar da beden memnuniyetsizliğinin özellikle üniversite öğrencileri arasında diyet davranışları ve yeme bozukluğu belirtileriyle ilişkili olduğunu göstermektedir (Özmen vd., 2007; Kugu vd., 2006).
Beden Algısı ve Yeme Bozuklukları Arasındaki İlişki
Alan yazında beden algısı ile yeme bozuklukları arasında güçlü bir ilişki olduğu geniş biçimde kabul edilmektedir. Cash ve Deagle (1997) tarafından gerçekleştirilen meta-analiz çalışması, yeme bozukluğu tanısı almış bireylerin beden algısında belirgin bozulmalar bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu bireyler çoğu zaman bedenlerini gerçekte olduğundan daha büyük veya daha kusurlu algılayabilmektedir. Stice (2002) tarafından yapılan araştırmalar beden memnuniyetsizliğinin yeme bozukluklarının gelişiminde güçlü bir yordayıcı olduğunu göstermektedir. Özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan beden memnuniyetsizliği, diyet davranışlarının artmasına ve zamanla patolojik yeme davranışlarının gelişmesine zemin hazırlayabilmektedir. Sosyokültürel faktörler de bu ilişkiyi önemli ölçüde etkilemektedir. Medya ve sosyal medya platformlarında sunulan ideal beden imgeleri bireylerin bedenlerini bu standartlarla karşılaştırmasına yol açmaktadır. Bu durum sosyal karşılaştırma kuramı çerçevesinde açıklanabilmektedir (Tiggemann, 2011). Türkiye’de yapılan çalışmalar da sosyal medya kullanımının beden memnuniyetsizliği ve diyet davranışları ile ilişkili olabileceğini göstermektedir (Çelik ve Aydın, 2019). Beden memnuniyetsizliği yalnızca yeme bozukluklarının gelişiminde değil, aynı zamanda bu bozuklukların sürdürülmesinde de önemli bir rol oynamaktadır. Bireyler bedenlerine yönelik olumsuz düşüncelerini azaltmak amacıyla kısıtlayıcı diyetler veya telafi davranışları gibi sağlıksız yöntemlere başvurabilmektedir. Ancak bu davranışlar uzun vadede yeme bozukluğu döngüsünün devam etmesine neden olabilmektedir (Fairburn, 2008).
Sonuç
Literatür incelendiğinde beden algısı ile yeme bozuklukları arasında güçlü ve çok boyutlu bir ilişki olduğu görülmektedir. Olumsuz beden algısı ve beden memnuniyetsizliği, yeme bozukluklarının gelişiminde önemli bir risk faktörü olarak değerlendirilmektedir. Sosyokültürel baskılar, medya etkisi ve bireysel psikolojik özellikler bu ilişkinin ortaya çıkmasında önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle yeme bozukluklarının önlenmesine yönelik müdahalelerde beden algısının geliştirilmesi önemli bir hedef olarak görülmektedir. Özellikle genç bireylerde olumlu beden algısını destekleyen psikoeğitim programlarının ve medya okuryazarlığı çalışmalarının ve yeme bozukluklarının önlenmesine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.
Kaynakça
-
American Psychiatric Association. (2022). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed., text rev.).
-
Cash, T. F., ve Deagle, E. A. (1997). The nature and extent of body-image disturbances in anorexia nervosa and bulimia nervosa: A meta-analysis. International Journal of Eating Disorders, 22(2), 107–125.
-
Cash, T. F., ve Pruzinsky, T. (2002). Body image: A handbook of theory, research, and clinical practice. Guilford Press.
-
Fairburn, C. G. (2008). Cognitive behavior therapy and eating disorders. Guilford Press.
-
Grogan, S. (2016). Body image: Understanding body dissatisfaction in men, women and children (3rd ed.). Routledge.
-
Stice, E. (2002). Risk and maintenance factors for eating pathology: A meta-analytic review. Psychological Bulletin, 128(5), 825–848.
-
Tiggemann, M. (2011). Sociocultural perspectives on body image. In T. F. Cash ve L. Smolak (Eds.), Body image: A handbook of science, practice, and prevention.
-
Thompson, J. K., Heinberg, L. J., Altabe, M., ve Tantleff-Dunn, S. (1999). Exacting beauty: Theory, assessment, and treatment of body image disturbance. American Psychological Association.
-
Karakuş, M., ve Yıldırım, İ. (2018). Üniversite öğrencilerinde beden algısı ve yeme tutumlarının incelenmesi. Türk Psikoloji Yazıları, 21(41), 45–58.
-
Doğan, T., ve Sapmaz, F. (2012). Beden algısı ve psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkinin incelenmesi. Eğitim ve Bilim, 37(164), 250–261.
-
Çelik, E., ve Aydın, G. (2019). Sosyal medya kullanımının beden memnuniyetsizliği üzerindeki etkisi. Psikiyatri Hemşireliği Dergisi, 10(2), 120–128.
-
Özmen, D., Çetinkaya, A., ve Ergin, D. (2007). Lise öğrencilerinde yeme tutumları ve beden algısı arasındaki ilişki. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 8(3), 173–181.
-
Kugu, N., Akyüz, G., Doğan, O., ve Ersan, E. (2006). Üniversite öğrencilerinde yeme tutumları ve risk faktörleri. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 7(1), 48–55.
-
Neumark-Sztainer, D., Paxton, S. J., Hannan, P. J., Haines, J., ve Story, M. (2006). Does body satisfaction matter? Journal of Adolescent Health, 39(2), 244–251.
-
Rodgers, R. F., ve Melioli, T. (2016). The relationship between body image concerns and social media use. Body Image, 19, 108–110.
-
Smolak, L., ve Thompson, J. K. (2009). Body image, eating disorders, and obesity in youth. American Psychological Association.


