Perşembe, Nisan 23, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Terzinin de Kıyafeti Sökülür

Terzi kendi söküğünü dikemez değil, terzinin de kıyafeti sökülür; hem diker hem de öğretir, o misal. Bir de boksörlerin ring dışında ‘eğitimli yumruklarını’ kullanmaları yasaktır. Peki, tüm bunların psikolog ile ilgisi nedir? Niyetim, psikologlardaki rol kavramı, sınır ihtiyacını ve kırılganlığını anlatmaktı. Bu yüzden bazı metaforlardan yola çıktım. Küçük bir sahneleme de eşlik edecek: Bu yazıyı danışan rolünde, kendinizi de terapist koltuğunda hayal edin. Sondaki soruya yanıtınız ne olurdu?

Çıraklıktan Ustalığa

Hiçbir meslek erbabı kolay yetişmemekte efenim, keza psikologlar da. Lisans eğitimi, bir psikoloğu ilk adımda mesleğe hazırlamaktadır. ‘İyi’ kavramı göreceli olmakla birlikte iyi bir psikolog olma yolunda birçok değişken mevcuttur: alınan eğitim, kişilik, kişisel deneyimler, klinik deneyimler, ilgi alanları…

Terzi ne kadar özgün ve üretici olsa da zihnindekini kumaşa aktarması bir dizi aşama ve beceri gerektirir. İlk olarak ipi iğneden geçirmeyi pratik etmekle başlar, sonra deneme, hatalarını anlama ve düzeltme, uzmanlık edinme şeklinde yolculuk devam eder.

Bir terzi düşünelim, kıyafeti söküldüğü için ayıplanan. Oysa terzi de dikmeyi dike dike öğrenmektedir. Elbet bir gün söküğünü diker; ancak bu, karşılaşılan terzinin, biricik yolculuğunun hangi aşamasında ona denk geldiğinize bağlıdır.

Psikologlar da benzer biçimde yolun başında sıkça şuna maruz kalır: “Sen psikologsun, bilirsin. Kendi sorununu nasıl çözemezsin?” Oysa bu beklenti, insani vasıflarını yitirmiş bir robot tasavvuruna yakışır. Sevdiğim bir sözü eklemek isterim: “Bisikleti kitaptan okuyarak öğrenemezsiniz.” Psikologlar da deneyimleyerek öğrenir. Fakat bu görünmez dayatmalar, yolculuğu daha da ağırlaştırır.

Gücün Bağlamı: Ring’in Çitleri

Güç kavramı ancak doğru yerde, doğru şekilde kullanıldığı zaman anlam bulur. Adil olmayan her güçlü darbe, gücün değil adaletsizliğin ve en önemlisi acizliğin derin izlerini taşır. Bir boksörün ring dışında var olan bilgi ve yeteneklerini; kas ve teknik hafızasını kontrolsüzce kullanması bu yüzden yasaktır. Boks yalnızca ringde yapılır; bu sporun kuralıdır.

Bu perspektiften yola çıkarak psikologların yaşadığı bazı durumlara ışık tutmak mümkün. Bu durumu hem danışan kişi hem de danışılan üzerinden ele alırsak; iki taraf için de zorlayıcı olabilir.

Gündelik bir araya gelişlerde, herhangi biri ‘bilir kişi’yle karşılaşmanın beklentisiyle mahremini açabilir, çözüm arayabilir. Ancak bu, ortamın steril olmaması; yani klinik ortamın terapötik (güvenli, iyileştirici) havasından yoksun olması nedeniyle sıkıntı yaratabilir.

Psikolog açısından ise bu durum hem ortama katılma amacından uzaklaştırabilir hem de ‘terapist’ rolünü alıp ‘yeni bir arkadaş’ rolüne veda etmek zorunda bırakabilir. Aksi durumda, ‘danışan kişi’ istemsizce kırılganlaşabilir. Bu denge, hem danışanın biricik hayatına titizlikle yaklaşmak hem de psikoloğun meslek dışındaki rollerini yaşayabilmesi açısından önemlidir.

Yanlış Bağlam, Doğru Rolü Tüketir: Roller Yerinde Nefes Alır

Bir anne düşünelim, annelik hangi aşamada başlar? Bebeğin rahme düşmesiyle beden kendini hazırlar, uygun ortamı kurar. Zihnin hazırlığı ise daha karmaşıktır; annelik beceri ve bilgileri ‘paket halinde’ yüklenmez. ‘Annelik rolü’ kişinin kendi annesinin rahmine düştüğü andan, kendi anneliğini deneyimlediği her anla şekillenir. Minik bebeğiniz elli yaşına gelse de annelik bitmez. Ancak bu bireyden her çocuğa annelik yapması beklenmez. Ve kişi evlat, eş, arkadaş gibi rollerini de kaybetmez.

Bir başka örneği ek mesleğim olan şeflik üzerinden vermek isterim: Michelin yıldızlı bir restoranda çalışan bir şef düşünelim. Mesai saatlerini dolduran bu şefin, her gittiği ortamda mutfağa çağrıldığı, günlük sosyalleşme alanlarında mesleğini sürdürmesinin beklendiğini düşünelim. Misafir ya da müşteri olma rolü elinden alınan şef tahmin edilir ki yorgun düşecektir.

İnsan fıtrat olarak her zaman güçlü, çalışkan, sürekli üreten, sürekli veren durumda olamaz. İnsanın fıtrat olarak tek rolü yoktur; roller insani ihtiyaçlarımızı karşılamanın basit bir yoludur. Bazen alır, bazen veririz; dengeyi korumanın yolu da budur.

Sonuç

Anneler de evlattır. Her kavgamıza boksör çağıramayız ve bazen basitçe bir anne keki, sadece rahatlamanın temsili olabilir.

Mesleğini icra ederken bir yandan rollerini, kişiliğini korumaya çalışan bir birey ile karşı karşıyasınız: Bu sefer terapist koltuğunda siz olsaydınız, ona empatinizi nasıl dile getirirdiniz?

Elif Sena Özbaşı
Elif Sena Özbaşı
Elif Sena Özbaşı, uzman klinik psikolog olarak yetişkin ruh sağlığı alanında çalışmalar yürütmektedir. Lisans eğitimini psikoloji, yüksek lisansını ise Gelişim Üniversitesi Klinik Psikoloji programında tamamlamıştır. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Uluslararası Şema Terapi eğitimleri almıştır. Psikolojik bilgileri toplumla anlaşılır ve bilimsel bir dille buluşturmayı hedefleyen yazar, bireylerin ruhsal farkındalığını artırmaya ve topluma gönüllü katkı sunmaya yönelik içerikler üretmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar