Geçtiğimiz günlerde medyada geniş yer bulan bir haber, ruh sağlığı alanında hepimizi derinden düşündürmeye başladı. Bir halı yıkamacısının sahte diplomasıyla psikoterapi hizmeti vermesi ve seans başına 4.500 TL gibi yüksek ücret talep etmesi, hem psikoloji mesleğinin kutsallığını zedeledi hem de danışanların güvenliğini tehlikeye attı. Üstelik söz konusu kişinin aldığı iddia edilen unvanın tamamen sahte olduğu ortaya çıkınca, toplumda büyük bir öfke ve şaşkınlık dalgası yayıldı. Psikoloji, uzun yıllar süren akademik eğitim, kapsamlı süpervizyon ve katı etik kurallar çerçevesinde şekillenen, ciddi sorumluluk gerektiren bir bilim dalıdır. Böyle durumlar, yalnızca meslek onurunu değil, aynı zamanda danışanların ruh sağlığını da derinden sarsıyor.
Psikoterapi Süreci ve Sahte Eğitim Tehlikesi
Psikoterapi süreci, basitçe “dinlemek” ya da “nasihat vermek”ten çok daha fazlasıdır. Her seans, bilimsel temele dayanan, kuramsal bilgi ve teknik becerilerin ustalıkla kullanıldığı karmaşık bir yolculuktur. Psikoloji alanında çalışan uzmanlar, danışanın iç dünyasına saygı duyarak, empati ve bilimsel yöntemlerle destek olurlar. Ancak sahte eğitimle bu alana girenler, danışanların duygusal yaralarını derinleştirerek, telafisi zor sonuçlar doğurabilirler. Yanlış yönlendirmeler, etik dışı davranışlar ve hatalı müdahaleler, danışanın travmalarını ağırlaştırabilir, ruhsal iyileşme sürecini engelleyebilir.
Psikoloğun Temel Görevleri
Bir psikoloğun temel görevlerinden biri, “karar verici” olmak değil, danışanın kendi iç gücünü keşfetmesine rehberlik etmektir. Bizler, danışanın hayatına dışarıdan dayatmalarda bulunan kişiler değiliz; ona kendi hayatına içerden bakabilmesi için bir pencere açan rehberleriz. Kesin ve katı yargılar yerine, her bireyin hikâyesini, koşullarını ve duygusal dinamiklerini dikkate alarak esnek ve bireyselleştirilmiş yaklaşımlar geliştiririz.
Unutulmamalıdır ki psikoloji, bir bilim dalıdır. Bu bilim, deneyler, istatistiksel analizler, yıllar süren akademik eğitimler, süpervizyon süreçleri ve etik protokollerle şekillenir. Sadece birkaç psikoloji kitabı okumak ya da psikolojiye ilgi duymakla “psikolog” olunamaz. Tıpkı tıp fakültesinde okumadan doktor olunamayacağı gibi, psikolog olmak da kapsamlı eğitim, uygulama ve mesleki sınavlarla mümkündür. Örneğin, bir uçak yolculuğunda kokpitteki pilotun ehliyeti olmadığını bilseydiniz, o uçağa biner miydiniz? Ruh sağlığımız da aynı ciddiyetle korunmalıdır.
Etik İlkeler ve Profesyonel Mesafe
Etik açıdan da psikologlar, danışanlarına profesyonel mesafe ile yaklaşırlar. Bu mesafe, sadece profesyonellik değil, danışanın güvenliği ve sağlığı için zorunludur. Önemle vurgulanmalıdır ki psikologlar, yakınlarına, tanıdıklarına veya duygusal bağ kurduğu kişilere psikoterapi uygulamazlar. Bu durum, objektifliği ve sürecin tarafsızlığını korumak için vazgeçilmezdir. Yakın ilişki içinde olunan biriyle çalışma, danışanın yararına değil, zararına sonuçlar doğurabilir ve etik kuralların ihlalidir.
Yanlış Algılar ve Denetim Eksikliği
Halk arasında “psikolog” unvanının anlamı ve gereklilikleri hâlâ zaman zaman yanlış algılanmaktadır. Bazıları kısa süreli kurslar veya sertifikaları psikoterapi yetkisi olarak değerlendirebiliyor. Bu bilgi kirliliği, kötü niyetli kişilere alan açıyor. Ayrıca, denetim mekanizmalarının yetersizliği, benzer olayların tekrarlanmasını kolaylaştırıyor. Danışanlar, hizmet aldıkları kişilerin diplomalarını sorgulamaya devam etmedikçe, sahte unvanlı kişiler artmaya devam edecektir.
Bir danışanın sahte diplomalı birine gitmesi, çoğu zaman ilk etapta fark edilmeyen ancak uzun vadede ciddi ve derin etkiler bırakabilir. Yanlış yönlendirme, gereksiz ilaç tavsiyesi (ki psikologların ilaç yazma yetkisi yoktur), etik dışı para talepleri ya da mahrem bilgilerin korunmaması, sadece kişinin mevcut ruh hâlini değil, aynı zamanda geleceğe olan güvenini de zedeler. Bu durum, suyu yavaş yavaş zehirlenen bir göl gibidir; başta zararsız gibi görünür ama zamanla tüm ekosistemi etkiler.
Doğru Psikolojik Destek İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bu olay, ruh sağlığı hizmeti almak isteyen herkese önemli bir mesaj veriyor: Hizmet aldığınız kişinin yetkinliğini mutlaka sorgulayın. İster özel bir muayenehane olsun, ister çevrim içi danışmanlık platformu… Şu soruları mutlaka sorun: Bu kişi hangi üniversiteden mezun oldu? Eğitimlerini kimlerden ve nereden aldı? Hangi meslek odasına veya derneğe bağlı? Mesleki lisansı var mı?
Psikoloji, ciddi sorumluluklar taşıyan bir bilim dalıdır. İyi niyet tek başına yeterli değildir; bilimsel bilgi, etik ilkelere bağlılık ve sürekli gelişim zorunludur. Unvanların arkasında gerçek emek ve yetkinlik olduğundan emin olmak, hem bireysel hem toplumsal bir sorumluluktur. Çünkü sahte diploma, sadece bir kâğıt parçası değil; gerçek hayatta, gerçek insanlara verilen ciddi bir zarardır.
Unutmayalım ki ruh sağlığımız, korunması gereken en değerli hazinedir. Onu teslim ettiğimiz kişi, alanında uzman ve etik değerlere bağlı olmalıdır. Aksi halde, karanlıkta yürümeye çalışan bir yolcunun yanlış ışığa aldanması gibi, zarar görmek kaçınılmazdır.


