Pazar, Şubat 15, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

İyi Gibi Yapmak: Modern Zamanların Sessiz Savunma Mekanizması

Size gerçekten içten bir merakla, şefkatle ve anlamak için en son ne zaman “Nasılsın?” diye sorulduğunu hatırlıyor musunuz? Bu soru aslına bakarsanız bir insanı anlamaya başlamak için kullandığımız en derin soru kalıplarından biridir. Fakat çoğunlukla bu soruyu insanlarla iletişim kurarken ne kadar yüzeysel kullandığımızın farkında olmuyoruz. Haliyle “nasılsın” sorusuna karşılık “iyiyim” diyerek gerçek ruh halimizi çoğunlukla yansıtmıyoruz. Peki “iyiyim” demek yerine gerçekten nasıl olduğunuzu bir anda anlatmaya başlasanız acaba karşınızdaki kişilerin tepkisi nasıl olurdu, hiç düşündünüz mü? Muhtemelen şaşırır ve ne diyeceklerini bilemezlerdi, biraz duraksarlardı.

Aslında birbirimizin nasıl olduğundan o kadar habersiz yaşıyoruz ki zaman içinde bizler de kendimizi iyi olduğumuza inandırmak zorunda kalabiliyoruz. Gerçek duyguları bastırmak ya da onları görmezden gelmek, “iyiyim” diyerek geçiştirmek ilerlememiz için şart sanıyoruz. Ama ne kadar iyi gibi yaparsak o kadar kendi benliğimizden uzaklaşmaya başlıyoruz. Özetle günlük hayatta sıkça kullandığımız “iyiyim” kelimesi, çoğu zaman gerçek bir ruh hâlini değil; uyum sağlama, güçlü görünme ve duyguları bastırma çabasını temsil ediyor. Sürekli iyi gibi yapmanın ruhsal bedeli ise genellikle geç fark ediliyor.

Bu yazıda özellikle savunma mekanizması, duygusal bastırma ve psikolojik iyilik hâli kavramları üzerinden bu sessiz örüntüyü ele alacağız.

“İyiyim” Demenin Kolaylığı

“Nasılsın?” sorusu çoğu zaman samimi bir meraktan çok sosyal bir ritüeldir. Bu soruya verilen “iyiyim” cevabı da benzer şekilde otomatikleşmiştir. Oysa modern yaşamın temposu, belirsizlikleri ve duygusal yükleri düşünüldüğünde herkesin gerçekten iyi olması pek olası değildir. Buna rağmen pek çok insan iyi olmadığını ifade etmek yerine iyi gibi yapmayı tercih edebiliyor.

Bu tercih her zaman bilinçli bir karar değildir. Çoğu zaman kişi, duygularını açıkça ifade ettiğinde yeterince karşılık bulmadığını, anlaşılmadığını ya da yük olarak algılandığını deneyimlemiştir. Böylece iyi gibi yapmak, ilişkileri sürdürmenin en güvenli yolu hâline gelebilmektedir.

İyi Gibi Yapmak Bir Savunma Mekanizmasıdır

Psikodinamik açıdan bakıldığında iyi gibi yapmak, kişinin kendini hayal kırıklığı, reddedilme ya da kontrol kaybı gibi duygusal tehditlerden korumak için geliştirdiği bir savunma mekanizması olarak değerlendirilebilir. Bastırma, inkâr ya da duygulanımı sınırlama gibi savunmalarla benzer bir işlev görür: Duygunun varlığını tamamen yok etmeden, onu bilincin merkezinden uzaklaştırma işlevi görebilir.

Ancak savunma mekanizmalarının işlevselliği bağlamsaldır. Kısa vadede koruyucu olan bir savunma, uzun vadede esnekliğini yitirdiğinde ruhsal yük hâline gelebilir. İyi gibi yapmak da bu anlamda, geçici bir düzenleyici iken kalıcı bir baş etme biçimine dönüştüğünde sorun yaratabilir.

Güçlü Görünenlerin Sessiz Yorgunluğu

İyi gibi yapan kişiler genellikle çevreleri tarafından güçlü, olgun ve toparlayıcı olarak tanımlanır. Kriz anlarında sakin kalan, başkalarının ihtiyaçlarını fark eden ve idare eden bu kişiler, çoğu zaman kendi ihtiyaçlarını arka plana atar. Bu durum, kişinin kendisiyle temasını zayıflatır.

Klinik gözlemler, duygularını uzun süre bastıran bireylerde bedensel belirtilerin ve açıklanamayan yorgunluğun daha sık görüldüğünü göstermektedir. Çünkü bastırılan duygular ortadan kaybolmaz; yalnızca doğrudan ifade edilmedikleri için dolaylı kanallar bulur. Uykusuzluk, kas ağrıları, tahammülsüzlük ya da ani öfke tepkileri bu dolaylı ifadelerin bazılarıdır.

İyi Gibi Yapmanın Yalnızlaştırıcı Etkisi

İyi gibi yapmanın bir diğer önemli sonucu, ilişkiler içinde yaşanan sessiz yalnızlıktır. İnsanlar bizi sunduklarımız kadarıyla tanır. Sürekli iyi olan, sorun çıkarmayan, her şeye uyum sağlayan birine nadiren “gerçekte nasılsın?” diye sorulur. Sorulsa bile kişi bu soruya dürüstçe cevap verecek içsel alanı artık bulamayabilir.

Terapötik süreçlerde de sıkça karşılaşılan durumlardan biri, danışanın “Ne hissettiğimi bilmiyorum” ifadesidir. Bu belirsizlik çoğu zaman duyguların hiç olmamasından değil, uzun süredir duyulmamış olmasından kaynaklanır. Kişi zamanla kendi iç dünyasına yabancılaşabilir.

Her Zaman Kötü Bir Şey mi?

İyi gibi yapmak her zaman patolojik bir durum değildir. Zorlayıcı yaşam olayları sırasında kişinin işlevselliğini sürdürebilmesi için geçici bir denge sağlayabilir. Sorun, bu tutumun tek başına ve değişmez bir baş etme biçimine dönüşmesiyle ortaya çıkar.

Psikolojik iyilik hâli, sürekli iyi hissetmekten ziyade, iyi hissetmediğimiz anlara da alan açabilme kapasitesidir.

Küçük Bir Dürüstlük Alanı Açmak

Alternatif, her duyguyu herkesle paylaşmak değildir. Asıl ihtiyaç olan, en azından bazı ilişkilerde ve bazı anlarda dürüst olabilme alanı yaratabilmektir. “İyiyim” demek yerine “Bugün zorlanıyorum” ya da “Biraz yorgunum” diyebilmek, kişinin hem kendisiyle hem de çevresiyle temasını güçlendirir.

Bu tür ifadeler dramatik değil, insanidir. İyileşme çoğu zaman büyük farkındalıklardan değil, bu küçük dürüstlük anlarından başlar.

Belki de kendimize sormamız gereken en sade soru şudur:

“Ben kimin için iyi gibi yapıyorum?”

Pelin Keskin Civa
Pelin Keskin Civa
Pelin Keskin Civa, yüksek lisans eğitimini Travma Odaklı Klinik Psikoloji üzerine tamamlamakla birlikte, EMDR Terapisi, Çözüm Odaklı Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Evlilik ve Çift Terapisi alanlarında uzmanlaşmıştır. Travma ve olumsuz yaşam olaylarının insanlar için kaçınılmaz olduğu bilinmekle birlikte, ruh sağlığını olumsuz etkileyen yaşam olaylarının etkisini azaltma ve ruhsal iyileşmeye katkı sağlama yönünde çalışmayı mesleğinde misyon edinmiştir. Bu bağlamda psikoterapinin yanı sıra gönüllü pek çok çalışmada bulunmuştur. Yazar olarak da içerik üreten Pelin Keskin Civa, mesleki deneyimlerinin vermiş olduğu tecrübe ile okuyucuyla buluşarak, ruh sağlığını güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar