Perşembe, Nisan 9, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Erteleme Alışkanlığının Günümüz Yetişkinlerine Etkisi

Erteleme, günlük yaşamda yetişkinlerin de sıkça karşılaştığı, çoğu zaman “tembellik, yorgunluk, isteksizlik’’ gibi adlandırılan fakat psikolojik arka planı oldukça derin olan bir davranış örüntüsüdür. Yetişkinlik döneminde artan sorumluluklar, çalışma yaşamı, ilişkilerin yükü, bazı bireyler için ana-baba sorumluluğu ve bireysel beklentiler, erteleme davranışını daha artırabilir.

Erteleme çoğu zaman basit gibi görünse de klinik gözlemler, ertelemenin duygusal düzenleme güçlükleri, mükemmeliyetçilik, öz-yeterlik algısı, tükenmişlik, dikkat becerileri, başarısızlık korkusu, kaygı hatta öz-değer konuları ile yakından ilişkili olduğunu göstermektedir.

Ertelemenin Psikolojik Arka Planı

Düzenleme Güçlüğü: Erteleme, aslında bir kaçınma davranışıdır. Birey yapması gereken gereken görevle ilgili kaygı, başarısızlık ihtimali, baskı ya da yetersizlik hissi arttığında, birey bu olumsuz duygularla yüzleşmek yerine görevi erteleyerek kısa süreli bir rahatlama yaşar. Bu mekanizma davranışın pekişmesine neden olur.

Mükemmeliyetçilik: Sorumluluğunu veya verilen bir görevi mükemmel yapamayacağına inanan yetişkinler, “hiç yapmamayı” “yanlış veya eksik yapmaya” tercih edebilir. Bu durumda birey kusursuzluk beklentisiyle görevi başlatmakta zorlanır.

Öz-Değer Korunumu: Kendisini “başarısız, hatalı, yetersiz’’ olarak gören yetişkinler, bu şemalarını tetikleyecek herhangi bir durumdan kaçar. Bu kaçınma, ertelemenin en güçlü besleyicilerindendir. Birey kendini başarısız olarak adlandırdığından hata yapacağı bir sürecin içine girmeyerek kendi öz-değerini korumaya çalışır.

Tükenmişlik Ve Duygusal Yorgunluk: Yoğun koşullarda çalışan ve yüklü miktarda sorumlulukları olan bireylerde tükenmişlik sendromu, göreve başlamalarını oldukça etkiler ve erteleme davranışını artırmada büyük bir etkendir. Enerji eksikliği, dikkat dağınıklığı ve duygusal yorgunluk ertelemeyi artırır.

Dikkat Dağılımı: Özellikle sosyal medya çağında telefon ve hızlı ödüllendirici uyaranlar görev başlatmayı daha zor hale getirir. Bu durum hem bireylerin dikkat sürelerinin azalmasından dolayı uzun dikkat ve odaklanma gerektirecek işleri ertelemesine hem de sosyal medya içerikleri aracılığıyla kısa sürede alacağı bir haz varken buraya yönelip uzun vadeli ve bireyi mutlu edecek hedeflerini ertelemesine neden olabilir.

Erteleme Davranışının Doğurduğu Sonuçlar

Psikolojik sebeplerden dolayı yapılan erteleme davranışı beraberinde daha farklı psikolojik sorunlara yol açabilir ya da mevcut durumu tetikleyerek daha da etkili hale getirebilir. Örneğin yetersizlik algısıyla kaygı yaşayan bir birey bu sebeple erteleme davranışı gösterebileceği gibi bu davranışla beraber ertelemiş olduğu görevlerden dolayı daha yetersiz ve kaygılı hissedebilir. Bu durumda bireyin içinden çıkamadığı bir döngüye girmesi çok olasıdır. Erteleme davranışına sebep olabilecek psikolojik durumları incelediğimiz gibi şimdi de aşağıda bu davranışın yol açabileceği bazı nedenleri inceleyelim.

Artan Kaygı Ve Stres: Erteleme davranışı bireye kısa süreli bir rahatlama sağlasa da örnekte bahsettiğimiz gibi uzun vadede kaygıyı artırır. Birey kaygısı arttıkça ertelemeye ve erteledikçe de kaygılanmaya devam eder. En sonunda kendisini bir kaygı döngüsünün içinde bulur.

Suçluluk Ve Öz-Eleştiri: Yetişkinler erteleme davranışından belli bir süre sonra sıkça “yapmam gerekirdi ama yapmadım, kendimi çok başarısız hissediyorum” cümlelerini kullanır. Bu tekrar eden öz-eleştiri, kişinin özsaygısını zedeler.

İş Ve Akademik Performansta Düşme: Yetişkinlerin büyük bir kısmı erteleme davranışının çalışma hayatına olan etkisini görmektedir. Yetişkinlik çağında iş bireyin yaşamında büyük yer kaplamaktadır bu sebeple bireyin ertelediği herhangi bir sorumluluğun iş yaşamında geri dönüşü bireyi hem psikolojik hem de sosyal ve ekonomik açıdan da etkilemektedir. Aynı zamanda akademik hayatlarına devam eden yetişkinlerde de sıkça görülen erteleme davranışı bireyin performansını zayıflatır ve motivasyon kaybına sebep olur.

İlişkisel Gerilimler: Erteleme bazı ilişkisel sonuçlar da doğurur. Ev işlerini, ilişki içindeki sorumluluklarını veya partnerinin beklentilerini ertelemek ilişkilerde çatışmalara neden olabilir. Bu durum bağlanma sistemini tetikleyerek “kaygılı partnerin daha fazla baskı yapması”, “kaçıngan partnerin daha çok geri çekilmesi” gibi döngülere yol açabilir.

Tükenmişlik Ve Duygusal Kopukluk: Erteleme arttıkça görevler birikir, biriken görevler kişinin üstündeki baskıyı artırır ve kişi kendini tükenmiş hisseder. Bu durum zamanla duygusal kopukluk ve içe çekilme davranışlarına da yol açabilir.

Erteleme Davranışını Azaltmaya Yönelik Önlemler

Erteleme davranışını azaltmak için öncelikle görev listeleri yapıp görevleri belli parçalara bölmek yararlı olabilir. Birey yapacağı görevleri bölerek bir liste çıkarttığında hem somut olarak göreceğinden hem de aşamalı olarak bir süzen oluşturduğundan görevi yapması için motivasyonu artar. Bunun yanında, “yalnızca 5 dakika başla” gibi kısa süreli başlangıç stratejisi, kişiyi görev üzerinde kalmaya teşvik eder. Bu stratejiye göre görev kişinin aklına geldiği anda 5 dakika içerisinde göreve başlamalıdır.

Sosyal medya ve teknolojik cihazlarla olan etkileşimin azaltılması da kişinin erteleme davranışının azalmasına büyük rol oynar. Kişi hem teknolojinin getirmiş olduğu vakit kaybını önlemiş hem de mutlu olabilmek için kısa vadeli hazlardan uzaklaşıp uzun vadeli etkinliklere yönelmek için motivasyon toplar. Duygu farkındalığı çalışmaları da bu davranış örüntüsü için önemlidir. Kişi, erteleme öncesi hissettiği olumsuz duyguları fark edip adlandırdığında, davranışı kontrol etme gücü artar. Ayrıca kendine karşı eleştirel bir üslup yerine şefkatli ve destekleyici bir yaklaşım benimsemek, suçluluk döngüsünü kırar. Kişi ‘’mükemmeliyetçilik’’ gibi belirli düşünce kalıplarını değiştirdiğinde de erteleme davranışını azaltabilir. Bu aşamada birey kendisinin değiştiremediği noktalarda Bilişsel Davranışçı Terapi ekolü uygulayan bir uzmandan destek alabilir böylelikle düşünce kalıpları ile beraber duygu ve davranışlarını da yoluna koyar. Terapi aynı zamanda erteleme davranışının sebeplerine ve sonrasında ortaya çıkan diğer belirtilere de yardımcı olmaktadır.

Sonuç

Sonuç olarak ertelemenin yalnızca günlük basit bir problem olmadığını, arkasında yatan çok fazla psikolojik sebeple beraber kişinin günlük hayattaki işlevselliğini büyük ölçüde bozduğunu görmekteyiz. Bu durumda toplumu bilinçlendirmeli, erteleme davranışı ve sebep olabileceği örüntülerle ilgili çalışmalar yapmalıyız. Aynı zamanda bu davranıştan müzdarip bireyleri doğru terapiye yönlendirmeliyiz.

irem kurt
irem kurt
İrem Kurt, 2025 yılında Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik lisans eğitimini tamamlamıştır. Akademik yolculuğuna yüksek lisans eğitimiyle devam etmekte; aynı zamanda Bütüncül Psikoterapi eğitimi alarak mesleki yetkinliğini güçlendirmektedir. İlgi alanları arasında ruh sağlığı, psikoterapi yaklaşımları ve bireysel farkındalık yer almaktadır. Yazılarında psikoloji biliminin kuramsal ve pratik boyutlarını bir araya getirerek, okuyuculara hem akademik hem de gündelik yaşama dokunan içerikler sunmayı amaçlamaktadır. Psychology Times’ta, psikoloji alanına odaklanan yazılarıyla bilimsel bilgiyi anlaşılır bir dille aktarmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar