Pazar, Nisan 26, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Duygular

Duygular, insanların içsel ve dışsal uyaranlara maruz kaldıkları esnada verdikleri bilişsel, fizyolojik ve psikolojik tepkilerin bütününü kapsamaktadır. Açlık ve susuzluğun ardından öfke duygusu uyanırken, kaygı ve korku hissedildiğinde de kaçınma davranışları gözlemlenebilir; ayrıca bu döngüler tekrar ettiğinde insanlar “yine kontrolden çıkacağım” diye düşünebilirler. Dışsal uyaranlar karşısında da uyaranların zorluğuna ve insanların dayanıklılığına göre farklı tepkiler verilebilir (Cherry, 2024).

Temel duygular hakkında farklı uzmanlar çeşitli görüşler beyan etmiş olsalar da; bu tanımlar genellikle araştırma kaynakları, perspektifleri ve gözlemleri doğrultusunda şekillenmiştir. Aşağıdaki tabloda çeşitli uzmanlar tarafından yapılan duygu karşılaştırmalarını görebilirsiniz.

Tablo 1. Çeşitli bilim insanlarına göre temel duygular

(Ortony & Turner, 1990; akt. Bozkurt, 2014).

Kaynak Temel Duygular Esas Aldığı
Arnold (1960) öfke (anger), tiksinti (aversion), cesaret (courage), neşesizlik (dejection), arzu (desire), umutsuzluk (despair), korku (fear), nefret (hate), umut (hope), sevgi (love), üzüntü (sadness) Hareket eğilimine göre
Ekman, Friesen ve Ellsworth (1982) öfke (anger), nefret (disgust), korku (fear), neşe (joy), üzüntü (sadness), hayret (surprise) Evrensel yüz ifadeleri
Frijda (1989) arzu (desire), mutluluk (happiness), merak (interest), hayret (surprise), şaşkınlık-hayranlık (wonder), keder (sorrow) Harekete hazırlık şekilleri
Gray (1982) öfke (rage), dehşet (terror), endişe (anxiety), neşe (joy) Fiziksel bağlantı
Izard (1972) öfke (anger), küçümseme (contempt), nefret (disgust), ıstırap (distress), korku (fear), suçluluk (guilt), merak (interest), sevinç (joy), utanç (shame), hayret (surprise) Fiziksel bağlantı
James (1884) korku (fear), keder (grief), sevgi (love), öfke (rage) Bedensel bağlantı
Mc Dougall (1926) öfke (anger), nefret (disgust), kıvanç (elation), korku (fear), bağlılık (subjection), hassaslık (tender-emotion), şaşkınlık (wonder) Güdülerle ilişki
Mowrer (1960) acı (pain), zevk (pleasure) Öğrenilmemiş duygusal durumlar
Oatley ve Johnson-Laird (1987) öfke (anger), nefret (disgust), endişe (anxiety), mutluluk (happiness), üzüntü (sadness) Önermesel içeriğe ihtiyaç duymama
Panksepp (1982) beklenti (expectancy), korku (fear), öfke (rage), panik (panic) Fiziksel bağlantı
Tomkins (1984) öfke (anger), merak (interest), küçümseme (contempt), nefret (disgust), ıstırap (distress), korku (fear), sevinç (joy), utanç (shame), hayret (surprise) Sinirsel ateleme yoğunluğu
Watson (1930) korku (fear), sevgi (love), öfke (anger) Fiziksel bağlantı
Weiner ve Graham (1984) mutluluk (happiness), üzüntü (sadness) Nitelik yönünden bağımsız

Tablo 1’den görüldüğü üzere uzmanların tanımladığı çeşitli duygular mevcut olmakla birlikte bu makalede Paul Ekman’ın belirlediği 4 temel duygulara odaklanılacaktır.

4 Temel Duygu

Üzüntü (Sadness)

Üzüntü, bir kişinin ya da bir nesnenin kaybının ardından hissedilen acı, öfke, hayal kırıklığı gibi zorlayıcı duyguların deneyimlenmesidir; ayrıca beklenmedik yaşam olaylarına maruz kalan insanlar için üzüntü, süreç ile sonuç arasındaki geniş yelpazede deneyimlenen ve hissedilen evrensel duygulardan biridir (Ekman, 1992; Ekman, 2003).

Beyinde birtakım kimyasal değişikliklerle ortaya çıkan üzüntü, yüz ifadelerinde belirginleşen hareketlerle fark edilir; aşağı doğru sarkan ağız kenarları, hafifçe kapanan gözler ve derinleşen alın çizgileri bu belirtiler arasında gözlenmektedir (Ekman, 1992).

Ekman’ın yüz ifadelerinde belirginleştiğini ifade ettiği üzüntü duygusunu edebi bir örnekle açıklayacak olursam şunu söyleyebilirim:

Küçük çocuğun bahçesinde beslediği köpeğiyle, güneşin ruhu ısıtan yansımasında yaşadığı sevgi dolu demlerin son bulmasına sebep olan bu sarsıcı kaybın ardından, başını hafifçe aşağı eğişi ve göz kapaklarının neredeyse tamamının kapanışıyla yüzünde beliren derin acı, kilometrelerce uzak bir mesafeden hissedilebilecek kadar yoğundu.

Mutluluk (Happiness/Joy/Enjoyment)

Mutluluk, olumlu deneyimlerle ilişkilendirilen ve insanların yüz ifadelerinde belirginleşen, özellikle ağız ve göz çevresindeki gülümseme çizgileriyle fark edilen evrensel bir duygudur. Gerçek gülümseme ile sahte gülümseme arasındaki farkı ayırt eden en önemli özellik, “Duchenne” gülümsemesidir; bu gülümseme göz kenarlarında belirgin hâle gelen “kaz ayağı” kırışıklıkları ile fark edilir (Ekman, 1992; Ekman, 2023).  

İnsanlar güvenli bağlar kurduğunda, başarılı olduğunda ve “duyusal bir haz yaşadığında” mutluluk belirtisi gösterirler. Bireyin kendi kederini ve başkasının kederini dindirebilme kapasitesinin mutluluğun ortak deneyimleri arasında olduğu gözlenmiştir; ayrıca bireysel ve kolektif başarılar da bu duruma paralel bir etki yaratmaktadır (Ekman, 2023).

Ekman’ın yüz ifadelerinde belirginleştiğini ifade ettiği mutluluk duygusunu edebi bir örnekle açıklayacak olursam şunu söyleyebilirim:

Küçük çocuk tabağındaki yemekleri birbirine karıştırırken, adeta yeni bir buluşun keşif eşiğinde olan bir bilim insanı gibi meraklı ve heyecanlı gözlerle araştırmasına devam ederken ağzının kıvrımlarında hafif hafif beliren tatlı gülümsemesiyle o anı mutlulukla taçlandırıyordu.

Öfke

Öfke, süreç içinde bir amaca ulaşmak için atılan adımların umutla gerçekleşmesini beklerken o eylemin gerçekleştirilmesine ket vurulduğunda ortaya çıkan bir duygudur. Örneğin, bir öğrenci arkadaşıyla yaşadığı bir tartışma esnasında hissettiği duygularını ve zihninden geçen düşüncelerini muhatabına aktarmakta zorlandığı zaman yanlış anlaşılabilir; bu durumda da haksızlığa uğramış hissedebilir. Dolayısıyla öfke duygusu uyanabilir.

Sonuç olarak öfke, genellikle engellenmişlik ve haksızlığa uğramışlık hissi ile deneyimlenen evrensel duygulardan biridir (Ekman, 1992).

Ekman (1992), “öfke duygusunun yüz ifadelerinde belirginleştiğini, fizyolojik semptomlarla ortaya çıktığını ve davranışlara yansıdığını da ifade etmektedir”.

Ekman’ın yüz ifadelerinde belirginleştiğini ifade ettiği öfke duygusunu edebi bir örnekle açıklayacak olursam şunu söyleyebilirim:

Bir çiftin ortak bir karar ile planladığı, ilişkilerini sıcak renklerle besleyecek anlamlı bir akşam yemeği organizasyonunun çiftlerden birinin bu özel anı unutmasıyla birlikte süreç içinde heyecanla bekleyen tarafın yavaş yavaş endişeye kapılması, kalp atışlarında sinyal veren ufak ritim değişiklikleriyle belirginleşiyor. Sürenin uzamasıyla yoğun bir şekilde hissedilen hayal kırıklığının ardından çatık kaşlar ve sertleşen bakışlarla uyanan öfke duygusunu hissetmek kaçınılmaz oluyor.

Korku (Fear)

Temel duygularımızdan biri olan korku, fiziksel, duygusal ve psikolojik tehlikeler karşısında ortaya çıkan evrensel bir duygudur. Korku duygusu zaman zaman gerçek bir tehdit karşısında aktifleştiği gibi zaman zaman da hayali bir tehdit karşısında aktifleşebilir. Genellikle korku olumsuz bir duygu olarak düşünülse de gerçek tehlikelerle karşılaştığımızda hızlı karar vererek harekete geçmemize katkı sağladığı için hayatta kalma avantajı sağlar (Ekman, 1992; Ekman, 2003).

Birtakım fizyolojik tepkilerle ve yüz ifadelerinde meydana gelen değişimlerle korku duygusunun aktifleştiği gözlemlenmiştir. Bu bağlamda korkan bir kişinin kaşları yukarı kalkar, göz bebekleri büyür ve ağzı açılarak dudakları gerilmeye başlar. Kişinin yüzündeki bu ifadelerle nefesini toplayarak harekete geçmeye hazırlandığını anlıyoruz. Genellikle yüzde hâkim olan bir şok ve dehşet ifadesi dikkat çekmektedir. Fizyolojik olarak ise kalp atış hızı ve nefes alış hızı artar, kaslar gerilerek beden “savaş ya da kaç” tepkisine hazırlanır. Özellikle avuç içlerinde artan terleme ile birlikte mide bulantısı ve bazı travmatik durumlarda görülen donma tepkisi gözlemlenir (Ekman, 1992).

Kaynakça

  • Bozkurt, F. (2014). Sözlüklerdeki temel duygu kavramlarının yeniden tanımlanması: Bir yöntem önerisi. Türkoloji Dergisi.
  • Cherry, K. (2024). The 6 types of basic emotions and their effect on human behavior. Verywell Mind. https://www.verywellmind.com
  • Ekman, P. (1992). Facial expressions of emotions: New findings, new questions. Psychological Science.
  • Ekman, P. (2023). Emotions. Paul Ekman Group. https://www.paulekman.com/emotions (17 Nisan 2025).
Mehtap Daş
Mehtap Daş
Mehtap Daş 1992 yılında İstanbul’ da doğmuştur. İlkokul, lise, üniversite ve yüksek lisans eğitimlerini İstanbul’da tamamlamıştır. 2010 ile 2014 tarihlerinde Fatih Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü tamamlamıştır. 2015 ile 2019 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesinde Aile Eğitimi ve Danışmanlığı Anabilim Dalında yüksek lisansını tamamlamıştır. Yüksek Lisans bitirme tezi olarak nicel araştırma yöntemi ile Evli Bireylerin Evlilik Uyumu ile Psikolojik İyi Oluş ve Eş Desteği Arasındaki İlişkiyi İncelemiş ve Ulusal Tez merkezinde yayınlamıştır. 2017 ile 2018 yılları arasında Bağlanma Terapi Enstitüsünde Psikodrama Yaşantı Grubuna katılmıştır. Yüksek Lisans eğitiminde çözüm odaklı Aile Danışmanlığı eğitimini tamamladıktan sonra Psikodinamik Terapi, Bütüncül Psikoterapi ve Psikanalitik Yönelimli Masterson yaklaşımına duyduğu merak vesilesiyle çeşitli seminerlere katılmıştır. 2021 ile 2024 yılları arasında English Council, Royal School ve Temel Akademi’de yabancı öğrencilere İngilizce aracılığıyla Türkçe eğitimi vermiştir. Uzun soluklu Psikoterapi eğitimlerini tamamladıktan sonra psikoterapist olarak çalışmayı hedeflemekte ve o zamana kadar öğretmenliğe devam edecektir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar