Geçmişte insanların sosyal statüsü çoğunlukla eğitim düzeyi, mesleği, ekonomik durumu veya sahip olduğu fiziksel imkânlarla değerlendirilirdi. Günümüzde ise dijital dünyanın etkisiyle statü algısında dikkat çekici değişimler yaşanmaktadır. Özellikle sosyal medya platformlarının hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte görünür olmak, takip edilmek ve ilgi görmek birçok kişi için önemli bir değer haline gelmiştir. Artık bazı insanlar ne kadar çok kişi tarafından takip edildiklerini, ne kadar mesaj aldıklarını veya ne kadar etkileşim gördüklerini sosyal bir başarı göstergesi olarak değerlendirebilmektedir. Peki, neden ilgi görmek bu kadar önemli hale geldi? Dijital ortamlar psikolojik ihtiyaçlarımızı nasıl etkiliyor?
İnsan sosyal bir varlıktır. Kabul görmek, ait hissetmek ve değerli olduğunu hissetmek temel psikolojik ihtiyaçlarımız arasında yer alır. Bu ihtiyaçlar tarih boyunca insanların topluluklar içerisinde yaşamalarını kolaylaştırmış ve sosyal bağların güçlenmesine katkı sağlamıştır. Ancak teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu ihtiyaçların karşılanma biçimi de değişmeye başlamıştır.
Sosyal medya platformları, bireylere çok kısa süre içerisinde geniş kitlelere ulaşma fırsatı sunmaktadır. Paylaşılan bir fotoğrafın aldığı beğeniler, yapılan bir paylaşımın aldığı yorumlar veya gelen mesajlar kişiye sosyal olarak görünür olduğu hissini verebilmektedir. Özellikle genç yetişkinler arasında takipçi sayısı, etkileşim oranları ve çevrimiçi popülerlik kimi zaman kişinin sosyal değerinin bir göstergesi olarak algılanabilmektedir.
Bu durumun temelinde sosyal onay ihtiyacı bulunmaktadır. İnsanlar başkalarının kendileri hakkındaki değerlendirmelerine önem verme eğilimindedir. Sosyal medya ise bu değerlendirmeleri sayısal verilere dönüştürmektedir. Bir paylaşımın kaç kişi tarafından beğenildiği, kaç kişinin takip ettiği veya kaç kişinin yorum yaptığı anlık olarak görülebilmektedir. Böylece bireyler sosyal kabulü somut rakamlar üzerinden değerlendirmeye başlayabilmektedir (Nesi et al., 2018).
Ancak burada önemli bir ayrım bulunmaktadır. İlgi görmek ile gerçek anlamda bağ kurmak aynı şey değildir. Bir kişinin yüzlerce takipçisinin olması veya birçok kişiyle çevrimiçi iletişim kurması, güçlü sosyal ilişkileri olduğu anlamına gelmeyebilir. Nitekim araştırmalar, sosyal medya kullanımının bazı kişilerde bağlantı hissini artırırken bazı kişilerde yalnızlık ve yetersizlik duygularını da güçlendirebildiğini göstermektedir (Twenge & Campbell, 2019).
Dijital ortamların sunduğu bir diğer avantaj ise düşük riskli iletişim kurma imkânıdır. Yüz yüze ilişkilerde reddedilme, eleştirilme veya hayal kırıklığı yaşama ihtimali daha belirgin olabilir. Buna karşın çevrimiçi iletişimde kişiler kendilerini daha kontrollü şekilde ifade edebilmekte, istemedikleri durumlarda iletişimi sonlandırabilmekte ve kimliklerinin belirli yönlerini ön plana çıkarabilmektedir. Bu nedenle bazı bireyler için dijital ilişkiler daha güvenli hissedebilmektedir.
Öte yandan sürekli yeni insanlardan ilgi görmek istemek her zaman sosyallik ihtiyacından kaynaklanmayabilir. Bazı durumlarda bu durum öz saygıyı dış kaynaklardan besleme çabasının bir sonucu olabilir. Kişi kendisini yeterince değerli hissetmediğinde, başkalarından aldığı ilgiyle bu eksikliği telafi etmeye çalışabilir. Ancak öz değer duygusunun tamamen dışarıdan gelen onaya bağlı olması, kişinin ruh sağlığını kırılgan hale getirebilir. Çünkü dijital dünyada ilgi değişken ve geçicidir. Bugün yüksek etkileşim alan bir paylaşım, ertesi gün aynı ilgiyi görmeyebilir.
Ayrıca sosyal medyada görünürlük çoğu zaman gerçek yaşamın yalnızca seçilmiş kesitlerini yansıtmaktadır. İnsanlar genellikle mutlu anlarını, başarılarını ve olumlu deneyimlerini paylaşmaktadır. Bu durum başkalarının hayatlarının daha ilgi çekici veya daha değerli olduğu algısına neden olabilmektedir. Sosyal karşılaştırmaların artması ise kişinin kendi yaşamından memnuniyetini azaltabilmektedir (Vogel et al., 2014).
Bu noktada asıl sorulması gereken soru şudur: İlgi görmek neden bu kadar önemli hale geldi? Belki de cevap, insanların görülme ve anlaşılma ihtiyacında saklıdır. Her insan değerli olduğunu hissetmek ister. Ancak bu değerin yalnızca takipçi sayıları, beğeniler veya mesajlarla ölçülmeye başlanması, bireyin kendi değer algısını dış etkenlere bağımlı hale getirebilir.
Sonuç
Dijital çağ, insanların birbirleriyle bağlantı kurma biçimlerini önemli ölçüde değiştirmiştir. Sosyal medya platformları bireylere görünür olma ve ilgi görme fırsatı sunarken, aynı zamanda sosyal onayın sayısallaştırıldığı yeni bir ortam oluşturmuştur. Günümüzde ilgi görmek kimi zaman yeni bir statü sembolü olarak algılanabilmektedir. Ancak gerçek psikolojik iyi oluş, yalnızca görünür olmaktan değil; anlaşılmak, kabul görmek ve anlamlı ilişkiler kurabilmekten geçmektedir. Bu nedenle dijital etkileşimlerin ötesine geçerek ilişkilerimizin niteliğine odaklanmak, ruh sağlığımız açısından önemli bir adım olabilir.
Kaynakça
Nesi, J., Choukas-Bradley, S., & Prinstein, M. J. (2018). Transformation of adolescent peer relations in the social media context. Journal of Research on Adolescence, 28(2), 267–290.
Twenge, J. M., & Campbell, W. K. (2019). Media use is linked to lower psychological well-being: Evidence from three datasets. Psychiatric Quarterly, 90(2), 311–331.
Vogel, E. A., Rose, J. P., Roberts, L. R., & Eckles, K. (2014). Social comparison, social media, and self-esteem. Psychology of Popular Media Culture, 3(4), 206–222.


