Bir tren yolculuğunda yüksek bir ses duyduğunuzu hayal edin. Fakat bu yolculukta neden bu trene bindiğinizi, nereye gittiğinizi hatta nereden bindiğinizi bile bilmiyorsunuz. İlk başta etrafa baktığınızı ama hiçbir yerin tanıdık olmadığını fark ediyorsunuz. Cebinizde ise katlanmış bir bilet var ve biletin üzerinde sizin için hiçbir anlam ifade etmeyen bir şehrin adı yazıyor.
Camdan dışarı baktığınızda her şey tüm hızıyla ilerlerken siz, zamanın donduğu bir boşlukta tek başınasınız.
Sizden hayal etmenizi istediğim bu olay, gerilim filmleri gibi belirsizliklerle dolu olduğu için kulağa bir film sahnesi gibi geliyor olabilir. Ancak aslında bu durum, birçok insanın farklı şekillerde deneyimleyebileceği psikolojik bir gerçeği temsil eder.
Bazen beklemediğimiz bir anda geçmişten bir anı zihnimizde belirir. Ancak bu anı, tıpkı bir yapbozun eksik parçaları gibi dağınık ve boşluklarla doludur. Kendimizi ne kadar zorlarsak zorlayalım, o boşlukları dolduramayız. Ve zamanla insan, hatırladığı o kısa kesitin gerçekliğinden bile şüphe etmeye başlar.
“Bunu gerçekten yaşadım mı?”
“Bir filmde mi gördüm?”
“Yoksa rüyamda mıydı?”
İşte psikolojide buna Dissosiyatif Amnezi adı verilir.
Amnezi Nedir?
Dissosiyatif amneziyi anlayabilmek için öncelikle amnezinin ne olduğunu bilmek gerekir.
Amnezi, hafıza kaybı anlamına gelir. Bireyin geçici ya da kalıcı şekilde hafızasında bozulma yaşamasıdır. Ancak burada önemli bir nokta vardır: Amnezi yaşayan bireylerin zekâsı, kişiliği, motor becerileri ve mekân algıları genellikle korunur. Bu nedenle amnezi, demans ile karıştırılmamalıdır.
Amnezinin Türleri
Amnezinin iki temel türü bulunmaktadır:
Anterograd Amnezi
Anterograd amnezide birey geçmiş anılarını hatırlayabilir; ancak yeni anılar oluşturmakta zorlanır. Kısa süre önce yaşanan olayları ya da yeni öğrenilen bilgileri hafızasında tutmakta güçlük çeker.
Retrograd Amnezi
Retrograd amnezide ise birey geçmişe yönelik bilgileri hatırlamakta zorlanır. Özellikle yakın geçmişte yaşanan olaylar unutulabilir. Örneğin kişi, birkaç hafta önce yaptığı şeyleri hatırlamakta güçlük yaşayabilir.
Dissosiyatif Amnezi Nedir?
Dissosiyatif amnezi, beynin yoğun stres veya travmatik olaylar sonrasında kişiyi korumak amacıyla bazı önemli kişisel bilgileri bilinç dışına itmesiyle ortaya çıkan bir durumdur.
Beyin, yaşanan olayın yarattığı psikolojik yükle başa çıkabilmek için adeta bazı anıları “arşive kaldırır.”
Bu durum günlük hayatta yaşadığımız sıradan unutkanlıklardan tamamen farklıdır.
Telefonu nereye koyduğumuzu unutmak, mutfağa neden girdiğimizi hatırlayamamak ya da dün ne yediğimizi karıştırmak; çoğu zaman dalgınlık veya kısa süreli dikkat eksikliğiyle ilgilidir. Bunun için yoğun travmatik bir deneyim yaşamamız gerekmez.
Ancak dissosiyatif amnezide durum çok daha farklıdır.
Başlangıçta kişi unuttuğu şeyin farkında olmayabilir. Zamanla anılarında eksik parçalar olduğunu hisseder ancak neyi unuttuğunu tam olarak hatırlayamaz. Ne kadar çabalarsa çabalasın, o boşlukları kendi başına doldurmakta zorlanır.
Bu nedenle süreç mutlaka bir uzman eşliğinde ilerletilmelidir.
Travmanın Hafızadaki İzleri
Beyin bazen travmatik bir anıyı tamamen silmez; yalnızca ona erişimi zorlaştırır. Bunun temel nedeni, kişinin psikolojik bütünlüğünü korumaya çalışmaktır.
Travmatik olaylar sırasında beyin yüksek stres altına girer. Özellikle korku ve kaygı ile ilişkili olan amigdala, bu süreçte yoğun şekilde aktive olurken; hafızanın düzenlenmesinden sorumlu bölgeler sağlıklı çalışamayabilir.
Bu nedenle bazı anılar parçalı, eksik veya bulanık şekilde depolanabilir.
Aslında beynin yaptığı şey unutmak değil; kişiyi yaşadığı yoğun duygusal yükten korumaya çalışmaktır.
Dissosiyatif Amneziye Dair Bir Vaka Örneği
Dissosiyatif amneziyi daha iyi anlamak için bir vaka örneğine bakalım:
15 yaşındaki lise ikinci sınıf öğrencisi bir kız çocuğu, okula gitmek istemediği için ailesi tarafından psikiyatri kliniğine götürülür. Yapılan görüşmeler sonucunda, yaklaşık bir hafta önce okula giderken tanımadığı kişiler tarafından darp edildiği ve eşyalarının çalındığı öğrenilir.
Bu olaydan sonra kızın yoğun kaygı yaşadığı ve Akut Stres Bozukluğu belirtileri gösterdiği gözlemlenir.
Yaklaşık bir aylık tedavi sürecinin ardından yeniden okula tek başına gitmeye başlar. Ancak bir gün evden çıktıktan sonra kendisini tanımadığı bir şehirde, bir binanın duvar dibinde otururken bulur.
Etrafındaki insanlara nerede olduğunu sorduğunda Batman’da olduğunu öğrenir.
Fakat Kocaeli’nden Batman’a nasıl gittiğini asla hatırlayamaz.
Uzmanların yaptığı değerlendirmelerde, genç kızın abisine çok bağlı olduğu ve babasının abisini evlatlıktan reddetmesi nedeniyle uzun süre ondan ayrı kaldığı öğrenilir. Zaten yoğun stres altında olan bireyin, sevdiği kişiden de uzak kalması kaygıyı daha da artırmıştır.
Uzmanlar bu durumun dissosiyatif amnezi ile ilişkili olduğunu değerlendirmiştir.
Bu vakada önemli olan noktalardan biri de şudur: Travmatik bir anının üzerine bilinçsiz şekilde gitmek, kişide daha büyük psikolojik yıkımlara neden olabilir. Bu nedenle süreç mutlaka alanında uzman kişiler eşliğinde ilerletilmelidir.
Sonuç
Beynimiz sandığımızdan çok daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Bazen bizi hayatta tutmak için bazı anıları bilinç dışına iter, bazı dosyaları sessizce “arşive kaldırır.”
Bu durum dışarıdan bakıldığında unutkanlık gibi görünse de aslında beynin yoğun stres karşısında geliştirdiği güçlü bir savunma mekanizması olabilir.
Dissosiyatif amnezi bize şunu gösterir: İnsan zihni sadece hatırlayan değil, gerektiğinde unutmayı da seçebilen bir yapıdır.
Belki de bazen beynimiz, yaşadığımız acıyı tamamen silmeye çalışmaz; yalnızca onu taşıyabileceğimiz zamana kadar saklar.
Kaynakça
- Medicana Sağlık Rehberi. Amnezi Nedir?
- Terapi Evi. Dissosiyatif Amnezi.
- KPD Dergisi. Dissosiyatif Amnezi Vaka Çalışmaları.


