Sağlıklı bir vücut hepimizin temennisiyken, sağlıklı bir psikoloji de hepimiz için önemlidir. Psikoloji de duyduğumuz obsesif kompulsif bozukluk şeklinde karşılaştığımız hastalık, aslında halk dilinde takıntı rahatsızlığı, günümüzde oldukça yaygın. Bu rahatsızlık, bireylerde sadece günlük yaşam takıntıları olarak değil, dini takıntılar halinde de karşımıza çıkabiliyor. Takıntı; kişiyi rahatsız eden, tekrar tekrar zihne gelen istemsiz ve ısrarlı düşünce veya görüntüler demektir. Bu rahatsızlık sonucunda da bireylerde defalarca tekrarlı hareketler, aşırı kontrol, kuşkulu yaklaşım oluşur. Bireyler bir yerden sonra dini takıntılı hale geldiyse, manevi huzuru bulamaz ve kendilerini baskı, panik altında hissetmeye başlarlar.
1. Vesvese İslam’da Nedir?
Vesvese, Kur’an ve hadislerde geçer. İslam dinine göre vesvese, insana şeytanın olumsuz kuşku verici şeyler fısıldamasıdır. Birey vesveseye maruz kaldığında, örneğin ibadetlerde huzur bulamaz, sık sık şüpheye düşer ve dini tatmin hissine ulaşamaz hale gelir. Sonucunda da maneviyatını kaybedebilir.
2. OKB ve Dini Takıntı Bağlantısı Nedir?
Psikolojide karşımıza çokça çıkan Obsesif Kompulsif Bozukluk ile dini takıntılanmalar çok benzerlik göstermektedir. OKB’li bireylerde günlük yaşantıda “fişi çıkarttım mı, çıkartmadım mı / kapıyı kilitledim mi kilitlemedim mi / ilacımı içtim mi içmedim mi” gibi takıntıların çok sık yaşanması ve defalarca kontrol edilmesi gibi hareketler gözlenebilirken, dini takıntılı bireylerde de buna benzer dini takıntılar gözlemlenmektedir. Mesela;
-
İbadet ile ilgili aşırı tekrar. Olmadı, eksik vs. diyerek defalarca aynı ibadeti tekrar etmek,
-
Abdestin olup olmadığı konusunda tatmin olmayıp defalarca abdest almak,…
gibi dini takıntılı haller görülebilmektedir. İkisinin de ortak noktalarına baktığımızda tatmin olmama, yetersiz hissetme, panik hali ve hareketi defalarca tekrarlama hareketleri görülmektedir. Bunlar bireylerin hem günlük yaşantılarını hem de dini motivasyonunu olumsuz etkiler.
3. Dini Takıntının Olumsuz Etkileri Nelerdir?
Ya Hep Ya Hiç Algısı:
Bireylerde bir yerden sonra ibadeti tam yapamıyorum zaten hiç yapmayayım diyerekten tamamen bırakma hareketi görülebilmektedir. Bu tam da şeytanın vesvese verirken ulaşmak istediği amaçtır ne yazık ki…
Dini Takıntılarla Mücadele Edememe:
Bu takıntıları yönetmeyi bilemediği için bunalım halinde ibadetlere devam etmeye çalışma ve iç huzursuzluk yaşama. Belki bir enerjiyle yapılacak bir ibadet için, takıntılar sebebiyle on enerji harcama.
İsrafa Bulaşmak:
İslam dini israfı haram kılmıştır. Kişilerin takıntıları yüzünden fazla su harcamaları gibi israflar yapılabilmektedir.
Bugünün ve Yarının Enerjisini Bitirmek:
İslam dinine göre şeytan kişilerin bu takıntıları bolca yaşayıp İslam adına büyük adımlar atamamasını, ibadetlerinde zevk alamamasını ister. Böylece mutsuz ve yorgun Müslüman profilleri oluşur. Oysa Yüce Allah, ayetlerde bize “Biz Kur’an’ı sana mutsuz olasın diye indirmedik.” buyurmuştur.
4. Neden Bu Takıntıları Yaşıyoruz?
Bu takıntıların en büyük sebebi genelde fetvaları iyi bilememek yani bilgi eksikliğinden kaynaklı olmaktadır. Yine güncel fetva denilen, günümüzdeki yeniliklere göre fetvaları Kur’an’a ve hadislere göre güncelleyen alimler vardır. Güncel konuları da araştırmak gerekir. Güvenilir kitaplardan veya hocalardan İslam Hukuku yani fıkıh öğrenilmelidir. İslam öğrenirken ve öğretilirken cehennem ve günah korkusu düşüncesinin aşırı vurgulanması, yanlış dini rehberlik ve toplumsal baskıların olması da bu takıntıları tetikleyebilmektedir.
5. Takıntılarımla Nasıl Başa Çıkarım?
Din psikolojisinde bu takıntılarla başa çıkabilmek için öncelikle sağlam bir dini bilgi temeli oluşturulması, dengeli ibadet anlayışında olmak, maneviyat temelli bir dindarlık algısında olabilmek bu sorunu çözmede oldukça faydalıdır. Ayrıca İslam hukukunda yer alan fakat mezheplerce uygulama detaylarında farklılık olabilmekle birlikte “şek (şüphe) ile yakin (kesin) zail olmaz” usul kaidesi, vesvese sürecindeki bireylere zihinsel sığınak olabilmektedir. Yine bu süreçte Yüce Allah’ın merhamet ve şefkatini unutmamak da gereklidir.
Bütün bunlara rağmen kişi bu takıntılarla baş etmekte zorlanıyorsa psikolojik destek almaktan da çekinmemelidir. Din psikolojisi ve klinik psikoloji birbiri ile içkin başlıklardır.
Şu da unutulmamalıdır ki; dini uygulamalar kişiye yük olsun diye değil, manevi huzur sağlama amacıyla verilmiştir. İbadetler için yöneldiği huzur kapısında endişe bulan kişilerin bunu çözüme kavuşturması gerekmektedir. Kişi bu durumda içindeki savaşları sakinleştirmelidir. Kalbini korkudan önce sevgiyle doldurmalıdır.
Vesvesenin en büyük kalkanı, bilinçli bir iman ve teslimiyetle beslenen iç huzurdur.
İnancınızla barışık, kalbinizle ferah ve zihniniz ile berrak olun…


