“…Dolayısıyla bir şeyden umut kesmek tam anlamıyla umutsuzluk değildir, başlangıçtır. Hekimlerin bir hastalıkla ilgili olarak söyledikleri gibi kuluçkaya yatmıştır. Umutsuzluk daha sonra gösterir kendini: İnsan kendinden umut keser…” (Kierkegaard, 2022)
Umutsuzluk Nedir?
Umutsuzluk, pek çok alanda karşımıza çıkmaktadır. Kendimizi üzgün ve çaresiz hissettiğimizde, geleceğimizi tahmin ederken boşluğa düştüğümüzde veya olumsuz, stresli yaşam olaylarıyla karşı karşıya kaldığımızda umutsuzluğa kapılabiliriz. Günümüzde de sıkça karşımıza çıkan bu kavram, bireyi hem psikolojik hem de fizyolojik olarak etkilemektedir.
Peki nedir bu umutsuzluk? Nasıl üstesinden gelinebilir?
Umutsuzluk, bireyin hedeflerine giden yolda çaba göstermemesine rağmen olumsuz sonuçlar beklediği, hiçbir zaman başarılı olamayacağını düşündüğü ve problemlerini çözemeyeceğine inandığı, yaşadıklarına olumsuz ve yanlış anlamlar yüklediği bir durum olarak tanımlanmaktadır (Taslak ve Işıkay, 2015). Aynı zamanda “Bireyin önünde herhangi bir alternatif göremediği, kendi yararı için harekete geçme konusunda enerji harcamak için isteksiz olduğu durum” olarak da ifade edilmektedir (Birol, 1997; Öz, 2004; Akt. Oryal ve Özmen, 2008).
Pekrun’a (2017) göre duygular, başarıyla ilişkilendirilmiş; olumlu/olumsuz ve harekete geçiren/hareketi engelleyen olarak ikiye ayrılmıştır. Umutsuzluk, bu sınıflandırmada olumsuz ve harekete geçmeyi engelleyici bir duygu olarak tanımlanmıştır. Bu duygu sonucunda birey çökkün bir duygudurum içerisine girebilir ve birtakım ruhsal problemlerle karşı karşıya kalabilir.
Örnek olarak, bireyler kendilerini umutsuz hissettiklerinde, gelecek daha belirsiz görünebilir. İsteksizlik ve eylemsizlik, düşüncelerine eşlik edebilir; bunun sonucunda da özgüvende azalma, depresif belirtilerde, intihar eğiliminde ve kaygıda artış gözlenebilir.
Umutsuzluğu Etkileyen Faktörler Nelerdir?
Günümüzde pek çok faktör umutsuzluğa sebep olmaktadır. Üniversiteye giriş sınavı, öğrenci olmak, işsiz kalmak, yaş almak, sosyal ve ekonomik problemler bireyin umutsuz hissetmesine ve sonucunda ruhsal sorunların yaşanmasına sebebiyet verebilir (Oryal ve Özmen, 2008).
Yaşlılık sürecinde sevdiklerin kaybı, emeklilik, sosyal statüde kayıp, artan sağlık sorunları, azalan hareketlilik örnek verilebilirken (World Health Organization, 2015); çocuklukta ailesel problemler, okulda ve arkadaşlıkta yaşanılan sorunlar, erken yaşta çalışmaya başlama gibi durumlar örnek gösterilebilir.
Umutsuz Bireylerin Kullandığı Cümleler
Beck Umutsuzluk Ölçeği’nden alınan cümleler örnek olarak verilebilir. Bunlardan bazıları:
-
“Gelecek on yıl içinde hayatımın nasıl olacağını hayal bile edemiyorum.”
-
“Geleceğimi karanlık görüyorum.”
-
“İyi fırsatlar yakalayamıyorum. Gelecekte yakalayacağıma inanmam için de hiçbir neden yok.”
-
“Arzu ettiğim şeyleri elde edemediğime göre bir şeyler istemek aptallık olur.”
-
“İstediğim her şeyi elde etmek için çaba göstermenin gerçekten yararı yok, nasıl olsa onu elde edemeyeceğim.”
Peki Umutsuzluğun Üstesinden Nasıl Gelebiliriz?
Umut teorisi çerçevesinde umut beslemeye yönelik çalışmalar genellikle hedef belirleme ve bunları çerçevelendirme ile başlamaktadır. Bireyler net, ulaşılabilir ve gerçekçi hedefler belirlemeleri için teşvik edilir.
Snyder’in Umut Teorisi’ne göre (2002) bireyi hedefe ulaşmasında motive eden iki önemli yol vardır. Bunlardan ilki “Yollar Düşüncesi”, diğeri ise “İrade Gücü”dür.
-
Yollar Düşüncesi: Birey kendine “Bu hedefe ulaşmak için hangi yolları izleyebilirim?” diye sormakta ve çözüm yolu aramaktadır.
-
İrade Gücü: Birey kendisine “Bu hedefe ulaşabilirim ve bunu yapacak güce sahibim.” gibi kendisini motive edecek cümleler kurmaktadır.
Bunlara ek olarak bireyle kurulan terapötik ittifak da umut aşılamada önemli bir yerde durmaktadır. Çünkü birey bu yolda yalnız olmadığını, güvenli bir şekilde umut geliştirebileceği bir ortamının olduğunu ve duygularını keşfetmesine yardımcı olacak birinin olduğunu bilir.
Bunlara ek olarak altı tane kanıta dayalı başa çıkma stratejisi vardır (Lein, 2024). Bunlardan bazılarının uzman eşliğinde yapılması uygunken bazılarının bireysel çaba ile yapılması gerekmektedir:
-
Bilişsel Davranışçı Terapi: Bireyler olumsuz düşünce kalıplarını tanıyarak bunları daha gerçekçi ve olumlu olanlarla değiştirmeyi öğrenirler.
-
Farkındalığa Dayalı Stres Azaltma: Bireylerin şimdiki ana odaklanmasını, nefes egzersizleriyle ana geri dönmeyi ve olumsuz düşüncelerin etkisini azaltmayı amaçlamaktadır.
-
Minnettarlık Günlüğü Tutma: Minnettar olunan şeyleri düzenli yazarak, olumsuz duygulara odaklanmaktan ziyade olumlu ve iyimser duygulara odaklanmayı sağlamaktadır.
-
Umut Terapisi: Bireylerin hedef belirlemesine, bu hedefe giden yolları netleştirmesine, kontrol ve amaç duygularını yeniden kazanmalarına yardımcı olmaktadır. Umutsuzluğa eşlik eden çaresizliğin üstesinden gelmede de yardımcıdır.
-
Güç Temelli Müdahaleler: Zorlukların üstesinden gelmede kişisel becerilerin kullanılmasını amaçlamaktadır. Böylece umutsuzluk durumlarında güven ve dayanıklılık geliştirilmesinde yardımcı olur.
-
Mizah: Birey, yaşadığı zorlukları mizah çerçevesinde yeniden yapılandırıp umutsuzluğun üstesinden gelebilir.
Sonuç
Umutsuzluk, günümüzde sıkça karşımıza çıkan bir duygudur. Bireyin geleceğini tahmin edemediği, enerjisini hedeflerine yönlendiremediği ve problemlerini çözemeyeceğine inandığı bir durumdur. Bu duygu sonucunda bireyde depresyon ve anksiyete gibi ruhsal problemler gözlenebilir.
Her yaş grubunda görülebilen ve insan hayatını derinden etkileyen umutsuzluk, Snyder’a göre üstesinden gelinemeyecek bir olgu değildir. Mizah, umut terapisi, farkındalık temelli terapi ve minnettarlık günlüğü tutma gibi pek çok yöntemle aşılabilir. Son zamanlarda yaşanılan olumsuz olaylar bireyleri umutsuzluğun kıyısına sürüklese de yaşam olduğu müddetçe umut da her zaman olmaya devam edecektir.
Kaynaklar
Birol L. (1997). Hemşirelik Süreci, Hemşirelik Bakımında Sistematik Yaklaşım (3. Baskı). Etki Matbaacılık.
Kierkegaard, S. (2022). Ölümcül Hastalık Umutsuzluk (1.Baskı) (İ. Yerguz, Çev.) Say Yayınları. (Orijinal eserin yayın tarihi 1849).
Lein, A. (2024, 25 Kasım). 6 Olumlu Başa Çıkma Stratejisiyle Umutsuzluğun Üstesinden Gelmek. https://positivepsychology.com/hopelessness/ adresinden 4 Temmuz 2025 tarihinde alınmıştır.
Oryal, T. A. ve Özmen, E. (2008). Lise öğrencilerinde umutsuzluk ve umutsuzluk düzeyini etkileyen etkenler. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 9, 8-15.
Öz F. (2004). Sağlık Alanında Temel Kavramlar. İmaj.
Pekrun, R. (2017). Emotion and achievement during adolescence. Child Development Perspectives, 11(3), 215–221.
Snyder, C.R. (2002). Umut teorisi: Zihindeki gökkuşağı. Psikolojik Soruşturma, 13(4), 249–275. https://doi.org/10.1207/S15327965PLI1304_01
Taslak, S., ve Işıkay, Ç. (2015). Hemşirelik bölümü öğrencilerinin eğitim algıları ile kaygı ve umutsuzluk düzeylerine yönelik bir araştırma: Sağlık yüksekokulu örneği. Süleyman Demirel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 6(3), 108-115
World Health Organization. (2015). World Report on Ageing and Health.


