Pazar, Ekim 18, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Gri Havaların Sığınağında Huzur ve “Ben Neden Böyleyim?” Suçluluğu Çelişkisi

Yağmurlu ve karamsar havanın olduğu herhangi bir günde olduğunuzu varsayalım. Dışarı çıkmak istemiyorsunuz ama işleriniz var ve çıkmanız lazım. ‘Güvenli alan’ diye adlandırabileceğiniz ev veya yurt türevi herhangi bir barınak içerisinde olmadığınız her an aklınızda dolanan düşünceler, sığınağınıza gidip, battaniye altında uyumak ya da sıcak bir şeyler içerek kitap okumak yahut dizi izlemek gibi günümüz popüler kültüründe ‘soft’ olarak adlandırdığımız hobilerle uğraşmak oluyor, değil mi? “Ben neden böyleyim?” diye kendinizi sorguluyorsanız eğer, anormal olmadığınızı ve bunun normal bir durum olduğunu bilmelisiniz. Çünkü bu sadece tek bir kişiye özel olmayan, altında biyolojik ve psikolojik etkenlerin olduğu bir durum.

Bilişsel Yavaşlama Etkisinde Güvenli Alana Sığınma Kaygısı

Karamsar havalarda ışıklı havalara kıyasla beyin bilişsel bir yavaşlama sürecine girer. Yani zihin karar verme, düşüncelerini toparlama, bilgileri hafızada tutma gibi bilişsel işlevlerini normale göre daha yavaş işler. Bu durum da bireyin dışa yönelik algılarının kısmen azalmasına ve buna paralel olacak şekilde giderek içe kapanmasına neden olur. Birey, içine yöneldikçe savunma mekanizması devreye girer ve ‘güvenli alan’ diye adlandırdığı yere sığınmak ister. Çünkü güvenli alanının çemberi içerisindeyken o günkü çaba kotasındakinden daha fazlasını sarf etmesine ve hayata uyum sağlayabilmek için ekstradan efor harcamasına gerek yoktur.

Neden Karamsar Havalarda Daha Çok Uyku Bastırır?

Kapalı havalarda insanın uykusunun gelmesinin hem biyolojik hem de psikolojik birçok nedeni olabilir. Biyolojik nedenlerin başında, kapalı havada doğal güneş ışığı azaldığı için gözleri bu uyarana maruz kalamayan bireyin vücudunda uyku hormonu olan melatoninin daha fazla salgılanması gelir. Psikolojik olarak baktığımızda ise bilişsel yavaşlamanın yanı sıra mevsimsel geçişlerde bireyin duygudurumunda meydana gelen dalgalanmalar da bu etkenlerdendir. Kapalı ve yağmurlu havalar genel olarak sonbahar ve kış mevsimlerinde karşılaştığımız hava olaylarıdır. Yaz gibi cıvıl cıvıl bir mevsimden sonra havaların soğuyup gündüzlerin kısaldığı iki mevsime geçiş yapmak kişiyi duygusal boşluğa düşürebilir. Bu durum kişinin tükenmişlik hissiyle sarmalanmasına sebep olabilir, tükenmişlik de beraberinde aşırı derecede uyku isteğini getirir.

Pembe Gürültü Olarak Yağmur ve Uyku Zuhuru

Pıt, pıt, pıt… Yağmurun yağış sesini hayalde canlandırmak bile insana huzur verir. Damlaların herhangi bir cisim ya da zemine çarparak çıkardığı bu ritmik ses örüntüsünü dinlerken zihin sakinleşip boşalır ve anın huzuruna kapılır. Yağmur ve huzur ilişkisel olarak birbiriyle bağdaşır çünkü yağmur literatürde pembe gürültü olarak adlandırılan seslerden birisidir. Pembe gürültü, ritmik ve düşük frekanslı seslerin kategorize edildiği kısımdır. Pembe gürültü, genel olarak arka planda sakinleştirici olan seslerdir ve bu kategoriye giren seslerin etkin olduğu ortamlarda zihin boşalır, beyin bedene “Sıkıntı yok.” diye uyaranlar gönderir. Bu uyaranları aldıkça beden tehlikede olmadığını kavrayıp güven ve huzur duygusuyla sarmalanır, derken kaçınılmaz olan gerçekleşir ve uyku bünyeye zuhur eder.

Bu Doğal Süreçte Öz-Şefkat

Kapalı ya da yağmurlu havalarda çok efor harcamak istemeden sadece yatma isteği kendinizi huzursuz ya da tembel hissetmenize ve “Bugün hiçbir şey yapmadım.” gibi söylemlerle suçluluk duygusuna kapılmanıza neden olabilir. Ancak bunun yalnızca tek bir kişiye özel olmadığını, herkes için geçerli ve altında psikolojik/biyolojik nedenlerin yattığı bir durum olduğunu bilmelisiniz. Böyle havalarda insan boşluğa düşüp hiçbir şey yapmadan sadece hayatın karmaşasından kaçmak isteyebilir ve bu bilimsel temelli açıklamaları olan doğal bir süreçtir. O yüzden bu doğal süreçte kendinize çok yüklenmeyin ve benliğinize şefkat göstermeyi unutmayın.

Ayşe Karabulut
Ayşe Karabulut
31 Mar 2005 tarihinde Antalya’da doğdu. Antalya/Konyaaltı Hayme Ana Kız Anadolu İmam Hatip Fen Lisesi’nden mezun oldu. Lisans eğitimine Selçuk Üniversitesi Psikoloji Bölümünde devam etmektedir. Yazı yazmak ve edebiyat küçük yaşlardan itibaren hayatının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Deneme, öykü, roman, şiir türlerinde eserler kaleme almaktadır. Yazmaya olan tutkusunu, psikoloji alanında ilerlemeyi planladığı kariyeriyle harmanlamayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar