Pazartesi, Ağustos 24, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Arkadaşlık Aşkı: Platonik İlişkilerdeki “Aşk Benzeri” Bağ Neden Göz Ardı Edilir?

Arkadaşlık Aşkı: Platonik İlişkilerdeki “Aşk Benzeri” Bağ Neden Göz Ardı Edilir? Bir insanın hayatını en çok kim şekillendirir diye sorsak, çoğumuzun aklına önce bir romantik partner gelmektedir. Oysa pek çok insan için hayattaki en uzun soluklu, en istikrarlı ve bazen en derin bağ, hiç “aşk” olarak adlandırılmayan bir arkadaşlıktır. Peki platonik bağlar, romantik aşktan gerçekten bu kadar farklı mı yoksa sadece toplumsal olarak farklı bir kutuya mı konulmaktadır? “Platonik” Kelimesinin Unutulan Anlamı Bugün “platonik” kelimesi genellikle “eksik” bir şeyin tanımı gibi kullanılmaktadır: cinsellik ve romantizm çıkarılmış, geriye kalan bağ. Ancak kelimenin kökeni bunun tam tersini işaret etmektedir. 15. yüzyılda İtalyan bilgin Marsilio Ficino tarafından türetilen “platonik aşk” terimi, Plato’nun bedensel arzuyu aşan, ruhlar arasındaki bağa duyulan bir sevgi vizyonunu yansıtımaktaydı; bu haliyle platonik aşk, romantik aşktan “eksiltilmiş” değil, ona göre daha saf bir sevgi biçimi olarak görülmekteydi. Psikolog Marisa Franco, Platonic adlı kitabında bu tarihsel bağlamı hatırlatarak, bugünkü kullanımın kelimenin özgün anlamından uzaklaştığını vurgulamaktadır. Beyin Aslında Ne Kadar Ayırt Ediyor? Sorunun nörobilimsel tarafı da beklenenden daha ilginç. Bartels ve Zeki’nin (2000) alanın öncü çalışması sayılan fMRI araştırması, derinden âşık olan katılımcıların partner fotoğraflarına bakarken beyin aktivitesini, aynı yaş, cinsiyet ve tanışıklık süresine sahip arkadaş fotoğraflarına verdikleri tepkiyle karşılaştırdı. Romantik aşkla ilişkili aktivasyon, medial insula, anterior singulat korteks ve kaudat nükleus gibi belirli bölgelerde yoğunlaşırken, arkadaşlığa yönelik tepkiler bu bölgelerde aynı yoğunlukta görülmemiştir (Bartels ve Zeki, 2000). Bu, romantik aşkın kendine özgü bir nöral imzası olduğunu göstermiştir ancak aynı zamanda, çalışmanın kıyaslama grubu bağın değil, aşk ile güçlü bir platonik bağın karşılaştırılmasıydı.olarak “sıradan” değil özellikle yakın arkadaşları seçmiş olması da dikkat çekici: yani karşılaştırma, aşk ile hiçbir Öte yandan Vrticka ve arkadaşlarının (2009) çalışmaları, arkadaşlığın kendine has bir nöral temeli olduğunu, empati ve sosyal biliş ile ilişkili beyin bölgelerinin bu bağlarda özellikle devreye girdiğini göstermektedir. Bir başka deyişle: romantik aşk ve platonik bağlılık farklı beyin devrelerinden besleniyor olabilir, ama bu bir öncelik değil, bir işlevsel farklılaşma meselesidir. Bağlanma Kuramı Sadece Romantik İlişkilere mi Ait? Bowlby’nin bağlanma kuramı uzun süre yalnızca ebeveyn-çocuk ilişkileri ve romantik ilişkiler bağlamında tartışılmıştır. Ancak son yıllardaki araştırmalar, güvenli, kaygılı ve kaçıngan bağlanma örüntülerinin arkadaşlıklarda da açıkça gözlemlendiğini göstermektedir. Gardner, Zimmer ve Campbell’ın (2020) çalışması, bağlanma kaygısı ve kaçınma düzeyi yüksek bireylerin arkadaşlıklarında daha düşük yakınlık ve daha fazla geri çekilme bildirdiğini ortaya koymuştur yani romantik ilişkilerde gözlemlenen dinamikler, platonik bağlarda da büyük ölçüde tekrarlanmaktadır.

VanUitert ve Galliher’in (2012) çalışması ise bir adım daha ileri giderek, bireylerin romantik ve platonik ilişkilerindeki bağlanma stillerinin birbirinden hem yakınsadığını hem de bazı noktalarda ayrıştığını bulmuştur. Bu bulgu, önemli bir noktayı göstermektedir: bir insanın arkadaşlarına nasıl bağlandığı, romantik partnerine nasıl bağlandığından tamamen bağımsız değil ikisi aynı temel bağlanma sisteminin farklı yüzleri olabilir. Peki Arkadaşlık, Aşkı Besliyor mu? Belki de en çarpıcı bulgu, ilişkinin yönü üzerine. Franco’nun derlediği araştırmalara göre, güçlü ve tatmin edici arkadaşlıklara sahip olmak, romantik ilişkinin dayanıklılığını ve kalıcılığını artıran bir zemin oluşturmakta yani neden-sonuç ilişkisi sıklıkla varsayıldığının tersine işlemekte: romantik aşkı güçlü kılan şey arkadaşlıklar, sadece arkadaşlığı “tamamlayan” şey romantik aşk değil. Ancak burada metodolojik bir detayı göz ardı etmemek gerekir: Sağlam arkadaşlıklar kurabilen bireyler, genellikle sağlıklı romantik ilişkiler kurma becerisine (sosyal yetkinlik ve duygu düzenleme gibi) zaten sahip olan kişilerdir. Dolayısıyla bu ilişki tek yönlü bir neden-sonuçtan ziyade, bireyin genel sosyal yetkinliğinin karşılıklı bir yansıması olarak da okunmalıdır. Bu bakış açısı, toplumsal olarak romantik ilişkiye atfedilen önceliği sorgulatırken; romantik aşkın içerdiği evrimsel ve kimyasal motivasyonları (tutku ve erotik arzu gibi faktörleri) da tamamen göz ardı etmemek gerekir. Sonuç ve Değerlendirme Sternberg’in üçgen aşk kuramı, sevgiyi yakınlık, tutku ve bağlılık bileşenlerinin farklı kombinasyonları olarak tanımlar; bu çerçevede platonik dostluk (“philia”) genellikle yüksek yakınlık ve bağlılık, düşük tutku içeren bir sevgi biçimi olarak konumlanır tutku eksikliği, bağın “daha az” olduğu anlamına gelmez, sadece farklı bir bileşimde olduğu anlamına gelmektedir. Belki de asıl mesele, platonik bağları romantik aşkın “eksik hali” olarak değil, kendi başına tam ve meşru bir sevgi biçimi olarak görmeyi öğrenmek. Bilim, bu iki bağın farklı nöral ve psikolojik zeminlerden beslendiğini göstermekte; biri diğerinin alternatifi veya türevi değil, insanın farklı psikolojik ihtiyaçlarını (güvenlik, aidiyet, tutku, entelektüel paylaşım) tatmin eden iki ayrı ekosistemdir.

Kaynakça

  • Kaynakça Bartels A, Zeki S. The neural basis of romantic love. Neuroreport. 2000 Nov 27;11(17):3829-34. doi: 10.1097/00001756-200011270-00046. PMID: 11117499.
  • Franco M. G., ProQuest (Firm), . (2022). Platonic. New York: G. P. Putnam's Sons.
  • Gardner, B. C., Zimmer, C., & Campbell, K. (2020). Attachment style and closeness in platonic friendships: The role of avoidance and anxiety. Journal of Social and Personal Relationships.
  • Sternberg, R. J. (1986). A triangular theory of love. Psychological Review, 93(2), 119–135.
  • VanUitert, V. J., & Galliher, R. V. (2012). Attachment style convergence and divergence across college students’ friendships and romantic relationships. Psi Chi Journal of Psychological Research, 17(1), 35–44. Vrticka P, Andersson F, Sander D, Vuilleumier P. Memory for friends or foes: the social context of past encounters with faces modulates their subsequent neural traces in the brain. Soc Neurosci. 2009;4(5):384-401. doi: 10.1080/17470910902941793. Epub 2009 Jul 27. PMID: 19637101.
Melisa Altınten
Melisa Altınten
Merhaba, ben Melisa. Liseyi çift diploma ile bitirdim. IB (International Baccalaureate) Diploma Programı'ndan mezun oldum. Lisede TEMA Vakfı'nda 1 sene gönüllü olarak çalıştım. TED Üniversitesi’ne 2024 yılının ağustos ayında yerleştim. TED Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde üçüncü sınıf öğrencisiyim. Bölümümüzde eğitim dili %100 İngilizce. Birinci sınıfımın güz ve bahar dönemlerini onur öğrencisi olarak tamamladım. İkinci sınıfımın güz ve bahar dönemlerini yüksek onur öğrencisi olarak tamamladım. Kasım 2024'ten beri TEDUMUN (TED Üniversitesi Model Brileşmiş Milletler) Topluluğu’nda Halkla İlişkiler departmanında gönüllü olarak çalışıyorum. Ayrıca TEDU Eşli Danslar Topluluğu'nda Kadınlar Hip Hop sınıfının aktif bir üyesiyim. 2025 yılının mart ve nisan aylarında Türk Psikologlar Derneği'nde gönüllü olarak çalıştım. Türk Psikologlar Derneği'nin gönüllü ağının bir parçasıyım. Altı Üstü Psikoloji Platformu'nda şubat 2026’dan beridir Üniversite Temsilcisiyim ve de Eğitim & Etkinlik ekibinin bir üyesiyim. TNC Group şirketlerine bağlı Rehber Klinik departmanının 1 aylık Uzaktan Psikolojik Testler Staj programını başarıyla tamamladım. Kritik düşünme, iletişim, görevler arası ekip liderliği, halkla ilişkiler, istatiksel veri analizi, proje planlama, sunum ve araştırma becerileri yeteneklerimin arasında yer almaktadır. Özellikle ilgilendiğim psikoloji alanları Sosyal Psikoloji, Bilişsel Psikoloji, Bilişsel Sinirbilim ve Sinirbilimdir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar