Cumartesi, Mayıs 23, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Attention Seeking Behaviour ve Altında Yatan Psikolojik Süreçler

Günlük hayatta “attention seeker” yani “ilgi meraklısı” etiketi çoğu zaman olumsuz bir anlam taşır. Sürekli dramatik davranan, sosyal medyada yoğun görünürlük arayan, sürekli onay bekleyen ya da bulunduğu ortamın merkezinde olmak isteyen kişiler çoğu zaman yüzeysel biçimde değerlendirilir. Ancak psikoloji açısından bakıldığında attention seeking behaviour yalnızca dikkat istemek değildir; çoğu zaman görülme, anlaşılma, doğrulanma ve duygusal ihtiyaçların fark edilmesi çabasıdır.

American Psychiatric Association tarafından yayımlanan DSM-5’e göre dikkat çekme davranışı, bireyin başkalarının dikkatini ve hayranlığını üzerine çekmeye yönelik davranışlar sergilemesi olarak tanımlanır. Bu davranış bilinçli olabileceği gibi bilinçdışı süreçlerden de kaynaklanabilir.

Attention Seeking Behaviour Nedir?

Attention seeking behaviour, kişinin çevresinden yoğun ilgi, onay, tepki veya doğrulama alma amacıyla geliştirdiği davranış örüntüleridir. Bu davranışlar bazen pozitif yollarla ortaya çıkabilirken bazen de çatışma, dramatizasyon veya manipülasyon şeklinde görülebilir. Bu davranış örnekleri arasında:

  • sürekli iltifat beklemek,
  • hikayeleri abartmak,
  • mağduriyetini dramatikleştirmek,
  • provokatif söylemlerde bulunmak,
  • sosyal medyada “vague posting” yapmak,
  • aşırı duygusal tepkiler vermek,
  • sürekli görünür olma ihtiyacı hissetmek

Ancak burada önemli olan nokta davranışın kendisinden çok, davranışın altında hangi ihtiyacın bulunduğudur.

Çocukluk Travmaları ve Görülme İhtiyacı

Birçok uzman attention seeking behaviour’ın kökenlerini erken çocukluk dönemindeki bağlanma ilişkileriyle ilişkilendirmektedir. Özellikle:

  • duygusal ihmal,
  • tutarsız ebeveyn ilgisi,
  • koşullu sevgi,
  • travmatik aile ortamı,
  • sürekli eleştirilme veya görünmez hissettirilme

Bu durumlar, kişinin ilerleyen yaşlarda dikkat çekerek var olmaya çalışma eğilimini artırabilir. Çocuklukta ihtiyaçları yeterince görülmeyen birey, zamanla “sessiz kalırsam fark edilmem” inancını geliştirebilir. Böylece dikkat çekmek yalnızca sosyal bir davranış değil, psikolojik bir hayatta kalma stratejisi haline dönüşebilir. Ayrıca, düşük benlik saygısı, yalnızlık ve travma dikkat çekme davranışını besleyebilir; ancak bu davranış bazen kişinin bağlantı kurma veya duygusal ihtiyaçlarını görünür hale getirme çabası da olabilir.

Attention Seeking ve Kişilik Bozuklukları

Histronik Kişilik Bozukluğu ile attention seeking behaviour en sık ilişkilendirilen yapılardan biridir. Bu kişilik örüntüsünde birey:

  • ilgi odağı olmadığında huzursuz olabilir,
  • yoğun ve teatral duygusal tepkiler verebilir,
  • fiziksel görünümünü dikkat çekme aracı olarak kullanabilir,
  • ilişkilerde aşırı yakınlık hissedebilir.

Burada dikkat çekme davranışı, kişinin benlik değerini sürdürebilmesi için bir tür psikolojik destek mekanizmasına dönüşebilir. Kişi dikkat gördüğünde var olduğunu hissederken, ilgisizlik yoğun boşluk hissi yaratabilir.

Borderline Kişilik Bozukluğu olan bireylerde görülen bazı davranışlar da dışarıdan “attention seeking” olarak yorumlanabilir. Ancak çoğu zaman bu davranışların temelinde yoğun terk edilme korkusu, duygusal regülasyon problemleri ve kimlik karmaşası bulunur. Örneğin:

  • ani krizler,
  • kendine zarar verme tehditleri,
  • yoğun öfke patlamaları,
  • dramatik ilişki çatışmaları

Bu durumlar çoğu zaman manipülasyondan çok, duygusal acının dışavurumudur. Özellikle toplumda “bunu dikkat çekmek için yapıyor” şeklindeki yorumlar, kişinin yaşadığı psikolojik sıkıntının küçümsenmesine neden olabilir.

Narsistik Kişilik Bozukluğu ile attention seeking arasındaki ilişki daha çok hayranlık ihtiyacı üzerinden şekillenir. Narsistik özellikler gösteren birey:

  • sürekli takdir görmek isteyebilir,
  • başarılarını abartabilir,
  • özel ve üstün görünme ihtiyacı hissedebilir,
  • sosyal görünürlüğü benlik değerinin bir parçası haline getirebilir.

Fakat grandiyöz görünümün altında çoğu zaman kırılgan bir özgüven bulunur. Dışarıdan alınan ilgi ve hayranlık, kişinin içsel değersizlik hissini kısa süreliğine bastırabilir.

Bipolar Bozukluk ve Attention Seeking Davranışları

Bipolar Bozukluk dönemlerinde de dikkat çekici davranışlar görülebilir. Özellikle mani veya hipomani dönemlerinde kişi:

  • aşırı konuşkan olabilir,
  • dürtüsel davranabilir,
  • sosyal medyada yoğun paylaşım yapabilir,
  • dikkat çekici giyinebilir,
  • riskli davranışlarda bulunabilir,
  • kendine aşırı güven sergileyebilir.

Bu davranışlar dışarıdan “ilgi çekme çabası” gibi algılansa da aslında yükselmiş duygudurum, dürtüsellik ve nörobiyolojik değişimlerle ilişkilidir. Bu nedenle dikkat çekici davranışların her zaman kişilik özelliği olarak değerlendirilmesi klinik açıdan doğru olmayabilir.

Sosyal Medya ve Modern Görünürlük Kültürü

Günümüzde sosyal medya attention seeking behaviour’ı daha görünür hale getirmiştir. Beğeni sayıları, görüntülenmeler ve çevrimiçi onay mekanizmaları bireyin dışsal doğrulamaya bağımlı hale gelmesine neden olabilir. Özellikle düşük benlik saygısı yaşayan bireyler için sosyal medya:

  • geçici bir değer hissi,
  • görünür olma deneyimi,
  • sosyal kabul hissi yaratabilir.

Ancak bu doğrulama kısa süreli olduğundan kişi sürekli daha fazla ilgi arayışına girebilir.

Kısaca, attention seeking behaviour toplumda çoğu zaman küçümsenen bir kavramdır. Oysa psikoloji açısından bakıldığında dikkat çekme davranışı çoğu zaman kişinin karşılanmamış duygusal ihtiyaçlarının bir göstergesidir. Bu dikkat çekme davranışı yardım arayışı ya da ihtiyaçların görünür hale gelme çabası olabilir. Burada psikolojik açıdan önemli olan soru: “Bu kişi neden dikkat çekmeye çalışıyor?” sorusudur. Çünkü bazı insanlar gerçekten ilgi peşinde değildir; aslında sadece görülmeye, anlaşılmaya ve duygusal olarak fark edilmeye çalışıyordur.

Damla Ayçin Sınar
Damla Ayçin Sınar
Damla Ayçin Sınar, Yeditepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden yüksek onur derecesiyle mezun olmuştur ve şimdi yüksek lisans eğitimine Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi'nde devam etmektedir. Lisans eğitimi süresince çeşitli kliniklerde asistan psikolog olarak görev almış ve araştırma laboratuvarında çalışmıştır. Psikoloji alanındaki eğitimini, Make-A-Wish, TOG ve TEGV gibi sivil toplum kuruluşlarında çocuklarla yürüttüğü gönüllü çalışmalar ve saha deneyimleriyle pekiştirmiştir. Yeditepe Üniversitesi Çamlık dergisinde yazarlık; Y’OL Psikoloji’de yayın koordinatörlüğü, editörlük ve yazarlık; Typelish platformunda ise içerik üreticiliği yapmıştır. Dijital mecralarda psikoloji üzerine düzenli yazılar kaleme alan Sınar, yayıncılık serüvenine şimdi Psikoloji Times Türkiye ile devam etmektedir. Yazılarında suç psikolojisi, aşk ve ilişkiler, travma ve bilinçaltı gibi temaları ele alacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar