Salı, Mayıs 12, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Toplumsal Şiddetle Mücadelede “Eko-Sistem” Dönüşümü

Klinik Psikolog Gizem Akcan

Toplumsal düzeyde şiddet sarmalını kırmak, yalnızca bireysel bir çaba değil, bir ekosistem dönüşümü gerektirir. Çocukların ve gençlerin şiddeti bir iletişim dili olarak kullanmalarını engellemek için, Bronfenbrenner’ın sosyal ekolojik sistemler kuramında belirttiği gibi, mikro (aile) ve makro (toplum) sistemlerin entegre bir şekilde çalışması şarttır:

1. “Ebeveyn Okuryazarlığı” ve Psikososyal Destek

Toplumun en küçük birimi olan ailede, “duygu odaklı ebeveynlik” modelinin yaygınlaştırılması gerekmektedir.

  • Ne yapılmalı? Ebeveynlerin sadece fiziksel bakım sağlayan değil, duygusal regülasyon becerisi kazandıran “rehberler” olmaları için belediyeler, okullar ve sağlık kuruluşları üzerinden ücretsiz, erişilebilir ebeveyn eğitimleri standart hale getirilmelidir.
  • Amaç: Öfkeyi bir cezalandırma aracı olarak kullanan değil, öfkenin altındaki ihtiyacı okuyan bir ebeveyn profili yaratmak.

2. Okullarda “Sosyal-Duygusal Öğrenme” (SDÖ) Programları

Akademik başarıyı öncelikleyen müfredatların yanına, en az o kadar ağırlıklı Sosyal-Duygusal Öğrenme programları eklenmelidir.

  • Ne yapılmalı? Empati kurma, çatışma çözme, hayal kırıklığıyla başa çıkma ve öfke yönetimi, temel dersler gibi müfredatın ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Okul rehberlik servisleri, “kriz odaklı” değil “önleyici ve gelişimsel” bir yapıda kurgulanmalıdır.
  • Amaç: Şiddetin bir “yetenek” veya “statü” değil, bir “sosyal beceriksizlik” olduğunun farkındalığını kazandırmak.

3. Dijital İçerik Denetimi ve “Medya Okuryazarlığı”

Dijital platformlar, şiddetin en hızlı normalize edildiği alanlardır.

  • Ne yapılmalı? Çocukların maruz kaldığı şiddet içerikli oyunlar ve sosyal medya algoritmaları konusunda yasal düzenlemeler sıkılaştırılmalı; ailelere dijital içerik filtreleme ve eleştirel düşünme konusunda rehberlik edilmelidir.
  • Amaç: Çocukların dijital dünyanın “anlık tatmin” döngüsünden çıkıp, sanal şiddet ile gerçek hayat arasındaki keskin çizgiyi idrak etmelerini sağlamak.

4. Toplumsal Dil ve Model Alma

Çocuklar gördüklerini kopyalarlar. Toplumsal kutuplaşmanın, trafikteki gerginliğin ve “güçlünün haklı olduğu” anlayışının yerleştiği bir ortamda şiddetin azalması beklenemez.

  • Ne yapılmalı? Medya organlarından siyasi dile, dizi senaryolarından gündelik sohbetlere kadar her alanda “şiddetsiz iletişim” (Nonviolent Communication) dili teşvik edilmelidir. Yetişkinler, çocuklara “sertlik” değil “dayanıklılık” modellemesi yapmalıdır.
  • Amaç: Toplumun genelinde şiddetin meşrulaştırılmadığı bir kültür oluşturmak.

5. Mahalle ve Topluluk Kültürünün Yeniden İnşası

“Bir çocuğu yetiştirmek için bir köy gerekir” sözü, bugün hâlâ geçerlidir.

  • Ne yapılmalı? Çocukların akranlarıyla güvenli ortamlarda etkileşime girebileceği, spor, sanat ve sosyal sorumluluk projelerinin yer aldığı mahalle bazlı “sosyalleşme ağları” güçlendirilmelidir.
  • Amaç: Çocukların aidiyet duygusunu şiddet içeren çeteler veya alt kültürler yerine, sosyal ve sportif gelişim ağlarında bulmalarını sağlamak.

Sonuç olarak; şiddeti önlemek için “cezayı artırmak” tek başına yeterli değildir. Şiddet, bir “boşluk” hastalığıdır. Çocuklarımızın hayatındaki o boşluğu (duygu yönetimi, empati, sınır algısı) biz doldurmazsak, orayı şiddet, dezenformasyon ve kontrolsüz dürtüler dolduracaktır. Toplumca yapmamız gereken; çocuklarımızın ellerine sadece kalem değil, birbirlerinin yaralarını sarabilecekleri şefkati ve çatışmaları konuşarak çözebilecekleri donanımı vermektir.

Gizem Akcan
Gizem Akcan
Lisans Eğitimimi ODTÜ Psikoloji, Yüksek Lisans ve Doktora Eğitimlerimi ise İstanbul Arel Üniversitesi Klinik Psikoloji Alanında tamamladım. Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimim boyunca TUBİTAK Üstün Başarı Bursu aldım. Ulusal ve uluslararası indeksli dergilerde yayınlanan Türkçe ve İngilizce dillerinde yazılmış makalelerim ve kitap bölümlerim bulunmaktadır. Yaklaşık 11 yıldır Türkçe ve İngilizce dillerinde yetişkin ve ergen bireylerle bireysel terapi, ilişki ve çift terapisi, aile terapisi, ebeveyn danışmanlığı konularında yüz yüze ve online danışmanlık yapmaktayım. “Kabul ve Kararlılık Terapisi”, “Bilişsel Davranışçı Terapi”, “Gottman Çift Terapisi”, “Sistematik Aile Terapisi” ağırlıklı olarak ve 2023 Yılında onaylanan ve tüm dünyada yeni terapi yöntemi olarak kabul gören, tarafımca geliştirilen Sanat Tarihi Terapisi ile danışan görmeye devam etmekteyim. Aynı zamanda uzmanlık alanlarımda, bireysel, kurumsal eğitimler ve süpervizyon eğitimleri vermekteyim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar