Savaş; bireylerin hayatını olumsuz etkileyen ve travmalara yol açan kollektif (toplumsal) bir olgudur. Savaş ortamında bulunan çocuklar; yoksulluk başta olmak üzere şiddet, işkence ve göç gibi durumlara şahit olabilmektedir. Bu durum çocuklarda birçok psikolojik rahatsızlığa sebep olabilmektedir.
Çocuklar; yetişkinler gibi sahip oldukları duyguları ve sıkıntıları açıkça ifade edemez. Savaş gören çocuklarda da bu durum geçerlidir. Savaş ortamında olan çocuk çoğu zaman kendi ruh haline göre tepki vermemekte, ebeveynlerinin sahip olduğu duygulara göre tepki vermektedir. Örneğin ebeveynler kaygılı ise ve bu durumu çocuğa yansıtıyorsa çocuk da kaygılı olabilmektedir.
Savaş mağduru olan çocuklarda; başta Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) olmak üzere depresyon, kaygı bozukluğu ve fobik bozukluklar görülmektedir. Bu yazıda özellikle travma sonrası stres bozukluğu ele alınacaktır.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir?
Travma; bireyin hayatını ve yaşamsal bütünlüğünü tehdit eden olayların tamamını kapsar. Savaş, doğal afetler, kazalar ve şiddet olayları travmatik yaşantılar arasında yer alır. Travma, bireylerde yoğun korku ve çaresizlik duygularına neden olur.
Travma küçük ve büyük travmalar olarak ikiye ayrılır. Küçük travmalar; kişilerarası ilişki sorunları ve stresli yaşam olaylarını kapsarken, büyük travmalar; savaş ve doğal afet gibi yaşamı doğrudan tehdit eden olayları içerir. Travmatik olaylar genellikle ani ve beklenmedik şekilde ortaya çıkar. Bazı bireylerde belirtiler hemen görülürken, bazı bireylerde aylar hatta yıllar sonra ortaya çıkabilmektedir.
DSM-5’e Göre Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri
- Travmatik olayların tekrar tekrar hatırlanması (flashback)
- Travmatik olayla ilgili sıkıntı veren rüyalar (kâbuslar)
- Travmatik olayı yeniden yaşıyormuş gibi hissetme
- Travmayı hatırlatan kişi ve nesnelere karşı yoğun sıkıntı yaşama
- Travmayı hatırlatan uyaranlardan kaçınma
Bu belirtiler bir ay sürüyorsa Akut Stres Bozukluğu, altı ay ve daha uzun sürüyorsa Travma Sonrası Stres Bozukluğu olarak değerlendirilir.
Savaş Mağduru Çocuklarda TSSB
Savaş, yalnızca bulunduğu coğrafyayı değil, diğer toplumları da ekonomik ve psikolojik olarak etkileyen bir olgudur. Ancak savaşın etkisi özellikle kırılgan gruplar üzerinde daha yıkıcıdır. Bu grupların başında çocuklar gelmektedir.
Çocuklar, yetişkinlere kıyasla savaştan daha fazla etkilenmektedir. Çünkü gelişim süreçleri devam eden çocuklar, bakım ve destek açısından ebeveynlerine bağımlıdır. Savaş ortamında ise bu destek çoğu zaman kesintiye uğrar. Bu durum çocukların ihmale, istismara ve sağlık sorunlarına daha açık hale gelmesine neden olur.
Savaş aynı zamanda göçe de yol açar. Göç yalnızca fiziksel bir yer değiştirme değil; psikolojik, sosyal ve kültürel bir kırılmadır. Çocuklar bu süreçte güven duygularını kaybedebilir, dünyayı daha tehlikeli bir yer olarak algılamaya başlayabilir ve diğer insanların kendilerine zarar vereceğini düşünebilir.
Göç eden çocuklar, yeni çevrelerine uyum sağlamakta zorlanabilir. Kültürel farklılıklar, dil bariyerleri ve sosyal dışlanma gibi faktörler bu süreci daha da zorlaştırır. Ayrıca eğitimden mahrum kalmaları, gelişimsel ve sosyal sorunların artmasına yol açar.
Savaşta aile bireylerini kaybeden çocuklarda ise uzun süreli yas, kaybı anlamlandıramama ve derin duygusal boşluklar görülebilir. Bunun yanı sıra ayrımcılık ve dışlanma deneyimleri, çocuklarda kimlik karmaşası ve sosyal izolasyona neden olabilir.
Psikososyal Destek ve İyileşme Süreci
Savaş mağduru çocuklara sağlanacak sosyal destek, iyileşme sürecinde kritik bir rol oynar. Çocukları dışlamamak, onları şefkatle karşılamak ve güvenli bir ortam sunmak, psikolojik iyileşmenin temel adımlarıdır.
Çocukların yeniden güven duygusu geliştirmesi, dünyayı daha olumlu algılamaları ve sosyal bağlarını güçlendirmeleri için destekleyici bir çevre oluşturulmalıdır. Bu süreçte sevgi, anlayış ve süreklilik, en güçlü iyileştirici unsurlar arasında yer alır.
Sonuç
Savaş, çocukların yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik gelişimini de derinden etkileyen travmatik bir deneyimdir. Travma Sonrası Stres Bozukluğu, bu sürecin en yaygın sonuçlarından biridir.
Bu nedenle savaş mağduru çocukların yalnızca temel ihtiyaçlarının değil, aynı zamanda duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarının da karşılanması büyük önem taşır. Onlara sunulacak güvenli, destekleyici ve kapsayıcı bir çevre, travmanın etkilerini azaltmada en güçlü koruyucu faktörlerden biridir.
Kaynakça
Gözübüyük, A. A., Duras, E., Dağ, H., & Arıca, V. (2015). Olağanüstü durumlarda çocuk sağlığı. Journal of Clinical and Experimental Investigations, 6(3), 324–330.
Köroğlu, E. (2013). DSM-5 Tanı Ölçütleri Başvuru El Kitabı.


