Cuma, Şubat 20, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Sesimi Duyan Var Mı?

Depremin Psikolojik Etkileri

Deprem, ani gelişen ve bireyin yaşam bütünlüğünü tehdit eden bir doğal afettir. Fiziksel yıkımın yanı sıra, bireylerin ruh sağlığı üzerinde kısa ve uzun vadeli ciddi etkiler yaratmaktadır. Depremler sonrasında ortaya çıkan psikolojik tepkiler, travmanın şiddetine, bireyin kişisel özelliklerine, yaşanan kayıplara ve sosyal destek sistemlerinin varlığına göre değişkenlik göstermektedir. Bu bağlamda depremin psikolojik etkilerinin anlaşılması, afet sonrası ruh sağlığı hizmetlerinin planlanması açısından büyük önem taşımaktadır.

Deprem ve Travmatik Stres Tepkileri

Deprem, birey için kontrol edilemeyen ve yaşamı tehdit eden bir olay olduğundan travmatik stres kaynağı olarak değerlendirilmektedir. Deprem sonrası en sık görülen tepkiler arasında yoğun korku, çaresizlik, şok, dikkat dağınıklığı ve uyku bozuklukları yer almaktadır. Bu belirtiler genellikle akut stres tepkisi kapsamında ele alınır ve olaydan sonraki ilk günler veya haftalar içinde ortaya çıkar (American Psychiatric Association [APA], 2013). Çoğu bireyde bu belirtiler zamanla azalmakla birlikte, bazı kişilerde kalıcı veya uzun süreli ruhsal sorunlara dönüşebilmektedir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Deprem sonrası gelişebilen en önemli psikopatolojilerden biri Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)’dur. TSSB; travmatik olayın tekrar tekrar zihinde canlanması, kabuslar, kaçınma davranışları, aşırı irkilme ve sürekli tetikte olma hali ile karakterizedir (APA, 2013). Depremi yaşayan bireyler, sarsıntı hissine benzer uyaranlara karşı yoğun kaygı yaşayabilir ve güvenli alan algıları ciddi biçimde zarar görebilir. Araştırmalar, doğal afetlere maruz kalan bireylerde TSSB görülme oranlarının genel nüfusa kıyasla daha yüksek olduğunu göstermektedir (Norris et al., 2002).

Depresyon ve Yas Süreci

Deprem sonrasında ortaya çıkan bir diğer yaygın psikolojik sorun depresyondur. Bireyin çevresindeki yakınlarının kaybı, ev veya iş kaybı yaşayan bireylerde yoğun üzüntü, umutsuzluk, suçluluk ve yaşamdan zevk alamama gibi belirtiler görülebilir. Bu durum çoğu zaman yas süreciyle iç içe geçmektedir. Normal yas tepkileri zamanla hafiflerken, sürecin uzaması veya kişinin işlevselliğini ciddi şekilde bozması durumunda klinik depresyon gelişme riski artmaktadır (Bonanno et al., 2010). Özellikle belirsizlik ve güvensizlik duygusunun uzun süre devam etmesi depresif belirtileri pekiştirebilmekte bu durum da kişideki depresyonun uzamasına sebebiyet vermektedir.

Çocuklar ve Ergenlerde Psikolojik Etkiler

Çocuklar ve ergenler, gelişimsel özellikleri nedeniyle depremin psikolojik etkilerine karşı daha kırılgan bir gruptur. Deprem sonrası çocuklarda regresyon belirtileri (alt ıslatma, parmak emme), ayrılma kaygısı, öfke nöbetleri ve akademik sorunlar gözlemlenebilir. Çocuklar yaşadıkları travmayı sözel olarak ifade etmekte zorlandıkları için, duygularını oyun ve çizimler aracılığıyla yansıtabilirler (Pynoos et al., 1999). Ebeveynlerin veya çocuktan sorumlu kişilerin sakin, tutarlı ve güven verici tutumu, çocukların travmayı daha sağlıklı şekilde işlemesine katkı sağlamaktadır.

Sosyal Destek ve Psikolojik Dayanıklılık

Deprem sonrası psikolojik iyileşmede sosyal destek önemli bir koruyucu faktördür. Aile, arkadaşlar ve toplum tarafından sağlanan duygusal ve pratik destek, bireyin stresle başa çıkma kapasitesini artırmaktadır. Araştırmalar, güçlü sosyal destek ağlarına sahip bireylerde travma sonrası ruhsal sorunların daha az görüldüğünü ortaya koymaktadır (Hobfoll et al., 2007). Ayrıca toplumda gelişen dayanışma ve yardımlaşma duygusu, kolektif iyileşme sürecini desteklemektedir.

Sonuç

Deprem, yalnızca fiziksel çevreyi değil, bireylerin psikolojik dünyasını da derinden etkileyen bir afettir. Akut stres tepkileri, travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ve yas süreci deprem sonrası sık karşılaşılan ruhsal tepkiler arasında yer almaktadır. Bu tepkilerin anlaşılması ve normalleştirilmesi, bireylerin psikolojik iyilik halini desteklemek açısından önemlidir. Afet sonrası ruh sağlığı hizmetlerinin erişilebilir ve sürdürülebilir olması, uzun vadeli psikolojik sorunların önlenmesinde kritik bir rol oynamaktadır.

6 Şubat 2023 Depremleri için Bir Anma ve Dayanışma Notu

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen ve çok sayıda ili etkileyen depremler, ülkemizin hafızasında derin bir yara bırakmıştır. Binlerce insanın yaşamını yitirdiği, milyonlarca insanın doğrudan ya da dolaylı olarak etkilendiği bu büyük felaket, yalnızca fiziki yapıları değil, toplumun ruhsal bütünlüğünü de sarsmıştır. Bu metin, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımızı saygıyla anmak ve depremden etkilenen herkese geçmiş olsun dileklerini iletmek amacıyla kaleme alınmıştır. 6 Şubat 2023 depremlerinde yaşamını yitiren tüm yurttaşlarımızı rahmetle anıyor; depremden etkilenen bireylerin acılarının paylaşıldığını ve iyileşme sürecinde yalnız olmadıklarını vurgulamak istiyoruz. Yaşanan kayıpların bir daha tekrar etmemesi umuduyla, tüm depremzedelere geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Kaynakça

  • American Psychiatric Association. (2013). Ruhsal bozuklukların tanısal ve istatistiksel el kitabı (5. bs.; DSM-5).

  • Bonanno, G. A., Brewin, C. R., Kaniasty, K., & La Greca, A. M. (2010). Afetlerin bedeli: Bireyler, aileler ve topluluklarda sonuçlar, riskler ve psikolojik dayanıklılık.

  • Hobfoll, S. E., Watson, P., Bell, C. C., Bryant, R. A., Brymer, M. J., Friedman, M. J., … Ursano, R. J. (2007). Kitlesel travmaya yönelik acil ve orta dönem müdahalede beş temel unsur.

  • Norris, F. H., Friedman, M. J., Watson, P. J., Byrne, C. M., Diaz, E., & Kaniasty, K. (2002). 60.000 afet mağduru konuşuyor: Bölüm I. 1981–2001 yılları arasındaki ampirik literatürün gözden geçirilmesi.

  • Pynoos, R. S., Steinberg, A. M., & Piacentini, J. C. (1999). Çocukluk çağı travmatik stresine gelişimsel psikopatoloji modeli.

Cansın Saylam
Cansın Saylam
Cansın Saylam, 2017-2021 yılları arasında Avrasya Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun olmuştur. Bu yıllar içinde devlet hastanesi ve rehabilitasyon merkezinde gönüllü stajyerlik yapmış, birçok seminer ve kongreye katılım sağlamıştır. 2022-2025 yılları arasında Trabzon’da özel bir bakım merkezinde ruhsal engelli bireyler ile çalışmıştır. Şu anda Sinop’ta yaşaması sebebiyle ergen ve yetişkin bireylere kaygı, depresyon, şizofreni, kişilik bozuklukları, anksiyete bozuklukları ile aile ve çift ilişkileri alanlarında online danışmanlık hizmeti vermektedir. Nöropsikoloji, sağlık psikolojisi, spor psikolojisi, bilişsel psikoloji ve klinik psikoloji alanlarıyla ilgilenmektedir. Klinik gözlemlerini bilimsel verilerle harmanlayarak danışanlarının duygusal, bilişsel ve davranışsal süreçlerini anlamlandırmalarına yardımcı olur. Amacı, danışanlarının yaşam kalitesini artırmak, işlevselliğini güçlendirmek ve içsel kaynaklarını yeniden keşfetmelerini sağlayarak geniş kitlelere ulaşmak ve psikolojinin daha anlaşılır ve ulaşılır hale gelmesini sağlamaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar