Cumartesi, Nisan 11, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Kendini Sabotaj

Hayatımız boyunca kendi potansiyelimizi gerçekleştirmeye çalışır, kendimizin ve hayatımızın en iyi hâlini oluşturmaya ve sürdürmeye çabalarız. Bunun için elimizde bulunan tüm kaynakları seferber ederiz. Ancak bilim dünyasında yer alan kendini sabotaj kavramı, bu yaşam amacımıza oldukça ters düşen bazı girişimlerde bulunabildiğimizi ifade eder. Kendini sabotaj, diğer bir adıyla kendini engelleme, ilk olarak Berglas ve Jones tarafından ele alınmıştır. Berglas ve Jones (1978), kendini sabotaj kavramını “bireye başarısızlığı dışsallaştırma, başarıyı ise içselleştirme olanağı sağlayan bir eylem ve performans ortamının birey tarafından seçilmesi” olarak tanımlamıştır.

Daha açık bir ifadeyle kendini sabotaj, kişinin olası bir başarısızlığın kendi yetersizliklerinden kaynaklandığı düşüncesinden kaçınmak için bilinçli olarak çeşitli bahaneler ve engeller yaratmasıdır. Bu durumda kişi başarıyı kendine mal ederken, başarısızlığı dış nedenlere bağlar ve böylece benlik saygısını korumuş olur.

Kendini Sabotajın Psikolojik İşlevi

Kendini sabote etmek, özellikle öz değeri korumaya yönelik geliştirilen bir stratejidir. İlk bakışta iyi niyetli ve koruyucu bir mekanizma gibi görünse de, sık başvurulan bir davranış örüntüsü hâline geldiğinde birey üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratır. Bunların başında kendini sabotajın bir davranış biçimi ya da kişilik özelliği hâline gelmesi, problemlerin gerçekçi değerlendirilmesini zorlaştırması ve bireyin sosyal anksiyetesinin ve kaygı duyarlılığının artması gelir. Sonuç olarak düşük benlik algısı, düşük öz yeterlilik algısı ve artan mükemmeliyetçilik düzeyi de bu sürece eşlik edebilir.

Akademik ve Kariyer Alanında Kendini Sabotaj

Kendini sabotaj özellikle akademik ve kariyer yaşamında sık görülmekle birlikte, romantik ve romantik olmayan ilişkilerde de yaygın olarak karşımıza çıkar. Bu alanlardan herhangi birinde birey, başarısız olacağına dair bir öngörü geliştirdiğinde, başarılı olmaya yönelik engeller oluşturmaya başlar. Bu engeller sözlü ya da davranışsal biçimde ortaya çıkabilir.

Akademik ve kariyer alanlarında kendini sabotaj çoğu zaman erteleme, potansiyelin altında performans gösterme ya da başarı anlarında geri çekilme şeklinde görülür. Kişi yeterli donanıma sahip olsa bile, başarının getireceği sorumluluk, görünürlük ya da beklenti artışı bilinçdışı bir tehdit olarak algılanabilir. Bu durum uzun vadede fırsatların kaçırılmasına, özgüvenin aşınmasına ve “yapabilirdim ama olmadı” duygusunun kronikleşmesine yol açar. Öğrenilmiş çaresizlik, kendini gerçekleştiren kehanet ya da konfor alanından çıkmama gibi sonuçlar doğurabilir.

Kendini sabotajın fark edilmemesi, akademik ilerleme ve kariyer gelişiminin önündeki en sessiz ama en güçlü engellerden biridir. Bu nedenle başarıya giden yolda yalnızca yetkinlikleri değil, başarıyla kurulan ilişkiyi ve bu ilişkiye eşlik eden şemaları da sorgulamak hayati önem taşır.

Romantik İlişkilerde Kendini Sabotaj

İlişkiler bağlamında kendini sabotaj hem romantik ilişkilerde hem de diğer kişilerarası ilişkilerde gözlemlenebilir. Romantik ilişkilerde ortaya çıkan bu biçim, romantik kendini sabotaj olarak adlandırılır. Romantik kendini sabotaj üzerine yapılan çalışmalar sınırlı olmakla birlikte, bu kavram; bireyin ilişki başarısını engelleyen sözlü ya da davranışsal tutumları ya da çaba göstermeyerek ilişki başarısızlığını haklılaştırması şeklinde tanımlanır.

Romantik kendini sabotajın tipik bir örneği, önceki ilişkilerinde bağı bir türlü ciddi bir aşamaya taşıyamamış bir kişinin, yeni ilişkisinde işler ciddileşmeye başladığı anda partnerine karşı saldırgan, mesafeli ya da suçlayıcı bir tutum geliştirmesidir. Bu davranışlar çoğu zaman ilişkiyi korumak için değil, olası bir terk edilme ya da başarısızlık ihtimalini önceden kontrol altına almak için ortaya çıkar.

Kendini Sabotaj Döngüsünü Kırmak

Kendini sabotajın bireyde yarattığı olumsuzlukları gidermenin temelinde bu döngüyü fark etmek ve kırmak yer alır. Bunun için öncelikle kendini sabotajın ortaya çıkış nedenleri incelenmeli ve elde edilen bulgular doğrultusunda çözüm yolları oluşturulmalıdır. Bireyin davranışları ya da sözel tutumları ile ortaya çıkan sonuçlar arasındaki ilişkinin açıkça gösterilmesi, yani yüzleştirilmesi önemlidir. Buna ek olarak benliği güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapılmalı ve daha yapıcı baş etme stratejileri geliştirilmelidir.

Romantik kendini sabotaj söz konusu olduğunda, bu adımlara ek olarak ilişki becerilerinin güçlendirilmesi gerekir. Kişinin kendisi ve başkaları hakkındaki temel inançları gözlemlenmeli ve bu inançlar üzerinde çalışılmalıdır. İlişkilerin kaçınılmaz stresörleriyle baş edebilmek için yeni baş etme stratejileri geliştirilmeli ya da stres toleransı artırılmalıdır.

Sonuç

Kendini sabotaj çoğu zaman zihnin bize düşman olmasından değil, bizi korumaya çalışmasından kaynaklanır. Ancak bir zamanlar işlevsel olan bu koruma mekanizmaları artık bireyin gelişimini engelliyorsa, yeniden düzenlenmeleri mümkündür. Belki de en büyük değişim, kişinin kendisine şu cümleyi dürüstçe söyleyebilmesiyle başlar:
“Artık kendi yolumdan çekilmeyi seçiyorum.”

Tuğçe Şahin Güverçinci
Tuğçe Şahin Güverçinci
Uzman PsikologTuğçe Şahin Güverçinci, bireylerin psikolojik esneklik, öz-motivasyon ve iyilik hallerini arttırmayı hedefleyerek kariyerlerini ve kişisel gelişimlerini bir üst noktaya taşımaya gayret etmektedir. Aile danışmanlığı ve insan kaynakları yönetimi alanlarında uzmanlaşan Güverçinci, insanların iş ve kişisel yaşamlarında daha sağlıklı seçimler yapmalarına destek olmaya çalışmaktadır. Dijital platformlarda bilgilerini paylaşarak, bireylere ulaşmayı ve bilimsel temellere dayanan bilgiler sunmayı amaçlamaktadır. Yazılarında, kişisel ve profesyonel yaşamda daha verimli ve tatmin edici süreçler izlemek için pratik önerilerde bulunmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar