Cuma, Haziran 12, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Gözlem Yoluyla Öğrenme ve Çocuklar: Ekran Çağında Model Alma

Gözlem sadece izlemek değildir; çoğu zaman gördüklerimiz fark etmeden bize yön verir. Özellikle çocukluk döneminde davranışların nasıl modellendiğini en belirgin şekilde gözlem üzerinden takip ederiz. Çünkü çocuklar, anlatılanlardan çok gösterileni benimser ve gördükleri davranışları hızla öğrenme sürecine dönüştürürler.

Bu yazımızda çocukların gözlem yoluyla öğrenme sürecini ele alacağız. Bunu yaparken hem psikoloji tarihinin en önemli deneylerinden biri olan Albert Bandura’nın gerçekleştirdiği Bobo Doll Deneyi’ne değinecek hem de günümüzde çocukların en çok maruz kaldığı alanlardan biri hâline gelen ekran dünyasının bu süreci nasıl şekillendirdiğini tartışacağız.

Çocuklar Gördüklerini Süzmez, Doğrudan İçselleştirir

Yetişkinler, büyük ölçüde şekillenmiş kişilik yapıları ve değer yargıları doğrultusunda gözlemledikleri davranışları eleştirel bir süzgeçten geçirerek değerlendirir ve bu değerlendirme sonucunda davranışlarını bilinçli biçimde yönlendirirler. Ancak çocuklar için durum farklıdır. Özellikle erken çocukluk döneminde, bireyler henüz iyi–kötü, yararlı–zararlı gibi ayrımları sağlıklı biçimde yapabilecek bilişsel ve duygusal olgunluğa sahip değildir. Bu nedenle gözlemledikleri davranışları sorgulamadan, doğrudan taklit etme olasılıkları oldukça yüksektir.

Nitekim konuşmaya yeni başlayan bir çocuğun bulunduğu ortamlarda, aile üyelerinin kelimelerini özenle seçmeleri ve argo kullanmaktan kaçınmaları bu durumun en somut örneklerinden biridir. Çünkü çocuk, duyduğu ifadeleri herhangi bir süzgeçten geçirmeden aynen tekrar edebilir.

Eskiden çocukların dünyayı tanıma biçimi büyük ölçüde çevresiyle sınırlıydı. En başta anne-baba olmak üzere aile üyeleri, komşular ve yakın çevre, çocuğun ilk ve en güçlü rol modellerini oluştururdu. Çocuk; nasıl konuşacağını, nasıl davranacağını, sevincini ve öfkesini en yakından gözlemlediği bu kişiler üzerinden öğrenir.

Sınırlı Çevreden Sınırsız Ekrana

Peki ya günümüz çocukları dünyayı kimlerden, nerelerden ve nasıl öğreniyor?

Günümüzde çocuklar teknolojik cihazlara ve internete çok erken yaşlarda erişebilmektedir. Akıllı telefonlar, tabletler ve bilgisayarlar neredeyse her evin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Bu durum, çocukların gelişimi üzerinde çeşitli etkileri de beraberinde getirmektedir.

Beyin gelişimi, sosyal ilişkiler, dikkat ve odaklanma becerileri ile duygusal gelişim yoğun ekran maruziyetiyle doğrudan ilişkili alanlar arasında yer almaktadır. Aynı şekilde hayal gücü, fiziksel aktivite alışkanlıkları ve problem çözme becerileri de bu süreçten etkilenebilmektedir.

Bu etkilerin her biri ayrı ayrı ele alınmayı gerektiren önemli başlıklardır. Ancak bu yazının odak noktası, ekranlarda gözlemlenen davranışların çocukların davranışları üzerindeki etkisidir. Günümüzde çocuklar yalnızca yakın çevrelerini değil, dijital içerikleri de gözlemlemekte ve bu içerikleri gerçek yaşamın bir parçası gibi içselleştirebilmektedir.

Gözlemle Öğrenmenin Kanıtı: Bobo Doll Deneyi

Peki, bir çocuk yalnızca izleyerek gerçekten öğrenir mi? Gördüğü bir davranış onun dünyasında bir gerçeğe, bir alışkanlığa, hatta bir yaşam biçimine dönüşebilir mi? Psikoloji bu “gözlemin” gücünü nasıl açıklar?

Bu soruların cevabı bizi psikolojinin güçlü kuramlarından birine götürüyor: gözlem yoluyla öğrenmeyi merkeze alan Sosyal Bilişsel Öğrenme Kuramı. Bu kurama göre insan, birçok davranışı doğrudan yaşayarak değil; başkalarını gözlemleyerek, onları model alarak öğrenir. Kuramı geliştiren Albert Bandura’ya göre bir davranışın öğrenilmesi için çoğu zaman tek koşul, o davranışın bir başkası tarafından yapılırken görülmesidir (Cüceloğlu, 1990; Schultz, 2002; akt. Yılmaz, M. T.).

Sosyal Bilişsel Öğrenme Kuramı’nın psikoloji alanında etkili biçimde kabul görmesinde önemli rol oynayan çalışmalardan biri, Bandura tarafından gerçekleştirilen Bobo Doll Deneyi’dir. Bandura ve arkadaşları, saldırganlığın gerçekten gözlem ve model alma aracılığıyla öğrenilip öğrenilmediğini incelemeyi amaçlamıştır.

Bunun için Stanford Üniversitesi anaokulundaki 72 çocukla bir deney yapılır. Çocukların bir kısmına, şişme bir Bobo bebeğine karşı fiziksel (vurma, itme) ve sözel (bağırma, tehdit etme) saldırganlık içeren davranışlar sergileyen bir yetişkin modeli izletilir. Bir kısmına ise bebeğe hiç dokunmayan, sakince oynayan bir yetişkin gösterilir. Diğer çocuklar ise hiçbir modeli izlemez (Galanaki & Malafantis, 2022; akt. Sönmezer & Balcıoğlu).

Biraz zaman geçtikten sonra çocuklar oyuncaklarla dolu bir odaya alınır. İçlerinde bebekler, arabalar, boyalar vardır… Ama aynı zamanda çekiç gibi saldırgan oyuncaklar da bulunur. Ve çocuklar yalnız bırakılıp izlenir.

Sonuç adeta dijital çağın da özeti gibidir: Saldırgan davranışı izleyen çocuklar, aynı saldırganlığı neredeyse birebir tekrar eder. Hatta çocukların yaklaşık yüzde doksanının, izlediği yetişkinin davranışını modellediği görülür. Çocukların yüzde kırkının ise aylar sonra bile bu davranışlara devam ettiği gözlemlenmiştir (Tatlıoğlu, 2021; akt. Sönmezer & Balcıoğlu).

Ekran Çağında Model Alma

Bugün çocukların karşılaştığı dijital içerikler çoğu zaman yaş uyarılarının ötesinde bir gerçeklik taşır. Örneğin televizyon dizilerinin büyük bölümünde “7+” yaş etiketi bulunsa da bu yapımların içeriklerini düşündüğümüzde kaçının gerçekten 7 yaşındaki bir çocuğun duygusal ve bilişsel gelişimine uygun olduğunu sorgulamak gerekir.

Aynı durum video oyunları, YouTube ve benzeri içerikler için de geçerlidir. Bazı çizgi filmlerden popüler oyunlara, kısa videolardan dizi sahnelerine kadar birçok içerikte şiddet, tehdit, hakaret, alay, zorbalık, hızla ödüllendirilen saldırgan tepkiler ve sağlıksız iletişim örüntüleri yer almaktadır.

Henüz doğru–yanlış ayrımını tam anlamıyla yapamayan bir çocuk için maruz kalınan her görüntü, davranış repertuvarına doğrudan eklenebilecek bir model niteliğindedir. Çünkü çocuk, izlediği davranışı “kurgusal”, “abartılı” ya da “yanlış” olarak etiketlemez; yalnızca görür, kaydeder ve gerektiğinde tekrarlar.

Bu nedenle asıl soru şudur: Bir çocuğun izlediği bir karakterin davranışını model alma olasılığı nedir?

Bandura’nın yıllar önce gösterdiği gibi, eğer çocuk görüyorsa, öğrenmiştir. Bu öğrenmenin etkisi ise maruz kalma sıklığına ve çocuğun gelişimsel özelliklerine göre değişse de temelde çocuklar ve ekran ilişkisinde gözlemin gücü yadsınamaz.

Dijital çağda çocukların bakışı tek bir yuvaya değil, sonsuz bir ekrana uzanır. Gördükleri çoğalır, etkileri de büyür. Biz yetişkinler bile bilgisayar başında uzun süre kaldığımızda zihnimizin yorulduğunu, gözlerimizin zorlandığını, dikkatimizi toparlamakta güçlük çektiğimizi fark ederiz. Bütün bunlar, gelişimini büyük oranda tamamlamış beyinlerde bile ortaya çıkan etkiler.

Henüz dünyayı yeni yeni anlamlandırmaya çalışan, gördüğü her şeyi hızla kaydeden bir çocuğun zihninde bu yoğun maruziyetin nasıl izler bırakabileceğini ise tahmin etmek zor değildir.

Kaynakça

Sönmezer, Z. (2025). Dijital Medyada Yayınlanan Savaş İçeriklerinin Çocuklar Üzerindeki Etkileri: “Savaşın Gölgesinde Çocuk Olmak”. Dijital Medya Çalışmaları-1, Kitap Bölümü.

Tatlıoğlu, S. S. (2021). Öğrenmeye sosyal-bilişsel bir bakış: Albert Bandura. Sosyoloji Notları, 5(1), 15–30.

Yılmaz, M. T. (2015). Albert Bandura ve Değerler Eğitimi. Temmuz–Ağustos, 83.

Zeynep Esen
Zeynep Esen
Zeynep Esen, Mudanya Üniversitesi Psikoloji lisans programının son sınıf öğrencisidir. Özellikle klinik psikoloji, sosyal psikoloji ve nöropsikoloji alanlarına ilgi duymaktadır. Öğrencilik sürecinde çeşitli topluluk çalışmaları ve etkinliklerle deneyim kazanmış; insanlarla etkileşim kurmayı ve bilgiyi paylaşmayı önemsemiştir. İnsan davranışlarını çok boyutlu bir bakış açısıyla ele almayı benimseyen Esen, psikoloji bilgisini yalnızca akademik bir alanla sınırlı tutmayıp günlük yaşamın içinde de anlamlandırmaya çalışmaktadır. Psychology Times Türkiye’de kaleme aldığı yazılarında, bireylerin içsel dünyalarına ışık tutarken aynı zamanda psikolojiyi erişilebilir ve düşündürücü bir dille aktarmayı amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar