Perşembe, Aralık 4, 2025

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Travmatik Beyin Hasarının Suç Davranışı Üzerindeki Nöropsikolojik Etkileri: Bir Literatür Taraması

Başa alınan darbe, kaza veya yaralanma sonucu beyinde meydana gelen doku veya işlevsel bozulmalara travmatik beyin hasarı denilmektedir. İleri derece travmatik beyin hasarları sakatlık veya ölüme yol açabileceği gibi bilişsel, davranışsal ve duygusal işlevleri kontrol eden beyin bölgelerinde ciddi bozulmalara neden olabilmektedir (Wang ve ark., 2016). Bu noktada travmatik beyin hasarının suç olgusu ile olan ilişkisi incelemelere konu olmuştur.

Suç, bireysel ve toplumsal boyutta yasal sınır ve ilkelerin ihlaline neden olan davranışlar olarak tanımlanmaktadır. Sosyoekonomik koşullar, işsizlik, aile içi şiddet, sosyal çevre, toplumsal eşitsizlik gibi sosyal faktörlerin yanı sıra biyolojik ve nöropsikolojik değişkenler de suç davranışının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir (Weatherburn, 2001). Travmatik beyin hasarlı bireylerin suç işleme olasılıkları ve bu davranışı tekrar etme eğilimleri üzerine yapılan çalışmalar adli psikoloji ve nöropsikoloji alanlarını bir kesişim noktasında buluşturmuştur. Beyin hasarının suç işleme eğilimi üzerinde artışa neden olduğunu gösteren araştırmalar, beraberinde cezai sorumluluk kavramını da gündeme getirmiştir.

Bu yazıda; travmatik beyin hasarının suç işleme davranışı üzerindeki etkileri, mevcut adli nöropsikoloji literatürü ışığında ele alınacaktır. Travmatik beyin hasarının, cezai ehliyet konusuna getirdiği güncel tartışmalara değinilecektir.

Travmatik Beyin Hasarının Nörobiyolojik Temelleri

Beynin yönetici işlevlerini ve bilişsel kontrol mekanizmalarını yöneten frontal bölge; karar verme, algılama, tepki verme, kontrollü veya otomatik düşünme gibi bilişsel ve davranışsal süreçleri organize etmede son derece önemlidir. Beynin prefrontal bölgesinde biliş ve davranışı düzenleyen sinir ağlarında meydana gelen hasarlar pek çok psikiyatrik ve nörolojik bozukluk ile ilişkilidir (Friedman ve Robbins, 2022).

Frontal lobda meydana gelen yaralanma veya bozulmaların yürütücü işlev, davranış, ahlaki yargı yetisi ve kişilik üzerinde ciddi değişimlere neden olduğu 1840’lı yıllarda meydana gelen Phineas Gage vakasıyla fark edilmiştir. Demiryolu inşaatı çalışmalarında kazara bir patlama sonucu prefrontal lobuna demir bir çubuk giren Gage, yaralanma sonucunda hayatta kalmayı başarmıştır. Gage’in prefrontal bölgesinde meydana gelen hasar sonucu dürtü kontrol ve duygusal düzenleme işlevlerinde bozulmaların meydana geldiği incelenmiştir (Barrash ve ark., 2018).

Frontal bölgede meydana gelen hasarlar, bireyin kontrollü düşünme ve davranış denetleme yetisinde zayıflamalara neden olabilmektedir (Maldonado ve Alsayouri, 2023). Travmatik beyin hasarına sahip bireylerin dürtüsel karar verme eğiliminde artış yaşandığı incelenmiştir. Bu tür bilişsel kontrol bozulmaları; saldırganlık, öfke patlamaları, uygun tepki verme eksikliği gibi reaksiyonlarla ilişkilidir.

Travmatik Beyin Hasarı ve Suç Davranışı Arasındaki İlişki

Travmatik beyin hasarı sonucu ortaya çıkan duygusal ve dürtüsel dengesizliğin, saldırganca davranışlar için risk faktörü taşıdığı incelenmiştir. Kuralları çiğneme, suça karışma, dürtüsellik, empati yoksunluğu, sinirlilik ve saldırganlık gibi antisosyal özellikler gösterme eğiliminde artış yaşandığı gözlemlenmiştir (Maresca ve ark., 2023). Bu bulguların yanı sıra suça karışma davranışının yalnızca travmatik beyin hasarından kaynaklanmadığı da saptanmıştır.

Travmatik beyin hasarı öncesi kişinin yaşamında sahip olduğu biyolojik ve psikososyal faktörler, hasar sonrası ortaya çıkan saldırganlığı önemli ölçüde etkilediği incelenmiştir. Yapılan bir çalışmada; hasar öncesi dönemde majör depresyon, madde bağımlılığı ve zayıf aile ilişkileri gibi faktörlerin, hasar sonrası ortaya çıkan saldırganlık üzerinde etkisi olduğu bildirilmiştir (Slaughter, 2003). Özellikle alkol ve madde kullanım sıklığı yüksek olan hastaların daha düşük olan hastalara kıyasla hasar sonrası daha fazla saldırganca davranma ve suç işleme eğilimi gösterdiği gözlemlenmiştir.

Travmatik Beyin Hasarı ve Cezai Ehliyet Tartışması

Travmatik beyin hasarı, suç işleme davranışının sergilendiği anda bireyin sahip olduğu bilişsel yetileri zayıflatabilir. Bu faktör cezai sorumluluğu ortadan kaldırmak için yetersizdir; zira hasarın varlığı tek başına bireyin irade ve muhakeme yetisini tamamen yitirdiğini kanıtlamaz (Johnston ve ark., 2023). Hasarın niteliği, failin olay anındaki bilinç durumu, hasardan önceki zihinsel sağlık durumu gibi etkenler dikkate alınarak değerlendirme yapılmadığında, travmatik beyin hasarı savunması suçu meşrulaştırma aracı hâline gelebilir.

Travmatik beyin hasarının doğrudan suç işlemeye neden olmadığı yönünde tartışmalar da mevcuttur. Phineas Gage vakasında beyin hasarının kişilik değişimine neden olduğu savunulsa da güncel psikososyal yaklaşımlar bu durumu eleştirmektedir. Gage’in travma sonrası dönemde yeni bir benlik algısı geliştirmiş olabileceği; bu değişimin çevresel, toplumsal ve psikolojik etkenlerin ortak etkisiyle şekillenmiş olabileceği ileri sürülmektedir.

Bu durum, nörogörüntüleme verilerinin cezai sorumluluğu ortadan kaldırmak için tek başına yeterli olmadığını göstermektedir. Suç işleyen kişinin beyninin, soruşturma sürecinde geçirebileceği işlevsel değişimler fMRI (Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme), yapısal değişimler ise MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme) gibi cihazlarla ölçülmektedir. Ek olarak beyindeki sinirsel ve yapısal bağlantıların değerlendirilmesi amacıyla beyaz cevherde oluşması muhtemel kusurlar DTI (Difüzör Tensör Görüntüleme) çalışmalarıyla incelenmektedir.

Suç işleyen bireylerin zihinsel sağlık durumlarının değerlendirilmesinde nörobilimsel raporların belirleyici değil, yalnızca diğer klinik ve psikososyal verileri destekleyici nitelikte olduğu savunulmaktadır (Egbenya ve Adjorlolo, 2021).

Sonuç

Travmatik beyin hasarı, frontal lob gibi önemli bir bölgede bozulmalara neden olup bireyin duygu ve dürtü kontrol mekanizmalarında zayıflamalara neden olabilmektedir. Hasar sonrası ortaya çıkabilecek yargılama yetisi kaybı, saldırganlık ve suç işleme davranışlarına eğilim artabilmektedir. Buna rağmen bu durumun cezai ehliyeti ortadan kaldırmak veya hafifletmek için yeterli olmadığı incelenmiştir.

Kaynaklar

Barrash, J., Stuss, D. T., Aksan, N., Anderson, S. W., Jones, R. D., Manzel, K., & Tranel, D. (2018). “Frontal lobe syndrome”? Subtypes of acquired personality disturbances in patients with focal brain damage. Cortex, 106, 65–80.
Egbenya, D. L., & Adjorlolo, S. (2021). Advancement of neuroscience and the assessment of mental state at the time of offense. Forensic Science International: Mind and Law, 2, 100046.
Friedman, N. P., & Robbins, T. W. (2022). The role of prefrontal cortex in cognitive control and executive function. Neuropsychopharmacology, 47, 72–89.
Johnston, E. L., Runyan, K. D., Silva, F. J., & Fuentes, F. M. (2023). Diminished criminal responsibility: A multinational comparative review. International Journal of Law and Psychiatry, 91, 101919.
Ke Wang, D., Cui, L., & Gao, L. (2016). Traumatic brain injury: A review of characteristics, molecular basis and management. Frontiers in Bioscience (Landmark Ed), 21(5), 890–899.
Maldonado, K. A., & Alsayouri, K. (2023). Physiology, brain. In StatPearls [Internet]. StatPearls Publishing.
Maresca, G., Lo Buono, V., Anselmo, A., Cardile, D., Formica, C., Latella, D., … & Corallo, F. (2023). Traumatic brain injury and related antisocial behavioral outcomes: a systematic review. Medicina, 59(8), 1377.
Slaughter, B., Fann, J. R., & Ehde, D. (2003). Traumatic brain injury in a county jail population: prevalence, neuropsychological functioning and psychiatric disorders. Brain Injury, 17(9), 731–741.
Weatherburn, D. (2001). What Causes Crime?

Dilber Hussein
Dilber Hussein
Dilber Husseın, 3.sınıf psikoloji öğrencisidir. Nöropsikoloji başta olmak üzere bilişsel psikoloji ve sosyal psikoloji alanlarında yazılar yazan Husseın, psikoloji alanında edindiği bilgileri okuyucuyla buluşturmayı hedeflemektedir. Psikoloji alanına ilgi duyan bireyler için sade ve anlaşılır bir dille anlatımlar yapmayı ve okuyucunun kendisine dair farkındalıklar kazanmasına yardımcı olmayı amaç edinmektedir. Yazılarında teorik bilgileri yaşamın içinden örneklerle birleştirerek, psikolojinin herkes için ulaşılabilir ve anlamlı bir alan olduğunu göstermeye çalışmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar