Terapi odası. Nasıl bir yerdir orası, içerisinde ne vardır bu odanın? Çoğu insan için belirli bir mekandır içinde danışan, terapist, koltuk ve saat bulunduran. Terapi odaları, terapi uygulayıcısı olan psikologların danışanlarının süreçlerine, zihinlerine, zihinlerinin aydınlık ve karanlık sularına dalış yaptığı yerdir. Bu fiziksel alanlar klinik ortamlarda bulunurken özel eğitimde terapi odası dediğimiz oluşum bir görüşme odasına bırakır yerini.
Özel eğitimde terapi odası danışan ve terapistin karşılıklı oturduğu bir yer değildir sadece. Özel eğitimde terapi odası, bazen bir sınıfın köşesi, bazen bir servis aracı, bazen bir annenin gözleri dolu bir şekilde çocuğunu anlattığı bir sandalye, bazen de bir çocuğun yere yatıp ağladığı birkaç metre karelik o alan… Çünkü özel eğitimde psikolog, sadece zihnin sularına dalmaz çocuğun krizine, ailenin çaresizliğine, öğretmenin tükenmişliğine, sistemin zorluklarına da dalar hem de bazen ekipmanı yetersizken…
Özel Eğitimde Çerçeve ve Esneklik
Klinik psikolojide terapi odası sınırları olan bir çerçevededir. Özel eğitimde görüşme odasının çerçevesi çocuğa ve aileye göre şekillenir. Çocuğun biricikliği, özel eğitim çocuğunun biricikliği, ailenin hassasiyeti, korkuları, çocuğun krizleri, hayal kırıklıkları, öfkesi terapistin çantasını farklılaştırır, ağırlaştırır ve terapist bu durumda çantasını sadece terapi odasında ya da görüşme odasında değil ihtiyaç olan her köşede, boşlukta açıp kullanmaktadır.
Özel eğitimde psikolog; aileler, çocuklar, öğretmenler ve çocuğa temas eden diğer bireylerle çalışır. Kimi zaman davranış düzenlerken kimi zaman korkuları anlamaya çalışır. Kimi zaman yorgunluklara destek olurken kimi zaman yetersizlikleri rahatlatmaya çalışır. Aslında eğitildiği öğrendiği yerden ancak daha hassas bir yerden. Bu alanda psikolog olmanın üç temel sorumluluğu vardır:
-
Öğrenci Mentali
-
Aile Mentali
-
Prosedür ve İşleyiş
Öğrenci Mentali ve Gelişimsel Tanılar
Öğrenci mentali kısmı en geniş alandır. Öğrencinin gelişim alanlarına dair süreçleri takip etmek, psikolojik, sosyal, dil ile ilgili, fiziksel ve bilişsel süreçlerini ölçme ve değerlendirme, anlamak ve geliştirmek görevleri başlıcalar arasındadır. Bu kısım öğrencinin gelişmesini ve diğer tüm kısımların sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesini sağlayan kısımdır. Burada süreci diğer psikoloji alanlarından farklı kılan nörogelişimsel tanılarla çalışılmasıdır. Otizm Spektrum Bozukluğu, Down Sendromu, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite, Özel Öğrenme Güçlüğü, Dil ve Konuşma Bozuklukları, Fizyolojik Yetersizlikler gibi tanılar… Bu tanılarla tanının, çocuğun bireysel ihtiyaçları ve ailenin talepleri doğrultusunda çalışılmaktadır.
Aile Mentali ve Yas Süreci
Aile mentali kısmında ise en derinde ailenin hayal edilen çocuk ile gerçek çocuk arasında sıkışmışlığını temsil eden yas süreci üzerine çalışılır. Ailenin hayal kırıklığı, pişmanlıkları, öfkesi, üzüntüsü, kaygıları süreci derinden etkiler. Bunların yanı sıra ev içi düzenlemeler, davranış yönetimi, fizyolojik ihtiyaçların yönetimi, günlük yaşam ihtiyaçlarının karşılanması ve akademik destek sağlanması konusundaki kısımları yönlendirilmesi de yine özel eğitimde çalışan bir psikoloğun başlıca görevleri arasındadır.
Prosedür, İşleyiş ve Entegrasyon
Son olarak prosedür ve işleyiş kısmında ise bahsedilmesi gereken yönetmelik kaynağınca idari personel olarak geçen psikoloğun görevleridir. Psikolog kurumlarda birleştirici, yönlendirici ve yapıcı güç olmalıdır. Çocuğun merkezde olduğu bu çemberi saran her bir bireyin entegrasyonunu, birlikte çalışma durumunu bilgi akışını sağlamalıdır. Bu çemberde aile, kurum idaresi, öğretmenler, fizyoterapist, ergoterapist, dil ve konuşma terapisti, okul öğretmenleri, okul idaresi, doktor gibi pek çok hizmet alanından yetkilinin sürece dahil olması ile ilgili kontrolün sağlanması sürecin randıman kazanması açısından psikoloğun oldukça önemli görevleri arasındadır.
Şimdiye kadar bir odadan değil bir alandan söz edildi. Zaman zaman duvarları, kapısı, sınırları olmayan bir oda kavramını aşan bir alandan… Özel eğitim psikologluğu çoğu zaman bir koltukta oturup konuşmak değil, hayatın içinden kırılgan bir dengeyi kovalamak gibidir. Bu açıklama yalnızca bir tanım değil aile ile çocuğun yollarına ışıklar tutulduğuna yönelik sürecin anlaşılması niyetiyle yapılmış bir açıklamadır. Bu çabada psikolog zaman zaman bir çevirmen, düzenleyici ve taşıyıcıdır. Bu doğrultuda anlaşılması umulan bu yazıya bir bilgi aktarımı olarak değil bir insanlık alanı olarak bakılması ve alanın anlaşılması konusunda uğraş gösterilmesidir. Çünkü bir psikolog için özel eğitimde süreç tek bir soru etrafında dönüyor: “Özel bir çocuk ve ailesi bu dünyada kendine nasıl bir yer bulur?” ve özel eğitim görüşme odası bu sorunun en çıplak haliyle sorulduğu, gereken cevapların oluşturulduğu sadece duvarlardan ibaret olmayan o yerdir.


