Cumartesi, Şubat 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Stoacı Bakış ile Kontrol Odağı

Her birey yaşamı boyunca çeşitli zorluklarla karşılaşarak istemediği olayların içinden geçer. Fakat tabii ki her insan başına gelen şeyleri aynı şekilde algılamaz ve değerlendirmez. Peki tüm bu olaylar olurken bizim algımızı yönlendiren nedir? Birlikte önce terimleri açıklayarak konunun derinlerine ilerleyelim.

Albert Bandura’nın ‘Sosyal Öğrenme Teori’ si; insanların, başkalarının davranışlarını sosyal etkileşimler veya medya yoluyla (günümüzde) gözlemleyerek, doğrudan pekiştirme olmaksızın da öğrenebileceğini ve taklit edebileceğini söyler. Bireylerin bu öğrenmeleri; düşüncelerinde, duygularında ve bir olay karşısında verdikleri tepkilerde kendini gösterir. Temeli ‘’Sosyal Öğrenme Teorisi’’ ne dayanan ve 1954 yılında psikolog Julian B. Rotter tarafından ortaya atılan Kontrol Odağı terimi insanın başına gelen olayların ya da davranışlarının sonuçlarını nereye atfettiği ile ilgilidir.

Kuram; ‘’Yaşadıklarım benim sorumluluğumdadır ve bu hayatın başrolü benim’’ şeklinde düşünüyorsak iç kontrol odağına, ‘’Başıma gelenler kaderin ve şansın bir ürünü’’ diyorsak dış kontrol odağına sahip olduğumuzu ifade eder. Buradan bakıldığında dış kontrol odağı uzun vadede kişiye sorumluluktan kaçış, pasiflik ve öz yeterlilikte azalma gibi dezavantajları olacaktır. Aşırı iç kontrol odağı da aynı şekilde kişiye kontrolü kaybetmemek için kaygı ve sonucunda da baş edemediği suçluluk duygusu yükleyecektir.

Kontrol Odağı Kavramının Kökenleri

Bu terimin kökenleri elbette 1954’ten daha eskiye dayanıyor. M.Ö. 300 yıllarında Fenike kökenli Kıbrıslı (Kition) Zenon tarafından Atina’da kurulan Stoa Okulu’nun ve sonradan bu okulun görüşlerini benimseyenlerin de stoacı olarak nitelendirilecek pek çok kişinin ortak düşüncesi ‘’ İnsan için önemli olan başına gelenler değil, başına gelenler karşısında hangi tutumda olduğu’’ dur. Stoacılık insanı temel alarak bireyin asıl yaşam amacı olan anlam ve mutluluğa erişmek için herhangi bir aracıya gerek olmadığını, bunun için temel şartın evrensel akla uygun bir yaşam kurmak olduğunu ifade eder. Bu şekilde bir yaşam da stoacılara göre ancak doğaya uygun ahlaksal yaşam ve kendini kontrol edebilen insan ile sağlanır. Peki nedir bu stoacıların özellikle bu kadar üzerinde durdukları kontrol kavramı?

Stoacı düşüncenin geç dönem temsilcilerinden; yaşamını bir köle olarak, zorlu şartlar altında sürdüren Epiktetos da iradeye yine iradeden başka hiçbir şeyin hükmedemeyeceğini savunur. İrademiz dışındaki hiçbir şey birey için bir şey ifade etmez. İradeyi bir çatı olarak düşünüp diğer bütün yeteneklerimizin bu çatı altında toplandığını varsayar. İradenin korunabilmesi için de kontrol alanımız ile alakalı ayrımı doğru yapmamız gerektiğini düşünür.

İrademiz Nerede Devreye Giriyor?

Stoacı düşüncenin Epiktetos kadar önemli bir diğer ismi ise; ‘’Filozof İmparator’’ şeklinde anılan Roma imparatoru Marcus Aurelius. Yaşadığı dönem içerisinde karşılaştığı zorluklara dayanarak kendi zihinsel muhasebesini yapmış ve cevaplarını da ‘’Kendime Düşünceler’’ adlı eserinde toplamıştır. Eserin 11. Bölümünde kontrol kavramına dair ayrımı şu şekilde yapıyor;

1- Kendi davranışların: Keyfi ya da soyut adaletin yapacağından farklı olmamaları. (Yani insan, sanki evrensel bir adalet sistemi adına hareket ediyormuş gibi davranmalıdır.) 2- Dışsal olaylar: Gelişigüzel veya kasten meydana gelmeleri. Şanstan yakınamazsın. Tanrısal öngörüyle tartışamazsın. (Olaylar bizden bağımsız bir düzenin sonucu olabilir ve bunun için evrenin düzeniyle kavga edemezsin.)

Tam da burada dışsal olaylar için kabul, kendi davranışlarımız içinse irade kavramı öne çıkıyor. İrademiz dışında gerçekleşen dışsal olaylara yüklediğimiz anlam mutluluğumuz önünde büyük bir engel teşkil ediyor. Aurelius yine aynı bölümde devam ediyor; ‘’ Yanlış anlamalarından kurtulursan iyi olacaksın. (Onlardan kurtulmanı kim engelliyor?) (Aurelius, çev. Kaleli, 2023)

Stoacılara göre algıladığımız ve algımız dışındaki ‘şeyler’ farklıdır. Dışsal olaylar üzerindeki yanlış algılarımız değiştirildiğinde mutlu olmak mümkündür. Epiktetos da algılarımızı şu şekilde ifade ediyor. ‘’İşleri ters gittiği için üzüntü içinde ağlayan birini gördüğünde görünüşün seni aldatmaması için dikkat et. Onun yerine, şunu söylemeye kendini hazırla: Bu kişiyi üzen şey gerçekleşen olay değil çünkü aynı olay başka birini üzmüyor ancak o olay hakkında varmış olduğu hükümdür.” (Epiktetos, Enchiridion, 2020) Yani bizi olumsuz etkileyen kısım o olay ile ilgili algımızdır.

Sonuç

Stoacı düşünce, yaşadıkları çağın gerektirdiği bir ortam içinde anlam arayan insanların bir çabasıydı. O dönemin filozofları, insanın iç dünyasını nasıl koruyabileceği ve mutluluğa nasıl ulaşacağı üzerine kafa yormuşlar ve büyük bir zaman ayırmışlar. Günümüzün belirsizliklerle dolu modern yaşamı; teknoloji, hız ve sürekli değişimle birlikte belki de kontrolümüz dışında çok daha fazla değişken barındırıyor. Fakat aradan geçen zamana rağmen değişmeyen bir gerçek var: Tıpkı o gün olduğu gibi bugün de elimizdeki en güçlü araç kontrol edebildiğimiz şeylere hükmedebilme gücümüz ve bu gücü ne için kullandığımız.

Sen bu farkındalık ile bu gücü ne için kullanıyorsun?

Kaynakça

TÜRKÇAPAR, M. Hakan; SARGIN, Ahmet Emre. Bilişsel davranışçı psikoterapiler: tarihçe ve gelişim. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi ve Araştırmalar Dergisi, 2012, 1.1: 7-14. Marcus Aurelius – Kendime Düşünceler, Zeplin Yayınları / Irmak Kaleli çevirisi / s. 131 Epiktetos. (2020). El kitabı–Enchiridion (S. Eraltan, Çev.). Lotus Yayınları.

Arzu Çağlar
Arzu Çağlar
Arzu Çağlar, Nuh Naci Yazgan Üniversitesi’nde %50 burslu, Psikoloji 3. sınıf öğrencisidir. Akademik ilgi alanları bilişsel ve klinik psikoloji üzerine yoğunlaşmıştır. Özellikle zihinsel süreçlerin günlük yaşantımızı nasıl şekillendirdiği ve içsel süreçlerin davranış üzerindeki etkisi üzerine araştırmalar yapmaktadır. Yazılarında bilimsel literatürü referans alarak psikolojinin gündelik yaşamdaki yansımalarını, davranış üzerindeki karşılıklarını incelemeyi ve psikolojik bilgiyi sade ve anlaşılır bir dille toplumla buluşturmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar