Pazar, Nisan 26, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Narsist Ebeveynin Çocuğuda Narsist Midir?

Özet

Bebeklik döneminden itibaren yetişkinlik süresince insan farklı karakterlerde bireylerle bir etkileşim içindedir. Hatta bu etkileşim daha bizler anne karnındayken başlar. Annenin gebelik süresince hissettiği korku, sevinç ve öfke gibi duyguları bebek de hisseder. Davranış bozukluklarının neredeyse hepsinin temelinde çevresel etkenlere ek olarak genetik faktörlerin yatışı tam da bu durumla örneklendirilebilir. Bize hayat yolculuğumuzun başından beri eşlik eden ailemizdeki bireylerin duygu durum ve davranış bozukluklarının ise karakter gelişimimizdeki olumlu etkilerinin yanında olumsuz etkileri de azımsanamayacak kadar fazladır.

Narsizm Nedir?

Narsizm, kişinin kendi bedensel ve zihinsel benliğine karşı duyduğu hayranlığın ve empatiden yoksunluğun olduğu, bireylerin kendilerini olağanüstü ve özel görme eğilimi ile karakterize bir kavramdır. Narsist kişilik bozukluğu (NKB) ise bu eğilimin psikolojik bir bozukluğa dönüşmesi durumudur. Bu durum, bireyin başkalarının duygularını ve ihtiyaçlarını önemsemeden sadece kendilerine odaklanıp bencil olmalarına neden olabilir. Ayrıca kişinin sosyal ilişkilerini, iş yaşamını ve genel yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Narsizmin Sebepleri ve Belirtileri

Narsist Kişilik Bozukluğuna sahip olan kişilerin sayısı toplumumuzda günden güne artış göstermektedir. Peki bizler bu kişileri nasıl diğerlerinden ayırt edebiliriz? Belirtileri kişiler arasında çoğunlukla benzer olsa da cinsiyet faktörü farklılıklara sebep olabilir. Örneğin narsist kadında kıskançlık ve rekabet duygusunda sıklık, sürekli onay bekleme, eleştiriye aşırı hassasiyet ve tepki, başarılarını abartarak anlatırken hatalarını görmezden gelme, başkalarının duygularını önemsememe, ilişkilerde manipülatif davranma eğilimi, isteklerinin yerine getirilmesini hemen isteme gibi davranışlar gözlenirken narsist erkek sürekli övülmek, üstünlük taslamak ister. Aynı zamanda her şeyi hak ettiğini düşünür, size dinlemez, fikirlerinize saygı duymaz, sürekli sizi eleştirir, telefon gibi kişisel eşyalarınızı karıştırma eğilimindedir, partnerinin erkeklerle görüşmesinden haz etmez, yavaşça partnerini sosyal ortamından izole eder ve kendi kafesinde tutmaya çalışır. Buna ek olarak narsist erkek dışarıya karşı iyi davranıp kişiliğini maskelerken, sindirmeye ve kısıtılamaya çalıştığı aile bireylerine kötü tutum sergileyebilir. Her iki cinsiyette de yıkıcı etkileri olan bu kişilik bozukluğunun sebepleri ise birden fazla faktöre bağlıdır. Çevresel ve genetik faktörlere ek olarak bireyin ailesinin veya ebeveynlerinden birinin narsist kişilik özelliklerine sahip olması ve bireyin narsist bir ailede büyümesi, erken yaşta travma, fiziksel şiddet-cinsel taciz-psikolojik baskı vb., ve ihmal yaşamış olması, yanlış ebeveyn tutumuna maruz kalması, rekabete maruz kalması ve akran zorbalığı yaşamış olması, mükemmelliyetçi olması narsist kişilik bozukluğuna sahip olmanın sebeplerinden birkaçıdır.

Narsist Ebeveyn Nasıl Davranır?

Narsist anne ve baba çocukları ile iletişim kurmaya çalışırken sürekli kendileri ile ilgili konuşur. Çocuk kendinden bahsederken ebeveyninin onu dinlediğini zanneder fakat narsist bireyler için yalnızca kendi duygu ve düşünceleri önemli olduğundan genelde karşılarındaki kişileri dinlemezler. Sonraki süreçlerde önceden söylediğiniz bir şeyden bahsederken hatırlamadıklarında ve o şeyi söylemiş olduğunuzu hatırlamadıklarını söylediğinizde bunu asla kabul etmeyerek öfkeyle tepki verirler. Bu kişiler bir çocuğun ebeveyni olmalarına rağmen olgun davranışlar göstermez ve sıklıkla bencilce davranışlar sergilerler. Etrafa çocuklarını ve onların başarılarını överken onlara bunu asla yansıtmazlar. Duygusal olarak desteklemez, başkalarının çocuklarıyla kıyaslama yaparlar. Kendilerinden kaynaklanan sorunlarda çocuklarını suçlama eğilimindedirler. Bir ebeveyn olarak yapması gereken şeyleri fedakarlık olarak görür ve çocuğa “hayatımı senin için fedakarlık yaparak geçirdim, senin için kendi hayatımdan vazgeçtim” gibi söylemlerde bulunarak çocuğu suçlu hissettirirler. Bu tarz ebeveynler çocuklarına küser ve olumsuz bir tavır takınır. Hatta ebeveynlerden biri narsist ise partnerine de bunu yansıtır ve bundan keyif duyar. Genellikle çevrelerinde olup biten şeyleri, komşularının yeni bir eşya alması vb, kıskanan narsist ebeveynin temel amacı zirvede olmaktır.

Narsist Ebeveynin Çocuğun Davranışlarına ve Yetişkinliğe Etkileri

Narsist ebeveyn ile büyümüş çocukların davranışlarında bazı olumsuzluklar, bu çocukların yetişkinliklerinde ortaya çıkan, ikili ilişkilerini ve sosyal çevrelerini etkileyen yıkıcı durumlar gözlemlenmektedir. Özellikle çocukluk çağındaki hırçın veya içe dönük davranışlar, çocuğun kendini güvende hissetmemesi, endişe hali içinde olması ve yaptıkları veya yapacakları davranışlarda çevrelerinden onay isteyen bakışları tipik özelliklerdendir. Birey yetişkinlik çağına geldiğinde ise durum daha ciddi boyutlara ulaşmaktadır. Büyüme çağında dinlenmemiş, fikirleri geçiştirilmiş, çeşitli sebeplerden dolayı ihmale uğramış çocuklar yetişkinlik döneminde karşısındaki kişiyi dinlememe, önemsememe veya tam aksine aşırı önemseme ve empatik olma davranışları ile kendilerini gösterebilirler. Kıyaslanmalar özgüven eksikliklerine veya onay ihtiyacına, mükemmelliyetçi davranışlara, hata yapmaktan korkmalara dönüşebilir. Kimi zaman aşırı özgüvenli görünen ve övülmekten haz alan bu bireylerin perde arkalarında aslında hissettikleri özgüvensizlik ve hassasiyet vardır. Partnerlerinin veya sosyal hayatlarındaki kişilerin parlamalarını, başarılarını, yükselişlerini istememeleri ve onları bastırma eğilimleri de bu yüzdendir. Bu kişilerin kariyerlerinde yükselişleri narsist bireyi terk edebileceği düşüncesine sürükler. Çocukluğunda ihmale uğrayan birey yeniden yalnız kalmaktan korkar. Bu korkusunu ise hayatındaki kişiyi yalnız bırakarak, çevresinden soyutlayarak yenmek ister. Çevresine olan yıkıcı etkilerinden bir diğeri ise manipülatif davranışları ile etraflarındaki kişilere kendilerini sorgulatarak kötü hissetmelerine sebep olabilmeleridir. Kendilerini başkalarından üstün görme, megalomanları, her şeyi hak ettiklerini düşünmeleri, çevresindekilere insanlara saygısız davranmaları, başkalarını sık sık eleştirme eğilimleri, aşk hayatlarında seçtikleri partnerlerini bir av olarak görmeleri fakat besledikleri duyguların sevgi ve aşk belirtisi olduğunu düşünmeleri, ilişkinin başında partnerlerini çok iyi ve eşsiz hissettirmeleri fakat ilerleyen süreçlerde bir o kadar değersiz hissettirmeleri diğer ortaya çıkan davranışlar ve özelliklerdir. Dönüşmekten korktukları ebeveynleri olan bireyler, narsist olduklarını asla kabul etmez ve psikolojik destek önerildiğinde karşılarındaki kişinin desteğe ihtiyacı olduğunu fakat kendisinin olmadığını vurgular. Kısacası narsizm psikolojik bir hastalık olmaktan öte bir kimlik katilidir.

Kaynakça

Rumeysa Deniz Ardahan
Rumeysa Deniz Ardahan
Rumeysa Deniz Ardahan, psikolog olarak yetişkin, ergen, çocuk ve çift psikolojisi alanlarında çalışmalar yürütmektedir. Klinik psikoloji ile adli psikoloji, özellikle kriminoloji, temel ilgi alanları arasındadır. Yurt içi ve yurt dışı çalışmalara katılarak mesleki gelişimini sürdürmektedir. Etik kurallar, mesleki yaklaşımının merkezinde yer almaktadır. Alanına ilişkin veri analizi yaparak makaleler yazmakta, bilimsel araştırmalar yürütmektedir. Yazılarını Türkçe ve İngilizce kaleme alarak akademik bilgiyi erişilebilir, güvenilir ve bilimsel temelli biçimde okurla buluşturmayı amaçlamaktadır. Disiplinlerarası bakış açısıyla eleştirel düşünceyi, etik duyarlılığı ve güncel literatürü merkeze alan nitelikli içerikler üretmeye odaklanmaktadır ve mesleki sorumluluğu sürekli önceler.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar