Perşembe, Nisan 30, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Aldat(ıl)mamak Mümkün Müdür?

Verdi’nin La Violette’inde geçen şu söz kulağımda çınlıyor:
“Gelin yalnızca haz içinde yaşayalım. Nasıl olsa aşklar da çiçekler gibidir, solarlar.”
Keşke aşk da çiçek de hep canlı kalabilseydi…

İlişkilerde Sessizlik ve Yalnızlık

Hadi şimdi aslında herkesin bildiği hikâyeyi konuşalım. Paylaşımları azalmış bir çift. Araya giren ekonomik sıkıntılar, sessizlikler, yorgunluklar… Kadın bütün gününü çocuklarla, yemekle, ev işleriyle geçiriyor. Erkek işten yorgun argın dönüyor. Yemek yeniliyor, çocuklar odalarına çekiliyor. Kadın mutfağı toparlarken adam televizyon karşısında sosyal medyada kayboluyor.

Adam geçmişinde ailesinden saygı görmemiş. Babası annesini defalarca aldatmış. Bu evde duyguların dili hiç konuşulmamış. Kadın yalnızlaştığını hissederken, erkek kaybetmekten korktuğu için susuyor. Konuşmadıkça daha da uzaklaşıyorlar.

Kadın soruyor: “Beni seviyor musun?”
Adamın cevabı hep aynı: “Tabii ki seviyorum. Sizin için gece gündüz çalışıyorum.”
Ama yalnızlık bitmiyor. Sorular sürüyor, cevaplar değişmiyor. Derken bir gece, adam sessizliğini bozuyor:
“Kendimi kaybolmuş hissediyorum… Biriyle birlikte oldum.”

Aldatma ve İlişkide Arzunun Yeniden Canlanması

Üçüncü kişi, arzuyu ve heyecanı kısa süreliğine canlandırıyor. Uyuyan Güzel’deki sahneyi hatırlayın: prens öper, prenses uyanır. Aldatma da ilişkide böyle geçici bir etki yaratıyor.

Sadakatsizlik her zaman kötü bir ilişkinin sonucu değildir. Bazen dışarıdan her şey yolundaymış gibi görünür. Ama içeride bastırılmış duygular, konuşulamayan ihtiyaçlar vardır. İnsan; arzuyu yeniden hissetmek, intikam almak, ekonomik sıkıntıların baskısından kaçmak ya da sosyal medyanın cazibesine kapılmak gibi pek çok sebeple aldatmaya yönelebilir.

Peki gerçekten bunlara gerek var mı? Aldatılmamak mümkün müdür?

Araştırmalara göre insanların %85-90’ı sadakatsizliği ilişkide büyük bir kriz, yas süreci olarak algılıyor. Çünkü sadakatsizlikten sonra yaşanan süreçte, birey güvenini, hayallerini ve ilişkideki ‘biz’ algısının kaybını yaşayabilir. Kimse bir ilişkide hayal kırıklığı yaşamak istemez çünkü her ilişki kendi içinde bir umutla başlar.

Affetme ve İlişkiye Devam Etme

Hikayemizde günler hatta aylar geçtikten sonra; kadın hâlâ kırgındır. Affetmeyi dener. Fakat eşinin aldattığı kadın, neredeyse her gün kadını arayıp rahatsız etmeye başlar. Adam daima eşine ‘onu sevdiğini, diğer kadınınla ilişkisi kalmadığını’ söylemesine rağmen. Artık kadın inanmıyordur. Defalarca kendi içinde affetmeyi dener ama gitmeyi tercih eder ve adama evin anahtarlarını teslim eder. Adam geri çevirmez.

Pek çok kişi aldatıldıkları takdirde bunun tereddütsüz ilişkilerin sonu olacağını dile getiriyor. Ancak gerçek yaşamda araştırmalara göre çiftlerin %60 ile %75’i sadakatsizlik, aldatmaya rağmen birlikteliklerine devam ediyor.

Peki gerçekleri aldatıldıktan sonra ilişkiye devam etmek mümkün müdür? Aslında bu sorunun tek bir cevabı yok. Herkesin hikayesi farklıdır; o yüzden kimisi affeder, kimisi affetmez, kimisi gider, kimisi kalır. Mesele kararın ne olduğunu değil, o kararın gerçekten sana ait olup olmadığıdır.

Aylar sonra kadın kafede arkadaşıyla buluşarak eşini affettiğini ve devam ettiklerini söyler. Arkadaşı ise aldatılmamasına rağmen evliliğini sürdürdüğü için ‘gurursuz’ bulup onunla görüşmeyi bırakmıştır. Benim de terapilerimde genellikle duyduğum ifade: ‘Aldatıldım ama hâlâ seviyorum.’ Bu zayıflık değildir. Bu insani bir duygudur. Hiçbirimiz bir başkasının yerine karar veremeyiz. Diğerinin hikayesini tam olarak yaşamadan anlamayamayabiliriz.

Sanal Aldatma ve Duygusal Yabancılık

Sadakatsizlik artık sadece fiziksel değil. İnternetin yaygınlaşmasıyla “sanal aldatma” hayatımıza girdi. Fiziksel temas olmadan, yalnızca yazışmalarla da güven sarsılabiliyor. Bir danışanım şöyle demişti:
“Eşim benim en iyi tanıdığım kişiydi ama yazışmalarını okuduğumda yabancı biriyle karşılaştım.”
İşte kalpteki asıl sızı da bu yabancılık hissi.

Amerika’da yapılan bir araştırmanın sonucuna göre aldatma ve ekonomik durum arasında bir bağlantı olduğu tespit edilmiştir. Ekonomik krizler, geçmiş travmalar, çocuklukta ebeveynin ihanetine şahit olmak… Hepsi aldatma riskini artırıyor. “Babam annemi defalarca aldattı ama ben asla babam gibi olmayacağım” diyen biri bile aynı hataya düşebiliyor. Çünkü geçmişi bilmek tek başına yeterli olmuyor.

İlişkilerde duygusal yük çoğunlukla kadınlarda. Erkekler çoğu zaman duygularını ifade etmeyi bilmiyor. Psikoterapist Silvia Tenenbaum’un sözleri çok yerinde: “Erkekler konuşmayı bilmiyor değil, ne konuşacaklarını bilmiyorlar.” İşte bu yüzden çocuklarımızı duygularını ifade edebilen bireyler olarak yetiştirmek, gelecekte ilişkilerin seyrini değiştirebilir.

Aldatılmamak Mümkün Mü?

Hayır, değil. Çünkü iletişimsizlik varsa risk hep var. Ama sağlıklı iletişim kurmak, ilişkide tıkanan noktaları görmek ve paylaşmak bu ihtimali azaltabilir. Buna rağmen ilişkiyi devam ettirmek isteyen partnerler için birkaç önemli ipucu:

  1. Acıyı kabul etmek: Gerçekle yüzleşmek.

  2. Anlamlandırmak: İlişkinin nerede tıkandığını görmek.

  3. Affetmek: Geçmişi bırakıp ileriye yürümek.

Her hikâye farklıdır. Kimisi affeder, kimisi gitmeyi seçer. Ama tek bir gerçek var: Aldatan kişinin sonrasında attığı adımlar, ilişkinin kaderini belirler.

Fatma Çelik
Fatma Çelik
Fatma Çelik, Ankara Ufuk Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuş, Klinik Psikoloji yüksek lisansını Yakın Doğu Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Akademik sürecinin ardından, özellikle aile, evlilik ve ilişki dinamikleri üzerine uzmanlaşarak çeşitli eğitim ve sertifika programlarıyla mesleki yetkinliğini derinleştirmiştir. Klinik gözlem ve uygulama alanlarında aktif rol alarak teorik bilgisini sahadaki deneyimle harmanlamıştır. Psikolojiye duyduğu derin ilgi, insan davranışlarını anlama merakı ve içten bir bağ kurma isteği, mesleğini tutkuyla icra etmesini sağlamaktadır. Bu tutkuyu yalnızca terapötik süreçlerle sınırlı bırakmayan Çelik, kaleme aldığı e-kitap aracılığıyla psikolojik farkındalığı daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlamıştır. Yazılarını bilgilendirici olmanın ötesinde, okuyucuda içsel bir kıvılcım uyandıracak şekilde kurgulayan Fatma Çelik, Psychology Times Türkiye çatısı altında; farkındalık kazandıran yazılarıyla sizlerle buluşmayı amaçlamıştır.

9 YORUMLAR

  1. Yönlendirmeleriniz ve bilgileriniz ile hayata olan bakış açımda büyük değişimler sağladınız. Yine muhteşem bir yazı ellerine sağlık

  2. Farkındalık yaratan ve hayatın içinden bir konuya değinilmiş. Çoğu ilişkide karşılaşılan bu sorunla başa çıkmak bazen imkansız olabilmektedir. Fatma hanım bu konuya değinerek insanlara farklı bir bakış açısı sunmuş. Kalemine sağlık yazılarının devamını bekliyorum.

  3. İlişkilerde aslında görmezden gelinen noktalara değinmeniz, toplumsal yargılardan sıyrılarak bireysel duygulardan bahsetmeniz keyifle okumamı sağladı teşekkürler

  4. Sanal aldatmaya değinilmesi iyi olmuş. Bence çiftlerin kendileri için neyin aldatma olup neyin aldatma olmadığına dair net olmaları gerekir. Aldatma kelimesi herkes için aynı şeyi ifade etmiyor. Fatma hanımın kalemine sağlık 🙂

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar