Aleksitimi, duygularımızın bize ne anlatmak istediğini anlayamamız ve bize sorulduğunda nasıl anlatacağımızı bilemememiz durumu olarak karşımıza çıkmaktadır. Sirel Karakaş’ın Psikoloji Sözlüğü’nde yer alan tanımlamaya göre, aleksitimi: kendi duygularını tanıma ve tanımlamada bozukluk şeklindedir. Kişiler duygularını tanımlayamaz ve sözcüklere dökemez, bu durumu kısaca “sessiz duygular” olarak adlandırabiliriz. “Neyin var?” sorusuna “Bilmiyorum.” cevabını çoğumuz vermişizdir. Adını koyamadığımız bu sessiz duygular zamanla ruh sağlığımıza zarar verebilir ve belirtileri bedenimizde gözlemlemeye başlayabiliriz.
Duyguları Tanımak ve İfade Etmek Neden Önemlidir?
Duygular; kendimizi, çevremizi ve ilişkilerimizi anlamamızı sağlayan içsel rehberler olarak görev alırlar. Bizim için önemli olan durumları, sınırlarımızı ve ihtiyaçlarımızı gösteren sinyallerdir. Duyguları tanımak, isimlendirebilmek, anlamlandırmak ve ifade edebilmek ruh sağlığımız için oldukça önemlidir. Duygularımız beden sağlığımız ile yakından ilişkilidir ve bedenimizle sürekli iletişim halindedir. Tanımlanamayan duygular, bedenimizde bazı belirtiler ile dışa vurulur. Örneğin, mide bulantısı, kas gerginliği, baş ağrısı, nefes darlığı… Duyguların dili, bedenin konuşması ile şekil alır ve duygu anlatmak istediğini bedensel belirtiler ile konuşarak açıklar. Duygusal farkındalık eksiklikleri dolayısıyla kişiler psikosomatik bozukluklar ile karşı karşıya kalabilir. Bu durum “Adı olmayan duygu beden bulur.” şeklinde yorumlanabilir.
“Nasılsın?” sorusuna çoğumuz fazla düşünmeden “İyiyim” diye cevap veririz. “Nasıl hissediyorsun?” diye daha derin bir şekilde duygularımızı tanımlamak istediğimizde ise cevabımız farklı olabilir. “Bilmiyorum” cevabını verdiğinizi ve duygularınızı ifade edemediğinizi düşünün. Duygularınızı ifade edememeniz aleksitimi olarak adlandırılır. Aleksitimi kısaca duygulara dair kelimesizlik olarak tanımlanabilir.
Aleksitimi yaşayan bireyler, bir olay veya durum karşısında duygularını ifade etmekte ve açıklamakta zorlanırlar ve genellikle “Sadece kötü hissediyorum” ya da “Midem bulanıyor ama neden olduğunu bilmiyorum” şeklinde cümleler kurarlar. Duygularını ifade edemeyen kişiler iç dünyalarında yalnızlaşmaya ve ilişkilerinde anlaşılmayan bireyler olmaya başlarlar. Bu nedenle duygularını tanımak, kendini tanımaktır. Duygunun bize ne söylediğini anlamak bireyin kendilik bilincini geliştirir. Aynı zamanda başkalarının da duygularını okumakta zorlanırlar. Duygularını anlamlandıran ve ifade edebilen bir kişi, davranışlarını da ilişkilerini de daha bilinçli bir şekilde düzenleyebilir ve böylece sınır ve ihtiyaçlarını dile getirmede daha başarılı olabilir.
Aleksitimi örneklerinde genellikle “Nasıl hissediyorsun?” sorusuna bilinmezlik ile “Bir şey hissediyorum ama ne olduğunu tarif edemem.” şeklinde cevap verilir. Bu bilinmezlik bir savunma mekanizması olarak karşımıza çıkabilir çünkü çoğu zaman duyguları anlamak ve onlarla yüzleşmek zorlayıcı olabilir. Duygularımızla yüzleşmek istemediğimizde ise bu duyguları geri plana atarak günlük yaşamımıza devam ederiz. Zaman içerisinde bu geri plana atılmış yani bastırılmış duygularımız sorunlara yol açarak psikolojik bozukluklara sebep olabilir. İlk adım, duygularımızı ifade etmeye çalışmaktır. Bazı bastırılmış ve bilinmez olan duygulara erişmek ve anlamak oldukça zorlayıcı olabilir. Bu nedenle bu duygulara ulaşmak ve ifade edebilmek zaman ve emek isteyen bir süreçtir.
Aleksitimi: Modern Toplumda Bir Salgın
Aleksitimi toplumsal boyuttan ele alındığında da karşımıza bir sorun olarak çıkmaktadır. Toplumsal cinsiyet rollerinin etkisi düşünüldüğünde özellikle erkek bireylerde gözlemlenen duygularını göstermeme ve bastırma şeklinde bir yetiştirme tarzı vardır. Erkeklerin toplumda “daha sert, ağlamaması gereken” olması gibi mesajlar ile çocukluktan itibaren başlayan bir duygusal gelişim problemi oluşturabilir. Bastırılan ve ifade edilemeyen duygular zamanla psikosomatik şikayetlere ve dürtüsel tepkilere sebep olarak ilişkilerde sorunlara sebebiyet verebilir. Aleksitimik bireyler çevreye uyumlu olarak gözükseler de ikili ilişkilerde sorunlar yaşama ihtimalleri yüksek olur.
Aleksitimi ve Komorbid Bozukluklar
Aleksitimi, özellikle psikosomatik bozuklukları olan kişilerin duygularını açıklama, tanımlama ve ifade etme üzerine yaşadığı zorluklara dikkat çekmek üzere ortaya konulmuştur. Aleksitimik kişiler duygularını ve bu duyguların bedenlerinde yarattığı duyumları sözel olarak ifade etme durumunda güçlük yaşarlar. Başlangıçta psikosomatik hastalarda görülmüş olsa da güncel çalışmalar madde kullanım bozukluğu, somatoform bozukluk, yeme bozuklukları, depresyon, kaygı bozuklukları, özellikle travma sonrası stres bozukluğu ve obsesif kompulsif bozukluk gibi bozukluklar ile aleksitiminin komorbid (eşzamanlı) olduğunu göstermiştir.
Örneğin, depresyon yaşayan bireyler, duygusal deneyimlerini tanımlayabilmekte ve tarif etmekte zorlanırlar. Ancak aleksitimik bireylerde tablo daha karmaşık bir hal alır. Kişi duygularını ifade edemediği için depresif semptomlarını farkında olmayabilir ve yorgunluk, huzursuzluk, bedensel ağrılar, sosyal çekilme gibi sorunları deneyimlemeye başlar ama duygusal nedenli olduğunu anlamlandıramaz. Bu nedenle tedavide gecikmeler meydana gelebilir çünkü kişi kendini anlamada ve içinde yaşadığı durumun ne olduğunu çözmekte zorlanır.
Eğer Duygularınızı İfade Etmekte Zorlanıyorsanız…
Hissetmek, birçok farklı duygu içerisinde olmak insan olmanın en doğal yanlarından biridir. Ancak bunu tanımak ve dile getirmek her zaman kolay değildir. Ne hissettiğinizi anlamakta zorlanıyor, adını koyamıyorsanız ve ifade edemiyorsanız bu fark edilmesi ve üzerinde çalışılması gereken bir durum olabilir. Sessiz kalan duygular zamanla bedenimize ve ruhumuza oldukça yük oluşturur. Dolayısıyla böyle bir durum ile karşılaştığınızda bir uzmandan destek almak, kendinizi daha iyi anlamanıza yardımcı olabilir. Duygusal haritanızı yeniden keşfetmek için önemli bir adımdır. Çünkü duygularınız size yol göstermek için var ve bu duyguları anlamak, yolu daha iyi görmenize yardımcı olacaktır.
Kaynakça:
-
Karakaş, S. (n.d.). Psikoloji Sözlüğü-Aleksitimi. Psikoloji Sözlüğü. https://www.psikolojisozlugu.com/
-
Şaşıoğlu, M., Gülol, Ç., & Tosun, A. (2013). Aleksitimi Kavramı-The Concept of Alexithymia. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar-Current Approaches in Psychiatry, 5(4), 507–527. https://doi.org/10.5455/cap.20130531
-
Epözdemir, H. & Hacettepe Üniversitesi. (2012). Aleksitimi: Psikolojik Bir Semptom mu, Yoksa Bir Kişilik Özelliği mi? In Türk Psikoloji Yazıları, 25-33. https://psikolog.org.tr/tr/yayinlar/dergiler/1031828/tpy1301996120120000m000099.pdf
-
Bilge, Y., & Bilge, Y. (2021). Aleksitimi ve psikolojik belirtiler arasındaki ilişkide savunma mekanizmaları ve içgörünün aracı rolü-Mediating role of insight and defense mechanisms in relationship between alexithymia and psychological symptoms. Klinik Psikoloji Dergisi, 0, 1. https://doi.org/10.5455/kpd.26024438m000029


