Türkiye’de gençlerin yurt dışına göçü, son yıllarda süreklilik kazanan ve yapısal nitelik taşıyan bir toplumsal olguya dönüşmüştür. Bu hareketlilik yalnızca ekonomik farklılıklarla açıklanamayacak kadar çok boyutludur. Gençler, artan küresel karşılaştırmalar ve dijital dolaşım sayesinde farklı yaşam biçimlerini doğrudan gözlemleyebilmekte; daha güvenli, öngörülebilir ve özgür bir hayatın mümkün olduğuna dair güçlü bir inanç geliştirmektedir. Bu makale, gençlerin göç kararlarını ideolojik yargılardan uzak bir biçimde ele almayı; hukuki, siyasal, toplumsal, dinsel ve kimlik temelli nedenleri bütüncül bir çerçevede tartışmayı amaçlamaktadır.
Göç Edilen Başlıca Ülkeler
TÜİK ve OECD verilerinin birlikte değerlendirilmesine göre, Türkiye’den yurt dışına göç eden Türk vatandaşlarının yöneldiği başlıca ülkeler aşağıdaki gibidir (yaklaşık dağılım):
-
Almanya: %33 – yaklaşık 50.000 kişi (TÜİK, 2023; OECD, 2024).
-
Hollanda: %7 – yaklaşık 10.500 kişi (OECD, 2024).
-
Birleşik Krallık: %5 – yaklaşık 7.500 kişi (OECD, 2024).
-
Amerika Birleşik Devletleri: %5 – yaklaşık 7.000 kişi (OECD, 2024).
-
Kanada: %3 – yaklaşık 4.500 kişi (OECD, 2024).
-
Diğer AB ve OECD ülkeleri: %47 – yaklaşık 71.000 kişi (TÜİK, 2023).
Bu dağılım, göç tercihlerinin yalnızca coğrafi yakınlıkla değil; dil, eğitim olanakları, iş piyasasına erişim ve hukuki güvence gibi faktörlerle belirlendiğini göstermektedir.
Göç Nedenleri: Genişletilmiş Objektif Çerçeve
Ekonomik İstikrar ve Yaşam Kalitesi
Gençler açısından göç kararının merkezinde yalnızca daha yüksek gelir beklentisi değil, ekonomik istikrar ve öngörülebilirlik yer almaktadır. Türkiye’de yaygınlaşan güvencesiz çalışma biçimleri, düşük ücretler ve artan yaşam maliyetleri, uzun vadeli plan yapmayı zorlaştırmaktadır. Buna karşılık güçlü para birimine sahip ülkelerde çalışmak, alım gücünü artırmakta; barınma, ulaşım ve sosyal yaşama erişimi kolaylaştırmaktadır (OECD, 2022).
Küresel Hareketlilik ve Seyahat Özgürlüğü
Döviz bazlı gelir elde eden gençler, yalnızca bulundukları ülkede değil, farklı coğrafyalarda da hareket edebilme özgürlüğüne sahip olduklarını düşünmektedir. Vize serbestisi, pasaport gücü ve ulaşım olanakları, gençler için yaşam kalitesinin önemli bir parçası hâline gelmiştir. Daha çok ülke gezebilme ve kültürel deneyim biriktirme imkânı, göçü cazip kılan temel unsurlardandır (Castles, de Haas & Miller, 2014).
Daha İyi Bir Hayatın Mümkün Olduğuna İnanç
Göçün psikolojik boyutunda belirleyici olan faktör, gençlerin başka bir hayatın gerçekten mümkün olduğuna dair inancıdır. Sosyal medya, uluslararası eğitim programları ve göç etmiş akranların deneyimleri, mevcut yaşam koşullarının sürekli olarak karşılaştırılmasına yol açmaktadır. Bu karşılaştırma, yalnızca maddi refahı değil; iş–yaşam dengesi, kişisel alan ve geleceğe güven duygusunu da kapsamaktadır (Bauman, 2013).
Hukuksal Güvence ve Siyasal İklim
Hukuk devleti ilkesine duyulan güven, gençlerin ülkede kalma isteğini doğrudan etkilemektedir. İfade özgürlüğü, adil yargılanma hakkı ve mülkiyet güvencesi konularında yaşanan belirsizlik algısı, gençleri daha öngörülebilir hukuki sistemlere sahip ülkelere yöneltmektedir. Siyasal katılım kanallarının sınırlı olduğu düşüncesi ise aidiyet duygusunu zayıflatmaktadır (İçduygu, 2020).
Toplumsal Baskılar ve Yaşam Tarzı
Toplumsal normların bireysel tercihler üzerindeki belirleyiciliği, özellikle gençler için önemli bir göç nedenidir. Kariyer seçimi, evlilik, çocuk sahibi olma ve gündelik yaşam pratikleri üzerindeki sosyal baskılar; birey odaklı toplumları daha cazip kılmaktadır. Kadınlar ve kentli gençler bu baskıları daha yoğun deneyimlemektedir.
Cinsel Kimlik, Yönelim ve Kişisel Güvenlik
Cinsel kimlik ve yönelim, gençlerin göç kararlarında giderek daha belirgin bir rol oynamaktadır. Özellikle LGBTİ+ bireyler için göç, çoğu zaman bir tercih olmaktan ziyade güvenli bir yaşam alanı arayışına dönüşmektedir. Hukuki korumanın sınırlı olması, nefret söylemi, toplumsal damgalanma ve ayrımcılık, bu bireylerin kamusal alanda kendilerini güvende hissetmelerini zorlaştırmaktadır. Daha kapsayıcı yasal düzenlemelere, eşitlik ilkesine dayalı politikalara ve toplumsal kabule sahip ülkeler, gençler için yalnızca özgürlük değil; psikolojik güvenlik ve kendini gerçekleştirme imkânı da sunmaktadır (ILGA Europe, 2022).
Sonuç
Türkiye’den gençlerin yurt dışına göçü, ekonomik, hukuki, siyasal ve toplumsal dinamiklerin kesişiminde şekillenen çok boyutlu bir olgudur. Gençler yalnızca daha fazla kazanmak değil; adil, özgür ve öngörülebilir bir hayat sürmek istemektedir. Güçlü para birimleri, küresel hareketlilik, hukuki güvence ve toplumsal kabul, bu arayışın temel bileşenleridir. Bu nedenle genç göçünü anlamak, gençlerin neden gittiğini değil, neden kalmakta zorlandığını dürüstçe tartışmayı gerektirir.
Kaynakça
Bauman, Z. (2013). Akışkan Modernite. Ayrıntı Yayınları.
Castles, S., de Haas, H., & Miller, M. J. (2014). The Age of Migration. Palgrave Macmillan.
İçduygu, A. (2020). Türkiye’de Göç ve Toplumsal Dönüşüm. İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.
OECD. (2022). Talent Abroad: A Review of International Migration Policies.
OECD. (2024). International Migration Outlook.
TÜİK. (2023). Uluslararası Göç İstatistikleri.
ILGA Europe. (2022). Annual Review of the Human Rights Situation of LGBTI People in Europe and Central Asia.


