Cuma, Şubat 20, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Aldatma Sadece Aldatma Değildir!

Aldatma çoğu zaman cinsellik çevresinde değil benlikle ilgilidir. Haz arayışında olmaktan ziyade benlik onarımı diyebiliriz. Kişi ilişkide yansıtılmadığını, aynalanmadığını hissettiğinde dışarıda içsel yansıma arar. ‘Beni isteyen biri var’ duygusu geçici benlik onarımı demektir bu bireyler için. Bu yüzden özgüven düşmesi, başarısızlık, değersizlik gibi duygular hissedildiğinde daha çok görülebilir.

Bağlanma aşamasında sorun yaşamış yani bağlanmayı travma olarak gören bireylerde yakınlıktan kaçmak olarak görülebilir aldatma. Asıl tehdit aldatmak değil yakınlıktır. Bu bireylerde yakınlık demek görülme, ihtiyaç duyulma ve beraberinde hayal kırıklığı demektir. Aldatma ise burada mesafe düzenleyicidir aslında. Birey fazla yakınlık tehdidi hissettiğinde kendini korumaya almak için aldatmaya başvurabilir.

Bazen aldatma bilinçdışı bir sahnenin tekrarlanmasıdır. Duygusal olarak ulaşılmaz ebeveyn, gizliliğin getirdiği korku veya yakalanma arzusu, yasak olanı çekici bulmak… Kişi burada tanıdık olan ama tanımlayamadığı duygusal atmosferi yeniden üretir. Burada konu partner değil bilinçdışındaki duygunun tekrarıdır. Hazzın ana maddesi eski bir dinamikteki duygudur.

Kohut’a göre aldatma eksik aynalanmanın telafi edilmesidir. Partner artık hayranlıkla gören işlevi görmüyorsa kişi bu işlevi dışarıda arar. Aldatılan kişi değil kendilik nesnesi işlev değiştirir aslında. Konu yine partner değil bireyin kendilik nesnesindeki arayıştır. ‘Aynalanmıyorum’ duygusu çoğu zaman ilişkiden çok ailede kurulan duygusal deneyimin tekrarına işaret eder. Koşullu sevgi, duygusal olarak ulaşılması zor ebeveyn veya erken yaşta büyümek zorunda kalan çocuklar gibi karşımıza çıkar. Bu bireyler romantik ilişkilerde sakin sevgiyi yetersiz sevgi olarak algılayabilirler. Bu durumda sorun aynalanmanın tamamen yokluğu değil erken dönemde karşılanmamış görülme ihtiyacıdır. Aldatma ise bu ihtiyacın ilişkide yeniden tetiklenmesidir. Geçici olarak telafi etmek için bu yolu deneyebilirler.

Mahler’in ayrışma-birleşme kuramı aldatmayı ahlaki bir sapmadan ziyade benlik bütünlüğünün parçalanmasına karşı bir mekanizma olarak incelememize olanak verir. Mahler’e göre ruhsal sağlık şuna dayanır;

  • Ben ile ötekinin ayrımının kurulmuş olması

  • Nesnenin hem iyi hem kötü yönleriyle zihinde tutunabilmesi

  • Yakınlıkta da ayrılıkta da psişik sürekliliğinin bozulmaması.

Bu yapı yeterince kurulmamışsa kişi;

  • Ayrılığa tahammül edemez.

  • Yalnızlıkta dağılma yaşar.

  • Nesne kaybını varoluşsal bir tehdit olarak algılar.

Burada psişik süreklilik ‘’hala buradayım, dağılmadım, yok olmadım’’ demek aslında. Psişik süreklilik varsa yalnızlık acıdır ama yıkmaz, ayrılık üzücüdür ama benlik çökmez, partneri soğuk hissettiğinde sorgular ama kaygıdan kendini kaybetmez. Kısaca iç dünyada duygusal devamlılık hala vardır, devam eder.

Psişik sürekliliğin zayıf olduğu bireyde mesafe terk edilme paniğini tetikler, yalnızlık demek boşluk veya dağılma ile eş değerdir ve birey tek ise anlamını yitirir. Nesne yani partner yoksa benlik de yok demektir. Kişi ilişkide bunları hissettiğinde dağılmadan, yıkılmadan veya nesneyi kaybetme hissinden kaçmak için aldatmaya başvurur. Dışarıda tutunma aramaktır. Yoğun ilişki, bağımlılıklar gibi. Bu bağlamda erken ayrışma-birleşmede çocuk giden nesneyi zihninde tutmuşsa psişik süreklilik gelişir. Ancak nesne gittiğinde içsel temsil çökerse psişik süreklilik kırılgan hale gelir. Birey bu kırılganlıkla baş edebilmek için bazı yolları deneyebilir. Yani haz arayışında veya isyanda değil de benliğin çökmesini önleyen bir denge mekanizmasıdır onların zihninde.

Bu kişiler ilişkide bunu neden anlamaz?

Bu süreç zihinde bilinçdışı gerçekleşir. ‘’İlişkiden sıkıldım.’’ gibi rasyonelleşir. Asıl korku olan dağılmak, yok olmak tahmin ettiğimiz gibi dile gelmez. ‘’Onsuz da yapamıyorum ama onunla da boğuluyorum.’’ cümlesi tam olarak buradaki çatışmanın özetidir.

Winnicott’a göre aldatma sahte kendilikle açıklanabilir. Bazı bireyler ilişkide gerçek kendiliğiyle değil uyum sağlayan sahte kendilikleriyle var olurlar. Bireyin ailesinde duygulara yer yoksa, çocukluk döneminde uyumlu olduğu kadar kabul ve değer gördüyse, gerçek ihtiyaçları bastırılmışsa bunu deneyimleyebilir. Yetişkin, ilişkiyi sürdürüyor gibi görünür ama orada yoktur. İçten içe kendini canlı hissetmez. Burada aldatma bireydeki gerçek kendiliğin kısa süreli de olsa nefes alması, kendini canlı hissetmesidir. İlişkideki sahte kendilik yerine gerçek kendilik canlı hisseder. Sahte kendiliğe kendini bağlayan kişi aslında yaşadığını hissetmek için bu yolu deneyebilir.

Bion aldatmayı aynalanmaktan ziyade duyguların zihinde tutulmaması olarak tanımlar. Bireyin yetiştiği çevrede duygular düşünülmemiş, görülmemiş veya adlandırmamışsa çocuk yoğun duygularla nasıl baş edeceğini öğrenemez. Yetişkinlik döneminde birikmiş duygular olarak karşımıza çıkar. Örneğin ilişkide kaygı duygusu birikir, söze dökülmez ve büyümeye devam eder. En sonunda biriken bu ağır ve yoğun duyguyla nasıl baş edeceğini bilemeyen yetişkin eyleme dökerek boşaltmayı dener. Aldatma burada, ağır ve anlamlandırılmayan duyguların eyleme vurulmuş halidir.

Aldatma; çoğu durumda ahlaki bir sapmadan ya da dürtüsel bir haz arayışından çok, erken dönem ilişkilerinde yeterince kurulmamış aynalanma, bağlanma ve psişik süreklilik ihtiyacının yetişkin ilişkilerde bilinçdışı biçimde yeniden sahnelenmesi ve benliği dağılmaktan koruma çabasıdır.

Aleyna Kaya
Aleyna Kaya
Aleyna Kaya, lisans eğitimini Süleyman Demirel Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde tamamlamıştır. Eğitim süreci boyunca çeşitli psikolojik danışmanlık merkezlerinde gönüllü olarak görev almış ve deneyimini artırmıştır. Öğrencilik yıllarından itibaren ruh sağlığının her alanında kendini geliştirmeye önem veren Aleyna Kaya, farklı yaş gruplarına yönelik workshop ve atölye çalışmalarında aktif olarak yer almıştır. Ortaokul ve lise düzeyindeki bireylerle yürütülen bu çalışmalarda psikoeğitim ve grup etkileşimi üzerine deneyim kazanmıştır. Aynı zamanda Akdeniz Üniversitesi Pedagojik Formasyon eğitimi devam etmektedir. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) eğitim süreci devam ederken süpervizyon programını başarıyla tamamlayan Aleyna Kaya, bu kapsamda başladığı bireysel terapi hizmetlerini güven, gizlilik ve empati ilkeleri doğrultusunda bir yılı aşkın süredir sürdürmektedir. Aldığı eğitimlerle mesleki gelişimini sürekli olarak güncel tutmaya özen gösteren Aleyna Kaya, şu anda da farklı terapi yaklaşımlarına dair eğitim süreçlerine ve bu eğitimleri geliştirmek ile pekiştirmek adına süpervizyon programlarına devam etmektedir. Aldığı aile danışmanlığı eğitimi ile birlikte terapi süreçlerinin sadece bireysel alanlarında değil, çift danışmanlığı ve aile ortamındaki etkilerinde de destek olmaktadır. Etik ilkelere bağlı, danışanlarına anlayışlı ve onların içsel yolculuklarında eşlik eden bir psikolog olarak Aleyna Kaya, bireyleri yargılamadan dinlemeye ve bu dönüşüm yolculuğunda onlara eşlik etmeye hazırdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar