Salı, Mart 10, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Yeraltından Notlar: Yer Altı Adamının Psikolojik Çözümlenmesi

Fyodor Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar kitabı; buhran ve içsel sıkıntılarla dolu bir adamın hikayesini anlatmaktadır. Kitapta yer alan karakter; üstün bir benliğe sahip olduğunu ve diğer insanların kendisini anlamadığını düşünmektedir. Karakterin içsel çatışmaları kitapta oldukça fazladır. Karakter, yaşadığı içsel çatışmalardan dolayı hem kendisine hem de çevresine zarar vermektedir. Karakter, sahip olduğu düşüncelerden dolayı kendini normal dünyadan soyutlamıştır. Bu yazıda; karakterin yaşadığı durumu psikoloji çerçevesinde değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Karakterin analizini yaparken tanı koymuyor karakterin duygu ve düşüncelerinden dolayı meydana gelen davranışları analiz ediyoruz.

Psikolojik Analiz

Kitapta yer alan karakterde narsizm eğilimi olduğunu düşünmekteyiz. Öncelikle narsizm hakkında temel bir bilgi verip karakteri analiz edelim. Narsizm, bireyin kendisine karşı büyük bir hayranlık duygusunun olması başkaları ile empati kuramaması, ilişkilerinde sömürücü bir tutum göstermesi ile oluşan bir kişilik bozukluğudur. Narsistik kişilerin; kendilerine karşı büyük bir hayranlık duygusu vardır kendi düşüncelerinin ve başarılarının diğer insanlardan daha önemli olduğunu düşünürler, diğer insanları zekâ, güç ve başarı yönünden aşağılarlar. Kendilerinin bu dünyada biricik olduğunu diğer insanların onlara karşı sınırsız bir saygı duymaları gerektiğini düşünürler. Sadece kendi bildiği doğrular vardır ve bu doğrular üzerinden diğer insanlar üzerinde güç ve kontrol sahibi olmaya çalışırlar. Diğer insanların hep kendilerini övmesini beklerler ve benmerkezci bir tutuma sahiptirler. Benlik algılarını diğer insanlar üzerinden şekillendirirler ve diğer insanlar tarafından beğenilmek onlar için son derece önemlidir (Köroğlu, 2013).

Kitapta yer alan karakterde narsizm eğilimi açık bir şekilde görülmektedir. Karakter benmerkezci bir tutum sergilediği için diğer insanların onun anlam dünyasına hitap etmediğini düşünür; kendi doğrularını ve düşüncelerini diğer insanlar üzerinde kullanıp onlar üzerinde güç ve kontrol sahibi olmayı amaçlamaktadır. Kitabın ilk olaylarından biri şu şekildedir; karakter bir subayla yolda karşılaşmaktadır subay yolda karakterin omzuna çarpmaktadır. Karakter bu omuz çarpmasına karşılık vermediği için günlerce bunu kafasında tartıp ölçmektedir. Neden subayın omuz çarpmasına karşılık vermedim diye düşünmektedir. İçsel bir çatışma yaşayıp subayın omuz çarpmasına karşılık vermek için bir yol denmektedir. Her gün subayın olduğu yoldan geçip ona karşılık vermeye çalışmaktadır ama subay hiç oralı olmamaktadır. En son karakter, subayın omzuna çarpmakta ve içsel çatışması son bulmaktadır. Karakter burada görülmediği için kendini değersiz hissetmektedir bu değersizlik hissini kapatmak için günlerce bunu düşünmektedir. Karakter kitap boyunca derin düşünceler içindedir her olayı ince ayrıntısına kadar düşünmekte ve bilişsel çarpıtmalar konusuna örnek oluşturmaktadır. Olayları olduğundan fazla bir şekilde düşünmekte ve felaketleştirme yapmaktadır.

Karakter; diğer insanlar üzerinde güç ve kontrol duygularına sahip olmak için davranışlarının absürt olduğunun farkına varmamaktadır. Davranışları dış dünyadan bağımsız olduğu için diğer insanların onu anlamadığını düşünmekte ve bu durumu böyle yorumlamaktadır. Kitabın ikinci olaylarından birinde; karakter sahip olduğu arkadaş grubu bir akşam yemeğine çıkmaktadır; ama akşam yemeğine davet edilmediği için çok yoğun bir öfke duymaktadır. Akşam yemeğine çağrılmamama sebebi ise arkadaş grubunda bir kişiyle yıllar öncesinden arasının bozuk olmasıdır. Karakter; burada olayın sebebinin kendisi değil de başka biri olduğunu düşünmekte ve dışsal bir atıfta bulunmaktadır. Karakter, akşam yemeğine davet edilmek için ve onlar tarafından kabul görmek için her türlü yolu deneyip akşam yemeğine gitmektedir ama gittiği akşam yemeğinde de tatsız olaylar yaşatmaktadır. Karakterin ideal benliği ile gerçek benliği arasındaki fark oldukça açık bir şekilde görülmektedir. Karakter, gerçekte parasız kötü giyimli biridir. Yemeğe giderken parası olduğunu söylemekte ve iyi bir şekilde giyinip gitmektedir idealize ettiği benlik ile yemeğe gitmektedir. Yemekte yaptıklarından dolayı kriz geçirmekte ve o anda bir depersonalizasyon yaşamaktadır. Kriz bittikten sonra gerçek dünyaya dönüp davranışlarını ölçüp tartmaktadır. Karakter kitap boyunca sadece kendi bilgilerinin doğru olduğunu merkezde hep kendisini olduğunu düşünmekte diğer insanların ona saygı duymasını istemektedir.

Kitabın üçüncü olaylarından biri; akşam yemeğinden sonra karakter Liza adı verilen bir kadınla tanışmaktadır. Karakter, Liza’ya karşı oldukça fazla bir öfke duymaktadır. Öfkesinin sebebi ise kendi düşüncelerinden dolayı yaşadığı içsel çatışmalardır. Liza’yı, kendisinden aşağı görmekte ve onu sürekli aşağılamaktadır Liza’ya karşı oldukça kaba konuşmakta ve bunu onun iyiliği için yaptığını düşünmektedir. Liza’yı aşağılarken kriz geçirmekte ve krizden sonra özür dilemek istese bile gururundan dolayı bunu yapamamaktadır. Gerçek hayatta olduğu gibi narsistler kurbanlarını iyi seçerler. Karakter de kurban olarak kendine yemekte olan arkadaşlarından birini, subayı ve Liza’yı seçmiştir.

Karakter; hasta bir ruha sahip olduğunu düşünmektedir. Diğer insanlarla iç içe olmaktan onlarla temas etmekten kaçınmaktadır. Sosyal izolasyon durumu karakterde açık bir şekilde görülmektedir. Karakter kendi hayal dünyasında saatlerce zaman geçirebilir ve bunun farkına saatler sonra varabilmektedir. Hayal ile gerçek dünyasını birbirine karıştırmaktadır. Karakter; sevgiyi hissetmekte ve diğer insanlardan sevgiyi almakta da zorlanmaktadır. Diğer insanlara karşı içinde bir öfke duygusu hissetmekte belki de sevgisizliği bu şekilde kapatmaktadır. Sadece arada sevgiye ihtiyaç duyduğu için insanlarla temas etmek ister. İnsanlara karşı sömürücü bir tutum içindedir sevgiyi böyle alacağını düşünmektedir.

Kitapta göze çarpan detaylardan biri de karakterin böyle olmasının sebebinin ailesi olduğunu düşünmesidir. Herkesin içinde yetiştiği aile farklı olsa bile kendi düşüncelerini duygularından ayırabildiği ve ailesinden kopup bireyselleştiği zaman davranışlarının sebebi artık ailesi olmamaktadır. Aile, birey üzerinde bireyin kişiliği üzerinde önemli bir etkiye sahip olsa da yetişkinlik döneminde bunları fark edip davranışları değiştirmek duyguları regüle etmek önemli bir yere sahiptir.

Kaynakça

Köroğlu, E. (2013). DSM-5 Tanı Ölçütleri Başvuru El Kitabı

Edanur Ceylan
Edanur Ceylan
Edanur Ceylan, Mardin Artuklu Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunudur. Lisans eğitimi sürecinde çeşitli alanlarda gözlemler yapmış ve Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kısa süreli bir staj deneyimi edinmiştir. Psikolojiyi sade ve anlaşılır bir dille aktarmayı amaçlayan Ceylan, yazılarında bireylerin psikolojik farkındalığını artırmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar