Pazar, Mayıs 3, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Kendini Gerçekleştiren Kehanet; Var mı Bu İşte Bir Keramet?

İnanç, Algı ve Gerçeklik Arasındaki Görünmez Bağ Üzerine…

“İçime doğmuştu.”
“Ben zaten olacağını biliyordum.”
“Var bu işte bir keramet…”

Hepimiz hayatımızın bir noktasında bu cümleleri kurmuşuzdur. Bir olayın tam da düşündüğümüz gibi gelişmesi, bize çoğu zaman sıradan bir tesadüften daha fazlası gibi görünür. Peki gerçekten öyle midir? Yoksa zihin, sandığımızdan çok daha güçlü bir şekilde gerçeklik üzerinde etkili olabilir mi?

Psikoloji bu soruya oldukça net bir kavramla yaklaşır: kendini gerçekleştiren kehanet.

İnançların Davranışa, Davranışın Sonuca Dönüşmesi

“Kendini gerçekleştiren kehanet” kavramı, Robert K. Merton tarafından tanımlanmıştır. Bu kavrama göre, bir durumun gerçekleşeceğine dair güçlü bir inanç, bireyin davranışlarını farkında olmadan o yönde şekillendirir ve sonuç gerçekten o şekilde ortaya çıkar.

Bu süreç çoğu zaman bilinçdışı işler. Kişi, sonucu kendisinin etkilediğini fark etmez; aksine sonucu “önceden bilmiş” olduğunu düşünür.

Örneğin, bir çalışan “Patronum beni zaten beğenmiyor” inancına sahipse, zamanla daha çekingen, daha az girişken davranmaya başlar. Toplantılarda fikir belirtmez, sorumluluk almaktan kaçınır. Bir süre sonra gerçekten geri planda kalır ve beklediği geri bildirimi alır: “Daha aktif olmalısın.” Bu noktada kişi şunu söyler: “Haklıydım.”

Oysa bu bir keramet değil, davranışın sonucu şekillendirmesidir.

Beklentinin Gücü: Pygmalion Etkisi

Bu olgunun en çarpıcı örneklerinden biri, eğitim alanında yapılan ve literatüre Pygmalion etkisi olarak geçen araştırmadır.

Araştırmada öğretmenlere bazı öğrencilerin “yüksek potansiyele sahip” olduğu söylenir. Oysa bu öğrenciler tamamen rastgele seçilmiştir. Yıl sonunda, bu öğrencilerin akademik başarılarında belirgin bir artış gözlemlenir.

Bunun nedeni öğrencilerin doğuştan daha yetenekli olması değil; öğretmenlerin onlara karşı geliştirdiği beklentinin davranışlarını değiştirmesidir. Daha fazla ilgi, daha fazla geri bildirim ve daha fazla teşvik… Sonuç: Gerçekleşen bir “kehanet”.

Bu noktada sormak gerekir:
Gerçekten özel bir durum mu vardı, yoksa beklenti mi gerçeği yarattı?

“Keramet” Dediğimiz Şey Aslında Ne?

Günlük hayatta “keramet” dediğimiz şey, çoğu zaman açıklayamadığımız ya da anlam yüklemek istediğimiz olayları ifade eder. Ancak psikoloji, bu tür deneyimleri farklı zihinsel mekanizmalarla açıklar.

Bunlardan biri doğrulama yanlılığıdır (confirmation bias). İnsan zihni, sahip olduğu inancı destekleyen bilgileri fark etmeye daha yatkındır. Gerçekleşen tahminleri hatırlar, gerçekleşmeyenleri ise çoğu zaman görmezden gelir.

Bir diğeri ise beynin örüntü arama eğilimidir. Rastlantısal olaylar arasında bile anlamlı bağlantılar kurmak, insan zihninin temel özelliklerinden biridir. Birini düşündüğümüzde onun araması, bize özel bir bağ gibi gelebilir. Oysa o kişiyi gün içinde defalarca düşünüyor olabiliriz; sadece çakışan anları hatırlarız.

Bu durumda “keramet” dediğimiz şey, çoğu zaman zihnin anlam üretme çabasıdır.

Her Gerçekleşen Düşünce Kehanet midir?

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Her gerçekleşen düşünce, kendini gerçekleştiren kehanet değildir.

Bilişsel terapinin kurucusu Aaron T. Beck’e göre, düşüncelerimiz her zaman gerçeğin birebir yansıması değildir. Bazen sadece doğru tahmin etmiş olabiliriz. Bazen de sonuç tamamen bizim dışımızdaki faktörlerden etkilenir.

Örneğin ekonomik bir krizin geleceğini öngörmek ve bunun gerçekleşmesi, psikolojik bir kehanetten çok analitik bir çıkarım olabilir.

Dolayısıyla kritik soru şudur:
“Benim inancım, davranışımı değiştirerek sonucu etkiledi mi?”

Eğer cevap evetse, bu bir kendini gerçekleştiren kehanettir.
Eğer hayırsa, bu ya bir tesadüf, ya bir doğru tahmin ya da zihinsel bir yorumlama sürecidir.

Sonuç: Keramet mi, Zihnin Sessiz Etkisi mi?

İnsan zihni, belirsizlikten hoşlanmaz. Bu nedenle yaşanan olaylara anlam yükler, bağlantılar kurar ve bazen kendi etkisini gözden kaçırır.

“Var bu işte bir keramet” dediğimiz birçok durumda aslında olan şey şudur:
Zihin, kendi yarattığı etkiyi fark etmeden sonucu dışsallaştırır.

Belki de mesele, keramet aramak değil; düşüncelerimizin, davranışlarımızın ve sonuçların nasıl birbirine bağlandığını görebilmektir.

Çünkü bazen hayatın akışını değiştiren şey, görünmeyen bir güç değil; kendi inançlarımızdır.

Kaynakça

Merton, R. K. (1948). The Self-Fulfilling Prophecy. The Antioch Review.

Rosenthal, R., & Jacobson, L. (1968). Pygmalion in the Classroom.

Beck, A. T. (1976). Cognitive Therapy and the Emotional Disorders.

Nickerson, R. S. (1998). Confirmation Bias: A Ubiquitous Phenomenon in Many Guises. Review of General Psychology.

Brugger, P. (2001). From Haunted Brain to Haunted Science.

özkan göğercin
özkan göğercin
İzmir Ekonomi Üniversitesi Psikoloji Lisans (İngilizce) bölümünden şeref öğrencisi olarak mezun olmuştur. Gestalt Psikoterapi, Bilişsel Psikoterapi, Çözüm Odaklı Terapi, Duygu Odaklı Terapi ve Sağlık Psikolojisi alanlarında eğitim ve sertifika programlarını tamamlamış; mesleki gelişimini güncel psikoterapi yaklaşımları ve bilimsel çalışmalar doğrultusunda sürdürmektedir. Akdeniz Üniversitesi Alkol ve Madde Bağımlılığı (AMATEM) Merkezinde MMPI uygulayıcısı olarak görev almış; madde bağımlılığı alanında bireysel ve grup terapilerine katılmıştır. İzmir İstihkam Okulu Eğitim ve Merkez Komutanlığı bünyesinde Sağlık Asteğmen Psikolog olarak görev yapmıştır. Akademik çalışmalar kapsamında; İngiltere’de yayımlanan Hypnosis Plus dergisinde “Do you know the relationship between hypnotherapy and psychoneuroimmunology is excellent for health?” başlıklı köşe yazısı yayımlanmış, ayrıca The Journal of Social Sciences dergisinde “Obsesif Kompulsif Bozukluğun Tedavisinde Bilişsel Davranışçı Teknikler Üzerine Sistematik Derleme” başlıklı makalesi yer almıştır. Çalışmalarında; bilişsel, gestalt, hümanistik ve varoluşçu yaklaşımları bütüncül bir çerçevede ele almakta; Obsesif Kompulsif Bozukluk, depresyon, anksiyete ve kaygı bozuklukları, sosyal fobi ve kişilik bozuklukları başta olmak üzere çeşitli ruhsal alanlarda danışanlarını desteklemektedir. Klinik çalışmalarını online terapi kapsamında sürdürmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar