Sizce hafızanızı kaybetmek ne demektir? Çocukluğunuzu unutmak mı, yoksa yeni hatıralar oluşturamamak mı? Eğer hayatınıza dair tüm yeni deneyimler, yaşandıktan birkaç dakika sonra zihninizden silinseydi, siz kim olurdunuz? Bu sorular, Henry Molaison’un (H.M.) yaşamıyla bilim dünyasının karşısına çıktı.
Henry Molaison (H.M) Hikayesi Nedir?
Henry Molaison, 1926 yılında ABD’de doğdu. Çocukken geçirdiği bir bisiklet kazasının ardından yıllar içinde epilepsi nöbetleri yaşamaya başladı. Nöbetlerinin nedeni kesin olarak belirlenemedi; çocuklukta yaşadığı travma ve genetik yatkınlık olası etkenler arasındaydı. 15 yaşında geçirdiği büyük nöbetler artık günlük yaşamını sürdüremez hale getirmişti hatta epilepsi nedeniyle arkadaşları tarafından alay edilmesi sonucu liseden ayrıldı; daha sonra eğitimine devam ederek 21 yaşında mezun oldu. Mezuniyet sonrası çeşitli işlerde çalıştı, fakat nöbetlerin şiddetlenmesi nedeniyle işlerini sürdüremedi.
Çaresiz kalan ailesi, onu dönemin ünlü beyin cerrahlarından Dr. William Scoville’e götürdü. Scoville, yıllarca ilaç tedavisi denedikten sonra son çare olarak 1953 yılında deneysel bir ameliyat yapmaya karar verdi. Bu operasyonda H.M.’in beynindeki her iki medial temporal lobdan yaklaşık 8 cm’lik bir bölüm –hipokampus, amigdala ve çevresindeki yapılarla birlikte– çıkarıldı. Ameliyatın amacı epilepsiyi durdurmaktı. Bu konuda başarılı olundu: nöbetler azaldı. Fakat Scoville’in beklemediği bir sonuç ortaya çıktı: H.M. artık yeni anılar oluşturamıyordu.
Operasyon Sonrası H.M’deki Değişimler
H. M., 1953 yılında geçirdiği cerrahi işlem sonrası hayatında ve belleğinde beklenmedik değişiklikler yaşadı ve artık yeni anılar oluşturamıyor ve günlük olayları hatırlamakta büyük güçlük çekiyordu. Modern tıpta Anterograd Amnezi olarak tanımlanan bu durum nedeniyle, örneğin hastane personelini tanıyamıyor, bir konuşmayı sürdürülebilir hale getirebiliyor fakat birkaç dakika sonra konuşmanın içeriğini ve kiminle konuştuğunu unutuyordu. Buna rağmen kişiliği değişmedi, dil becerisi sağlam kaldı ve zekâ seviyesi ortalamanın üzerindeydi (Scoville, W. B., & Milner, B. (1957). Motor becerileri ve öğrenme kapasitesi de korunmuştu (Corkin, 1968).
Deklaratif Bellek Kaybı
Araştırmalar H.M.’in yeni episodik ve semantik bilgiler oluşturamadığını gösterdi. Episodik bellek, kişinin kendi yaşamındaki özgül olayları hatırlamasını sağlarken, semantik bellek dünyaya dair genel bilgileri içerir. Bu iki bellek türü birlikte deklaratif belleği oluşturur ve bilinçli olarak hatırladığımız olay ve bilgileri kapsar. Operasyon sonrası H.M., artık bu tür anıları depolayamıyor ve geçmiş ile şimdiyi bağlayamıyordu. Günlük yaşamda basit görevlerde bile büyük zorluk yaşıyordu. Örneğin, Hartford yakınlarındaki bir iş merkezinde balonları küçük torbalara doldurma görevi vardı; doğru sayıyı doldurup doldurmadığını sürekli unutuyordu. Bir araç getirmesi istendiğinde, mağazaya varmadan hangi aracı alacağını hatırlayamıyor; bu yüzden görevlerini yerine getirmek için süpervizörü ona aracın fotoğrafını gösteriyordu. Kişisel hijyen de bellekle bağlantılıydı; H.M.’in bakıcılarından biri, tuvalet kapağını kaldırmasını hatırlatmak için evde notlar bırakıyordu. Daha da acısı, sevdiklerinin ölümünü her defasında yeniden öğreniyor, her seferinde ilk kez duyuyormuş gibi sarsılıyordu (Shapin, 2013). Bilginin kalıcı hale gelmesini sağlayan Konsolidasyon süreci hipokampusun kaybıyla tamamen bozulmuştu.
Çalışan Bellek ve Güncel Bilgi İşleme
H.M.’in çalışan belleği (working memory) ise korunmuştu. Bu sayede kısa süreli bilgileri aktif olarak işleyebiliyor, örneğin bir yemek yerken lokmalarını hatırlayabiliyor, sohbeti sürdürebiliyor ve gazeteyi okuyabiliyordu. Çalışan belleğin süresi yaklaşık 30–60 saniye civarındaydı ve bu süre boyunca yapılan deneyimlerin hiçbir kalıcı izi oluşmuyordu. Yani H.M. anlık olayları idare edebiliyor, ancak bu bilgileri uzun süreli belleğe kaydedemiyordu. Bu bulgular, H.M.’in anlık ve kısa süreli bilgi işleme kapasitesinin hipokampus ve medial temporal loblardan bağımsız olarak işlediğini gösteriyor. Çalışan belleği, yalnızca kısa süreli ve aktif olarak tutulan bilgileri kapsıyor; bu nedenle H.M., günlük işlerini sürdürebiliyor ve anlık kararlar alabiliyordu, fakat bu bilgileri uzun süreli belleğe aktaramıyordu (Squire, 2009).
Prosedürel Belleğin Korunması
H.M.’in hikâyesinde en şaşırtıcı bulgu, motor becerilerle ilgili öğrenmelerin sağlam kalmasıydı. Brenda Milner’in 1962’deki ünlü “ayna çizimi” deneyinde, H.M. yalnızca aynadan bakarak bir yıldızın çizimini yaptı. Her denemede daha iyi hale geldi, ama bu deneyimi hatırlamadı. Bu, beynin motor becerileri hipokampustan bağımsız olarak işlediğini gösterdi (Milner, 1962; Cohen & Squire, 1980). Bu keşif, belleğin “tek bir kutu” değil, farklı sistemlerden oluştuğunu ortaya koydu ve modern nörobilimde çoklu bellek sistemleri anlayışının temelini oluşturdu. Beynin bu telafi edici ve farklı yollarla öğrenme yeteneği, Nöroplastisite kavramının bellek sistemlerindeki yansımasını kanıtlıyordu.
Uzak Bellek ve Retrograd Amnezi
H.M.’in ameliyat öncesine ait bazı anıları büyük ölçüde korunmuştu. Örneğin, ameliyat öncesi dönemdeki ünlü yüzleri tanıyabiliyor ve erken çocukluk anılarını hatırlayabiliyordu (Marslen-Wilson & Teuber, 1975; Scoville & Milner, 1957). Ancak özellikle otobiyografik anılarda, yani belirli bir zaman ve mekâna bağlı kişisel anılarda zamanla bozulma gözlendi. Bu anılar çoğunlukla yalnızca “bilgi” şeklinde hatırlanabiliyor, özgün olayların detayları kayboluyordu (Corkin, 2002; Steinvorth et al., 2005).
Sonuç
H.M., sinirbilim tarihinde en çok incelenen vakalardan biri olarak, belleğin işleyişine dair anlayışımızı kökten değiştirmiştir. Ameliyat sonrası eski anılarını büyük ölçüde koruyabilmiş, ancak yeni anılar oluşturmakta ciddi güçlük yaşamıştır. Kendisi, cerrahı hakkında “Benden öğrendiklerinin başkalarına yardım etmesine katkısı oldu ve bundan memnunum” diyerek, bilime yaptığı katkının farkındalığını dile getirmiştir. Bugün hâlâ birçok nöropsikolojik araştırma, H.M.’den elde edilen bulgular üzerine inşa edilmektedir. H.M.’in yaşamı, belleğin yalnızca bilgiyi depolayan bir mekanizma değil, kimliğimizi ve süreklilik hissimizi şekillendiren temel bir unsur olduğunu hatırlatmaktadır.
Kaynakça
-
Cohen, N., and Squire, L.R. (1980). Science 210, 207–209.
-
Corkin, S. (1968). Acquisition of motor skill after bilateral medial temporal-lobe excision. Neuropsychologia, 6(3), 255-265.
-
Corkin, S. (2002). Nat. Rev. Neurosci. 3, 153–160.
-
Dossani, R. H., Missios, S., & Nanda, A. (2015). The legacy of Henry Molaison (1926–2008) and the impact of his bilateral mesial temporal lobe surgery on the study of human memory. World neurosurgery, 84(4), 1127-1135.
-
Milner, B. (1962). Physiologie de l’hippocampe, P. Passouant, ed. (Paris: Centre National de la Recherche Scientifique), pp. 257–272.
-
Marslen-Wilson, W.D., and Teuber, H.L. (1975). Neuropsychologia 13, 353–364.
-
Scoville, W. B., & Milner, B. (1957). Loss of recent memory after bilateral hippocampal lesions. Journal of neurology, neurosurgery, and psychiatry, 20(1), 11.
-
Shapin, S. (2013, October 14). The man who forgot everything. The New Yorker.
-
Squire, L. R. (2009). The legacy of patient HM for neuroscience. Neuron, 61(1), 6-9.
-
Steinvorth, S., Levine, B., and Corkin, S. (2005). Neuropsychologia 43, 479–496.
-
Tulving, E., Schacter, D.L., and Stark, H.A. (1982). J. Exp. Psychol. Learn. Mem. Cogn. 8, 336–342.


