Cuma, Mayıs 1, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

DİJİTAL DÜNYADA BÜYÜYEN ÇOCUKLAR

Dijital medya ve bu amaçla kullanılan teknolojik araçlar hayatlarımıza hızla nüfuz ediyor; biz ise farkına varmadan zihinlerimizi onların ellerine teslim ediyor, dünyanın gerçekliklerinden koparak adeta hipnotik bir duruma sürükleniyoruz. Peki, her geçen gün çocuk gelişimi açısından yeni riskleri de beraberinde getiren bu tehlikeden çocuklarımız nasıl etkileniyor?
Dijitalleşme, günlük yaşamın her alanını etkileyen bir süreç olarak çocuklar ve gençlerin hayatlarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Çocukların erken yaşta dijital medya ile tanışması ise çoğu zaman ebeveynler tarafından bir meşguliyet aracı olarak görülmekte; bu durum, onların ekran başında geçirdiği sürelerin yaşlarına uygun olarak önerilen sınırları aşmasına yol açmaktadır. Böylece çocuklar, dijital medyanın beraberinde getirdiği psikososyal, duygusal, gelişimsel, bilişsel ve davranışsal risklere karşı daha savunmasız bir şekilde büyümektedir.

DİJİTAL MEDYANIN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Dijital medya araçlarının aşırı kullanımı, çocuklar üzerinde bir dizi olumsuz etkiye sahiptir. Özellikle yaşamın ilk iki yılında uzun süre ekrana maruz kalmak, çocukların dil edinimini, anlama becerisini ve kelime dağarcığını olumsuz yönde etkileyebilmektedir (Massaroni ve ark., 2023). Vygotsky, dil gelişiminde “yakınsak gelişim alanı” kavramını önemser. Bu alan, çocuğun bir yetişkin veya daha yetkin bir bireyin rehberliğinde öğrenebileceği becerileri ifade eder (Vygotsky, 1978). Çocuğun sosyal ve dilsel etkileşimlerinin yerini ekran kullanımı aldığında, dil gelişimi olumsuz etkilenebilir.
Fazla kullanım, çocukların düşünce becerilerinde zayıflamaya, sosyal yaşamdan kopmaya ve sağ beyin fonksiyonlarının (pratik düşünme, hayal kurma, sanatsal faaliyetler ve sosyallik) pasifleşmesine yol açmaktadır. Literatürde, elektronik medya araçlarını yoğun kullanan çocuklarda sinirlilik, stres duyarlılığında artış, hafıza bozuklukları ve bilişsel işlevlerde azalma gibi sorunların sık görüldüğü bildirilmiştir. Ayrıca, bu çocuklarda anksiyete, depresyon, saldırganlık, okul başarısında düşüş, öğrenme güçlüğü, bağımlılık, sosyal uyum problemleri ve travma sonrası stres bozukluğu gibi psikososyal sorunlar da ortaya çıkmaktadır.
Uyku düzeni üzerinde de dijital medya kullanımı olumsuz etkilidir. Özellikle uyku öncesi maruz kalınan mavi ışık, melatonin salınımını engelleyerek uykuya geçişi zorlaştırmakta ve uyku kalitesini düşürmektedir. Sonuç olarak çocuklarda uykuya dalmada güçlük, uyku süresinde azalma ve dinlendirici uyku eksikliği gözlemlenmektedir. Bu durum, psikolojik işlevlerin olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) gelişiminde de dijital medya kullanımının etkisi önemlidir. Uzun süreli televizyon izleme, özellikle erken çocukluk döneminde, DEHB belirtilerinin artmasına sebep olmaktadır. Hızlı ve hareketli görseller, çocukların dikkat kontrolünü zorlaştırmakta ve bu becerinin gelişimini engellemektedir. Ayrıca, çocukların ekran kullanım sürelerinin Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) semptomlarındaki etkisine yönelik yapılan çalışmalar, uzun süreli maruziyetin çocuklarda OSB veya OSB benzeri semptomların gelişmesine neden olabileceğini göstermektedir (Lin, Lin & Gau, 2022).
Fiziksel sağlık açısından, kablosuz cihazlardan yayılan radyofrekans radyasyonları özellikle çocuklarda beyin tümörleri riskini artırmaktadır. Bunun sebebi, çocukların beyin yapısının ve kafatası özelliklerinin radyasyonu daha fazla emmesi olarak açıklanmaktadır. Ayrıca, aşırı ekran süresi fiziksel hareketsizlik ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları nedeniyle obezite riskini artırmakta, bu da kardiyovasküler hastalıklar ve özgüven eksikliği gibi sorunlara yol açmaktadır. Göz yorgunluğu, miyopi, postür bozuklukları, baş ağrısı ve yorgunluk gibi sağlık problemleri de sık görülmektedir.

EBEVEYNLERİN ROLÜ

Ailenin, çocukların ve gençlerin dijital dünyaya uyum sürecinde koruyucu ve destekleyici bir rol üstlendiği görülmektedir. Bu nedenle, ebeveynlerin olası gelişimsel risklere ilişkin bilgi sahibi olmaları ve dijital medya okuryazarlıklarının artırılması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, çocuklar ebeveynlerinin davranışlarını örnek aldıkları için, anne ve babaların dijital ekran kullanım sürelerine özen göstermesi gerekmektedir.
Yaşa uygun ekran süresi belirlenmesi, çocukların dijital medya maruziyetini sınırlamada temel stratejilerden biridir. Dünya Sağlık Örgütü ve çeşitli pediatrik kuruluşların önerileri doğrultusunda; 0-3 yaş aralığında ekran kullanımı önerilmemektedir. 3-6 yaş arasında günlük 20-30 dakika, 6-9 yaş aralığında 40-50 dakika ve 9-12 yaşta ise 60-70 dakika ekran süresi önerilmektedir. Bu dönemlerde dijital içeriklerin özenle seçilmesi, kullanım süresinin sınırlandırılması ve çocukların ekran başında geçirdikleri zamanın denetlenmesi ebeveynlerin en önemli sorumluluklarından biridir.
Aile hayatındaki etkileşim süresi ve kalitesi de çocuk gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, anne-baba ile çocuk arasındaki yüz yüze etkileşimin artırılması için çeşitli etkinlikler (dikkat ve hafıza oyunları, renkli ve sesli eşleştirme oyunları vb.) düzenlenmeli ve desteklenmelidir.

SONUÇ

Sonuç olarak, dijital medya araçlarının çocuklar üzerindeki etkileri çok boyutlu ve karmaşıktır. Aşırı ve kontrolsüz kullanım, bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimde olumsuz sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle ebeveynlere büyük sorumluluklar düşmektedir.
Unutulmamalıdır ki, bir evi yuvaya dönüştüren en önemli unsur, oradaki sevgi ve muhabbet ortamıdır. Günümüzün dijital çağında, dış dünyanın olumsuz etkilerinin kurbanı olmamak için, sevginin bizi güzelleştirmesine izin verelim.

KAYNAKÇA

Akbaş, Ö. Z., & Dursun, C. (2020). Teknolojinin Aileye Etkisi: Değişen Ailenin Dijital
Ebeveyn ve Çocukları. Turkish Studies-Social Sciences, 15(4).
Blackwell, C. K., Lauricella, A. R., & Wartella, E. (2014). Factors influencing digital
technology use in early childhood education. Computers & Education, 77, 82-90.
Coşkuntürk, O. S., Kurcan, K., Yel, K., & Güzel, S. (2023). Teknolojik gelişmelerin
hareketsiz yaşama ve çocuklarda psiko-motor gelişime etkileri. Dede Korkut Spor Bilimleri
Dergisi, 1(1), 48-59.
Çamalan, V. F., & Demirbaş, E. (2024). ÇOCUKLARDA TEKNOLOJİNİN GETİRDİĞİ
RİSKLERDEN KAÇINMA VE BİLİNÇLİ İNTERNET KULLANIMINI DESTEKLEYEN
ÇALIŞMALAR. Karatay Sosyal Araştırmalar Dergisi, (13), 31-58.
Dijital Oyun Oynama Süresinin Günlük Yaşam Alışkanlıkları Üzerine Etkisi (Karma Yöntem
Araştırması)
GÖKÇE, A., ARSLAN, İ., ÖZ, S. Ü., METE, U., TAŞCI, D., & YENGİL TACİ, D. (2021).
YEDİ YAŞ ALTI ÇOCUKLARDA MOBİL EKRAN MARUZİYETİ. Medical Journal of
Ankara Training & Research Hospital, 54(2).
KURTOĞLU ERDEN, M., & USLUPEHLİVAN, E. (2021). DİJİTAL ÇAĞDA DEĞİŞEN
EBEVEYNLİK ROLLERİ: TEKNOLOJİ KULLANIMINDA ANNE BABALAR REHBER
Mİ ENGEL Mİ OLMALI?. Journal of Social Policy Studies/Sosyal Politika Çalismalari
Dergisi, 21(51).
Mustafaoğlu, R., Zirek, E., Yasacı, Z., & Özdinçler, A. R. (2018). Dijital teknoloji
kullanımının çocukların gelişimi ve sağlığı üzerine olumsuz etkileri. Addicta: The Turkish
Journal on Addictions, 5(2), 1-21.
Özgür, U. E., Kulemen, E., Boyuneğmez, İ., Abdurahman, M., Ulusoy, D., & Şahin, E.
(2024). Çocuklarda ekran kullanımına bağlı gelişen davranış bozuklukları ve işitsel dikkat
bozukluğu. Aydın Sağlık Dergisi, 10(2), 169-188.
Tutar, P. E., & Karacul, F. E. (2024). Erken Çocuklukta Ekran Maruziyetinin Dil Gelişimine
Etkisi Üzerine Bir Derleme. Batı Anadolu Eğitim Bilimleri Dergisi, 15(3), 2427-2442.
Yasacı, Z., & Mustafaoğlu, R. (2020). DİJİTAL TEKNOLOJİ MARUZİYETİ
ÇOCUKLARIN UYKU SÜRESİNİ ETKİLER Mİ?. Ankara Medical Journal, 20(1).

Yeterge, H. T. (2023). Çocukların Ekran Kullanım Sürelerinin Otizm Spektrum Bozukluğu
Semptomlarındaki Etkisine Yönelik Yapılan Çalışmaların İncelenmesi. Uluslararası Temel
Eğitim Çalışmaları Dergisi, 4(2), 62-73.
Yılmaz, D., & Güney, R. (2021). Medyanın çocuklar üzerindeki etkileri ve Kullanımına
İlişkin Öneriler. Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Elektronik Dergisi, 14(4),
486-494.

Betül Aksoy
Betül Aksoy
Betül Aksoy, İstanbul Rumeli Üniversitesi’nde İngilizce Psikoloji lisans eğitimine devam eden bir öğrencidir. Psikoloji bilgisini yalnızca akademik düzeyde değil, toplumsal fayda üretme amacıyla da kullanmayı önemseyen Aksoy, çeşitli sosyal sorumluluk projelerinde yer almış ve İngilizce çeviri alanında deneyim kazanmıştır. Girişimci Psikologlar Derneği’nin yazı işleri ekibinde aktif olarak çalışmakta; duygular, kayıp, yas, travma, anksiyete ve depresyon gibi konular üzerine içerikler üreterek psikolojik farkındalık ve içsel gelişimi desteklemeyi amaçlamaktadır. Mesleki gelişimini farklı eğitim programları, stajlar ve gönüllü faaliyetlerle güçlendiren Aksoy, Öğrenci Olur Musun Akademi bünyesinde gönüllü İngilizce dersler vermekte, Genç Yeşilay Derneği’nde aktif görev almakta ve üniversitesinin Psikoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde asistanlık yapmaktadır. Özellikle çocuk ve ergenlerle çalışmaya ilgi duyan Aksoy, bu alandaki eğitimlere önem vererek psikolojiyi yaşam kalitesini artıran bir köprü olarak görüp, yazılarını bu vizyonla şekillendirmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar