Küçük Bir Pürüzle Başlayan An
Birçok kişi için deri yolma davranışı, aynada fark edilen küçük bir pürüzle başlar. Parmaklar istemsizce cilde yönelir. “Sadece bir kez” düşüncesiyle başlayan bu hareket, fark edilmeden tekrar eder. Dakikalar ya da saatler sonra aynaya yeniden bakıldığında, asıl fark edilen şey ciltte kalan izlerden çok “yine oldu” hissidir.
Bu davranış çoğu zaman bilinçli bir kararla başlamaz. Bazen kişi bir düşünceye dalmışken, bazen bir sınav öncesi gerginlik yaşarken ya da yalnız kaldığı bir akşamda elinin cildine gittiğini fark eder. Araştırmalar, deri yolmanın hem farkında olarak hem de otomatik biçimde ortaya çıkabildiğini; özellikle stresli ve duygusal olarak yoğun anlarda belirginleştiğini göstermektedir (Tucker ve ark., 2011; Grant & Chamberlain, 2022). Bu otomatiklik, kişinin “Ne zaman başladı?” sorusuna net bir yanıt verememesine yol açabilir.
Sadece Bir Alışkanlık mı?
Dışarıdan bakıldığında deri yolma davranışı basit bir alışkanlık gibi görülebilir. Ancak bu davranışı yaşayan kişiler için durum genellikle daha karmaşıktır. Yolma bazen bilinçli bir şekilde yapılır, bazen de kişi farkına varmadan gerçekleşir.
Davranış sırasında kısa süreli bir rahatlama hissi yaşanabilir. Bu rahatlama kimi zaman zihinsel bir boşalma, kimi zaman içsel gerginliğin azalması şeklinde deneyimlenir. Ancak bu geçici rahatlamayı çoğu zaman suçluluk, utanç ve pişmanlık izler. Aynaya tekrar bakmak zorlaşabilir. “Neden yine yaptım?” sorusu zihinde döner durur.
Bu duygular arttıkça stres de artar ve davranış yeniden ortaya çıkar. Araştırmalar, bu rahatlama–pişmanlık döngüsünün davranışın sürmesinde önemli bir rol oynadığını göstermektedir (Odlaug & Grant, 2008). Yani sorun yalnızca ciltteki izler değildir; döngünün kendisi zamanla yerleşir.
Duygularla Baş Etmenin Bedensel Bir Yolu
Deri yolma davranışı yalnızca ciltle ilgili değildir; çoğu zaman kişinin duygularını düzenleme biçimiyle yakından ilişkilidir. Kaygı, sıkıntı, içsel gerginlik ya da kontrol kaybı hissi arttığında beden devreye girer.
Bazı kişiler için bu davranış, duygusal yoğunluğu kısa süreliğine azaltan bir baş etme yolu işlevi görür. Özellikle ifade edilmesi zor duygular söz konusu olduğunda, bedensel bir uğraş zihinsel karmaşayı geçici olarak susturabilir. Araştırmalar, deri yolma davranışının duygusal düzenleme güçlükleriyle ilişkili olduğunu ve bu davranışın bir başa çıkma stratejisi olarak kullanılabildiğini ortaya koymaktadır (Snorrason ve ark., 2010).
Ancak bu strateji uzun vadede rahatlatıcı olmaktan çok yıpratıcı hâle gelir. Çünkü davranış sona erdiğinde hem fiziksel hasar hem de duygusal yük artar. Böylece kişi aslında rahatlamak için başvurduğu davranışın yarattığı yeni bir stresle karşı karşıya kalır.
Neden Bırakmak Bu Kadar Zor?
Deri yolma davranışını durdurmaya çalışmak çoğu zaman beklenenden daha zor olabilir. Bunun nedeni yalnızca alışkanlık değildir. Davranış, zamanla sinir sistemi için öğrenilmiş bir rahatlama yolu hâline gelir. Beyin, geçici de olsa sağlanan rahatlamayı “işe yarayan” bir yöntem olarak kaydedebilir.
Bu noktada kişi kendini “iradesiz” ya da “yetersiz” hissetmeye başlayabilir. Oysa araştırmalar, dürtü kontrolüyle ilişkili biyolojik süreçlerin bu davranışta etkili olabileceğini göstermektedir (Grant ve ark., 2012; Chamberlain ve ark., 2010). Bu da deri yolmanın yalnızca kişisel bir zayıflık olarak ele alınamayacağının göstergesidir.
Kişinin kendine yönelttiği sert eleştiriler çoğu zaman değişimi kolaylaştırmaz. Aksine, artan utanç ve hayal kırıklığı yeni bir gerilim yaratabilir. Bu nedenle davranışı anlamaya yönelik şefkatli bir yaklaşım, bırakma çabasının önemli bir parçası olabilir.
Görünmeyen Yük: Utanç ve Gizleme
Deri yolma davranışı yaşayan birçok kişi bu durumu gizlemeye çalışır. Ciltteki izleri saklamak, sosyal ortamlardan kaçınmak ya da bu konudan hiç bahsetmemek yaygındır. Özellikle yüz, eller ya da kollar gibi görünür bölgelerde iz oluştuğunda sosyal kaygı artabilir.
Utanç ve damgalanma korkusu, kişinin yalnız hissetmesine ve destek aramasını ertelemesine yol açabilir. “Kimse anlamaz” düşüncesi, sessizliği güçlendirir. Araştırmalar, bu davranışı yaşayan bireylerin önemli bir kısmının sosyal çekilme ve yalnızlık yaşadığını göstermektedir (De Nadai ve ark., 2024). Bu yalnızlık ise döngünün devam etmesine zemin hazırlayabilir.
Döngüyü Fark Etmek
Deri yolma davranışını anlamak, onu hemen ortadan kaldırmak anlamına gelmez. Ancak davranışın hangi anlarda ve hangi duygularla ortaya çıktığını fark etmek, döngüyü görünür kılar.
Kişi kendine şu soruları sormaya başladığında bir değişim alanı oluşabilir: Bu davranış benden neyi almaya çalışıyor? Hangi anlarda ortaya çıkıyor? O anda ne hissediyorum? Bu soruların amacı kendini yargılamak değil, anlamaktır.
Deri yolma davranışı çoğu zaman sessizce yaşanır; ancak bu sessizlik, deneyimin önemsiz olduğu anlamına gelmez. Ciltte görünen izlerin ardında, çoğu zaman görülmek ve anlaşılmak isteyen bir iç dünya vardır. Bu davranışı anlamaya çalışmak, yalnızca bir alışkanlığı değiştirme çabası değil; kişinin kendisiyle daha şefkatli bir ilişki kurma sürecidir. Bazen ilk adım, davranışı durdurmak değil, onu yargılamadan fark etmektir.
KAYNAKÇA
-
Bohne, A., Keuthen, N. J., Wilhelm, S., Deckersbach, T., & Jenike, M. A. (2002). Skin picking in German students: Prevalence, phenomenology, and associated characteristics. Behavior Modification, 26(3), 320–339.
-
Chamberlain, S. R., Menzies, L., Sahakian, B. J., & Fineberg, N. A. (2010). Lifting the veil on trichotillomania. American Journal of Psychiatry, 167(7), 791–793.
-
De Nadai, A. S., Ferrão, Y. A., & Shavitt, R. G. (2024). Excoriation disorder: Clinical features, comorbidities, and treatment challenges. Current Psychiatry Reports, 26(2), 45–56.
-
Grant, J. E., & Chamberlain, S. R. (2022). Trichotillomania and excoriation disorder. New England Journal of Medicine, 386(6), 545–553.
-
Grant, J. E., Odlaug, B. L., & Kim, S. W. (2012). N-acetylcysteine, a glutamate modulator, in the treatment of trichotillomania. Archives of General Psychiatry, 66(7), 756–763.
-
Kwon, H. J., Kim, J. H., & Lee, S. Y. (2020). Clinical characteristics and psychiatric comorbidities of excoriation disorder. Psychiatry Investigation, 17(5), 453–460.
-
Odlaug, B. L., & Grant, J. E. (2008). Clinical characteristics and medical complications of pathologic skin picking. General Hospital Psychiatry, 30(1), 61–66.
-
Tucker, B. T., Woods, D. W., Flessner, C. A., Franklin, S. A., & Franklin, M. E. (2011). The Skin Picking Impact Scale: Factor structure, reliability, and validity. Behavior Modification, 35(6), 589–609.


