Cumartesi, Mart 14, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Okulöncesi Dönemde Oryantasyon Süreci Yönetimi

Çocukların eğitim öğretim hayatının başlangıcı olan okulöncesi dönem, sanıldığından çok daha önemlidir. Okul öncesi dönem kadar önemli olan ve hassasiyetle yönetilmesi gereken süreç ise oryantasyon sürecidir. Oryantasyon süreci; çocuğun başta okula, öğretmenine ve arkadaşlarına olmak üzere birçok yeni uyarana uyum sağlama sürecini kapsar.

Oryantasyon; çocukların okul içerisinde özgüven kazanmaları, sağlıklı bağlanma stilleri geliştirmeleri, kendini ifade etme becerileri geliştirmeleri, akademik başarılar elde etmeleri ve sosyal etkileşim becerileri geliştirmeleri için oldukça dikkatli ve çocuğun ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yönetilmesi gereken bir süreçtir. Okula uyum süreci, her çocukta aynı şekilde ilerlememektedir. Kimi çocuğun oryantasyon süreci bir haftada tamamlanıyorken kimi çocuğun oryantasyon süreci bir ayı bulabilir. Gelişimsel olarak bir aya kadar olan süreç normaldir.

Oryantasyon Süreci Yönetiminin Çocukların Gelişimsel Dönemleri Üzerindeki Etkisi

Oryantasyon sürecinde her çocukta farklı ihtiyaçlar gelişir. Ebeveynin ve okulun bu süreçte temel görevi çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaktır. Çocuğun gelişim kademelerini sağlıklı bir şekilde atlayabilmesi için okula uyum sürecinde kaygı yönetimi yapılmalıdır. Her çocuğun kaygı seviyesi bu süreçte aynı seyretmez. Bu sebeple oryantasyon süreci her çocuğa özel olarak planlanmalıdır. Kimi çocuk kaygı yönetimi sürecinde telkinle sakinleşirken kimi çocuk fiziksel temasla sakinleşebilir.

Avustralya başta olmak üzere farklı ülkelerde yapılan birçok çalışma bizlere bireyin okula uyumlu başlamasının eğitim öğretim faaliyetlerinde önemli olduğunu göstermektedir. Okula olumlu bir başlangıç yapan çocukların eğitim hayatlarında ve günlük yaşamlarında akademik ve sosyal başarılarının olumlu ilerlediği görülmüştür. (Şen, Alataş ve Tütüncü, 2018) Öğretmenin oryantasyon süreci başladığı andan itibaren aileden aldığı ipuçlarıyla beraber çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik planlama yapması süreç yönetimini kolaylaştıracak ilk adımlardır.

Oryantasyon Sürecine Nasıl Başlanmalıdır

Okulöncesi psikoloğu olarak oryantasyon sürecinde çeşitli manzaralarla karşılaşmaktayım. Kimi zaman ebeveyn işe yetişme telaşı ile çocuğun kaygısını görmezden gelebiliyorken kimi zaman ebeveyn çocuğun kaygısını olması gerektiğinden fazla içselleştirip sağlıklı ayrışma gerçekleştirmeden okuldan ayrılıyor. Aslında tüm bu uyumsuz sahneleri ortadan kaldırmak için ilk olarak yapılması gereken şey oryantasyon sürecine veli eğitimi ile başlamaktır. Veli, duygusal regülasyonunu sağlayamadığında kaygısını çocuğa yansıttığını ve ayrışma sürecini çok daha zor bir hale getirebileceği bilincine sahip olmalıdır.

Bu noktada uzman görüşü, ebeveyne doğru yönlendirme yapmak adına oldukça önemlidir. Veli, oryantasyon sürecinde çocuğun okula hazırlığı, okula geliş ve ayrılma anı gibi kritik aşamalarda istikrarlı ve çocuğun duygusal ihtiyaçlarını karşılayacak yapıda olmalıdır. Okulöncesi kurum, varsa bünyesindeki rehber öğretmeni veya psikoloğu başta olmak üzere okulöncesi öğretmeni eşliğinde veliye oryantasyon sürecine dair yapılması gerekenleri ve okula uyum sürecine dair her türlü danışmanlık hizmetini sağlama sorumluluğundadır. Velinin oryantasyon süreci hakkında danışmanlık hizmeti almasını sonrasında ise çocukla beraber okula keşife gelmesini öneririm. Ailesiyle beraber okulunu tanıyıp öğretmeni ile önceden tanışma fırsatı edinen çocuk, uyum sürecine olumlu adımlar atmış olur. Çocuk, anne babasından henüz ayrılmadan okulunu tanıdığında okula başladığı zamanki kaygı yönetimi daha kolay ilerleyebilir. Aslında bakıldığı zaman okula uyum süreci bir zincirin halkaları gibi düşünülebilir. Veli eğitimi, okul-aile işbirliği, öğretmen yaklaşımı ve her çocuğa özel olarak planlanan oryantasyon süreci bir bütünün tamamlayıcılarıdır.

Oryantasyon Sürecinde Anne Babaların Yapması Gerekenler

Araştırmalara göre ebeveyn tutumlarının çocukların akademik, sosyal ve karakter gelişimlerine etki ettiği gözlemlenmiştir. Ebeveyn tutumları oryantasyon sürecinde kritik bir öneme sahip olduğundan uyum sürecinde ailelerin kurum rehberlik servisinden düzenli danışmanlık hizmeti ve eğitimler alması sürecin önemli bir parçasıdır.

Çocukların ilk öğretmenleri ebeveynleridir. Bu sebepledir ki çocuklar aslında sanıldığından çok daha fazla özelliği ebeveynlerinden rol model alarak öğrenirler. Çocukların okula uyum sürecinde duygusal sağlamlılığa erişmesi ve sosyal beceriler geliştirmesi için ebeveynlerin sağlıklı duygu durumuna sahip olması gerekmektedir. Çoğu zaman karşılaştığım sahnelerden birisi: çocuk okula girerken ağlıyor, anne de aynı şekilde oldukça kaygılı ve üzgün bir şekilde çocuğa sarılıyor ve muazzam bir ayrışamama sahnesi ortaya çıkıyor. Çocuklar; hissettikleri ve deneyimledikleri duyguları, davranışları yansıtırlar. Ebeveynlerin çocuktan ayrışamama durumu, çocuğa işlerin yolunda gitmediğini ve kaygı gerektiren bir durum olduğu mesajını vermektedir. Yapılması geren şey; çocuğa güvende olduğunu ve ebeveynin ulaşılabilir bir konumda onu beklediğini anlatmaktır.

Güvenli bağlanmayı pekiştirmek adına ailelere önerdiğim birkaç ipucundan bazıları: çocukların bebeklikten beri aşina olduğu, sevdiği ya da beraber uyuduğu peluş, oyuncak bebek vb. nesneleri uyum sürecinde çocukla beraber okula getirmek çocuğa güvendeyim mesajını verecektir. ‘Anneni özlediğinde oyuncağına sarılabilirsin. Annen, senin onu özlediğini eminim hissedecektir.’ Tarzındaki cümleler çocuğu telkin edip sakinleştiren etkisi güçlü cümlelerdir. Belirsizlik biz yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da kaygı yaratır. Bu sebeple anne ve baba çocuğu okuldan alacağı zamanı çocuğa açıklarken net ifadelere yer vermelidir. ‘Koluna taktığımız saatteki yelkovan üçe geldiğinde seni alacağım’ gibi açıklayıcı ifadeler çocukta kaygı seviyesini azaltırken sabırlı olmak değerini de kazandırır.

Ebeveyn, çocuğu okulöncesi döneme hazırlamakla sorumludur. Çocuk yeni başlayacağı bir sürece ilişkin işleyişi, eve gidiş geliş saatleri ve birçok konu hakkındaki belirsizliklerini ebeveyninden aldığı bilgilerle tamamlamalıdır. Aile tarafından bilgilendirilen ve okulöncesi döneme hevesle hazırlanan çocuk kaygı yönetimi açısından çok daha şanslı olacaktır.

Çocukların okula uyum sürecinde aile katılımlı etkinliklerin planlanması ve uyum sürecine velilerin dahil edilmesi ise okul yönetiminin sorumluluğundadır. Etkinliklere katılım sağlamlamak da ebeveynlerin sorumluluğundadır. Aile katılımlı etkinlikler çocukların ilgi, yetenek ve değer temalı etkinliklere katılımlarını arttırmakla beraber karakter gelişimlerinde özgüvenli bireyler olmalarını sağlayacaktır.

irem beşir
irem beşir
İrem Beşir; psikolog, oyun terapisti, okulöncesi psikoloğu, psikolojik danışman ve yazar olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Lisans eğitimini Ankara Medipol Üniversitesi Psikoloji bölümünde tamamlamış olup mesleki uygulamalarını BDT, Şema Terapi ve Oyun Terapisi ekollerindeki uzmanlıklarıyla yürütmektedir. Psikolojik Danışmanlık, psikoterapi ve yazarlık sürecini; depresyon, kaygı, stres yönetimi, travma ve yas süreci, öz farkındalık, duygu durum bozuklukları, davranış problemleri, okula uyum süreci, sosyal uyum becerileri, aile eğitimi, regresyon, çocuklarla etkili iletişim, gibi çeşitli psikolojik rahatsızlıklar çerçevesinde sürdürmektedir. Yazar, psikoloji alanındaki bilgi birikimini yetişkin ve çocuk psikolojisinin dikkat çeken taraflarını içeren yazıları aracılığıyla aktarmayı ve güncellemeyi benimsemiştir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar