Bireyler yaşamın yüklerinden uzaklaşmak için nefes alacak, o an hatta hayatı durdurabilecekleri bir alan arayışı içine girerler. İş yaşamının zorluğu, toplumsal baskılar, içe atılmış duygular ve üst üste geldi denilen olaylar insanları bazen durmaya ve yalnız kalmaya sürükleyebilir. Fakat kaçmak için illaki iz bırakan büyük olaylara gerek yoktur. Bazen geçmişten gelen bir ses, koku ya da geçilen bir sokak (mekân) bireyleri o kaçışın içine itebilir. Sığınacak liman arayan bireyler müzikle karşılaşır ve orada huzur bulmaya çalışır. Gürültüden kaçtıkları, sessizleşebildikleri ve bir an bile olsa nefes alabildikleri alan olarak müziği seçebilirler. Ancak güvenli alan olarak müzik, bazen bireyler için duygularıyla yüzleştikleri ve zaten kaçtıkları olaylarla baş başa kaldıkları bir sürece dönüşebilir. Bu noktada müzik sığınılan bir liman olmaktan ziyade bireyin aynanın karşısına geçip kendiyle konuştuğu, duygularının farkına vardığı ve yüzleştikleri bir deneyim olur.
Müzik İle Kurulan Psikolojik Bağ
Psikolojide müzik, sadece işitmek değil aynı zamanda duyguların yaşandığı ve insanın iç dünyasıyla iletişim kurduğu bir alandır. Bazen de kendini bulmaktır. Bireyler müzik dinlediğinde sadece işitme duyuları değil, duyguları ve hafızaları da devreye girer. İnsanların birçoğu bir olaya ya da kişiye bazı melodileri ve müzikleri atfedebilir. Bu sebepten dolayı müzik, insanların psikolojilerini de etkiler. Birçok birey farkında olmadan kendi ruh hallerine uygun müzik seçerler ve o müzikle duygularını anlamlandırmaya çalışırlar. Bazen rahatlamak için sakin melodiler, bazen de enerji bulmak için hareketli müzik seçebilir ve bu şekilde ruh hallerini kontrol edebilirler. Müzik, bireylerin iç dünyalarıyla bağlantı kurabilecekleri bir araçtır. Bu sebepten dolayı duyguları daha iyi anlatmak, anlamlandırmak için müzik önemlidir.
Bir Şarkının İçinde Kendinle Karşılaşmak
Bazen müzik dinlemek sıradan bir hobi olmaktan çıkabilir. O şarkının melodisi, sözü sizi geçmişte yaşadığınız bir olaya bastırılan duyguya hatta bir kişiye götürebilir. Melodinin bireyin üzerinde bıraktığı his; unutulmuş sanılan, bastırılan, görmezden gelinen duyguların su yüzeyine çıkmasına sebep olabilir. Bu nedenle de müzik sadece ruhu dinlendiren bir deneyim değil aynı zamanda psikolojik bir yüzleşmedir. Bireyler bazı müziklerde kendi yaşamlarından izler görüp oraya tutunabilirler. Kendini gördükleri yerde duygularını anlamaya çalışırlar. Aslında bir şarkıda kendileriyle karşılaşmışlardır. Kendi hayatlarında eksik olan parçalar vardır ve o parçayı sonunda bulmuşlardır. Eksik parçayı bulduğu noktadan tamamlanmayı bir şarkıdan öğrenebilir veya sadece orada kalıp yüzleşmesi gerekebilir. Bu sayede iç sesini dinleyip duygularını fark ettiği bir alan yaratmıştır. Kaçmak ve yüzleşmemek için dinlenilen şarkı; çoğu zaman bireylerin kendi iç dünyalarıyla karşılaştıkları, duygularıyla baş başa bırakıldıkları alana dönüşür.
Müzik Ruhun Gerçekten De Gıdası Mıdır?
‘’Müzik ruhun gıdasıdır’’ sözü yıllardır kullanılan müziğin bireyler üzerindeki etkisini anlatan eski sözlerden biridir. Müziğin insanı rahatlattığı, dinlendirdiği, huzur verdiği bir gerçektir. Bundan dolayı insan psikolojisi üzerinde tedavi olarak da kullanılmaktadır. İnsanlar bir müzikle çocukluğunda yaşadığı travmaya dönebilir ya da en mutlu olduğu anlarını yeniden yaşayabilir. Bu yüzden müzik sadece eğlence değil aynı zamanda bireylerin duygularına temas edilen bir süreçtir. Hayat yoğunluğu içerisinde insanların duygularını ifade etmeye ve onları dinlendirmeye yardımcı olur. Bireylerin tanımlayamadığı anlarıyla, bastırdığı duygularıyla ve belki de görünmez duvar arkasına sakladığı acılarıyla yüzleşmelerine zemin hazırlayabilir. Bu yüzleşmeler sonucunda insanlar kendileriyle daha barışmış ve iç dünyasını dinleyip psikolojik iyi oluşları için daha sağlam adım atmaktadırlar. Nörolog ve yazar olan Oliver Sacks’ın (2019) da dediği gibi, ‘’Müzik hislerimizi tanımamıza ve onlarla barışmamıza yardımcı olan bir aynadır.’’
Müzikle Kendini Bulmak
Müzik ile başlayan süreç ilk anlarda duygulardan, insanlardan, acılardan kaçmak olsa da ilerleyen zamanlarda daha çok bu kaçma, bireylerin kendi iç dünyasıyla yüzleştiği bir olaya dönüşür. Şarkı sözleri bireyin kaçtığı duygularıyla kendini daha çok yakınlaştırır. Bu durum birçok insan için zorlayıcı olabilir. Çünkü birey kendi eksik parçalarını bulur onlarla yüzleşir, duygularıyla konuşur. Bu farkındalık bireylerin psikolojik iyi oluşu için büyük bir adımdır. Bireyler için yaşanmış olan bu yüzleşmeden sonra müzik, hem hayat yoğunluğundan kaçıp sığınılacak bir liman hem de iç dünyalarında yol gösteren bir kılavuz olmuştur.
Kaynakça
Sacks, O. (2019). Müzikofili: Müzik ve beyin. Yapı Kredi Yayınları.


