Pazartesi, Ocak 12, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Erteleme Döngüsünü Kırmak

Günlük yaşamda erteleme davranışı, pek çok kişinin zaman zaman başvurduğu yaygın bir tutumdur. Erteleme, yapılması gereken bir işin ya da sorumluluğun daha sonraki bir zamana bırakılması veya bilinçli biçimde geciktirilmesi olarak tanımlanır (Shafran vd., 2023). Başlangıçta gündelik bir alışkanlık gibi algılanasa da sürekli hale geldiğinde stres düzeyini artıran ve kişide zihinsel yük oluşturan bir sürece dönüşebilir. Bu süreç ise çoğu zaman kaygı ve suçluluk duygularıyla birlikte ilerler.

Erteleme Türleri Nelerdir?

Erteleme davranışı farklı alanlarda ve farklı işlevlerle ortaya çıkabilir. Bu türlerden biri olan rutin işlerde erteleme, günlük yaşamın düzenlenmesiyle ilgili konuları kapsar (Lay, 1986). Ev temizliğini sık sık bir sonraki güne bırakmak ya da küçük ev tamiratlarını sürekli geciktirmek gibi gündelik işlerin sürekli ertelenmesi bu duruma örnek gösterilebilir. Çoğu zaman küçük ve önemsiz algılanabilen bu işler, biriktikçe kişide artan bir zihinsel yük oluşturabilir.

Karar vermeyi erteleme, kişinin karar alması ya da farklı seçenekler arasında seçim yapması gereken durumlarda karar sürecini geciktirmesi olarak ele alınabilir (Effert ve Ferrari, 1989). Bir davete katılıp katılmayacağına günlerce karar verememek ya da alışveriş sırasında ihtiyaç duyulan bir ürünü defalarca inceleyip satın alma kararını ertelemek, bu türün gündelik hayattaki örnekleri arasında yer alır.

Kompulsif erteleme, hem karar vermenin hem de yapılması gerekenlerin ertelendiği durumdur (Ferrari, 1991). Bu durumda kişi yalnızca ne yapacağına karar vermekte zorlanmaz, karar verdiğini düşündüğünde bile harekete geçmeyi sürekli geciktirir. Örneğin, kişinin evle ilgili bir düzenleme yapması gerektiğini fark etmesine rağmen, neleri değiştireceğine ve bunu nasıl yapacağına karar verememesi; karar verdiğinde ise işe bir türlü başlayamaması bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

Son olarak akademik erteleme ise, sınavlara çalışma ya da ödev yapma gibi sorumlulukların sürekli ertelenmesi ya da genellikle son ana bırakılmasıdır (Solomon ve Rothblum, 1984). Çoğu zaman son ana bırakılarak yapılan akademik sorumluluklar, öğrenci üzerinde yoğun stres ve suçluluk gibi duyguların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Erteleme Nasıl Başlar ve Gelişir?

Erteleme davranışı çoğu zaman yalnızca “bir işi daha sonra yapma” olarak değerlendirilse de bu davranış genellikle belirli aşamalar üzerinden ilerleyen bir süreçtir. Erteleme sürecinin hangi adımlardan oluştuğu aşağıda yer almaktadır (Knaus, 2000, akt. Bulut, 2014):

  1. İşten kaçma isteğinin olması,

  2. Karar vermeyi geciktirme,

  3. İşi daha sonra yapacağına dair kendine sözler verme,

  4. İşi yapmak için verilen sözleri tutma yerine oyalayıcı faaliyetlerde bulunma,

  5. Erteleme davranışını haklı çıkarmak için bahaneler bulma,

  6. Erteleme sonucunda oluşan suçluluk psikolojisinden kurtulmak için temize çıkmaya çalışma.

Bu aşamalar birlikte ele alındığında, ertelemenin kaçınma davranışı ile pekiştiği söylenebilir. Erteleme kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede suçluluk hissetme ve yetersizlik düşünceleri gibi olumsuz sonuçlara yol açabilir. Bu döngüyü fark etmek ise, erteleme davranışına müdahale etmenin ilk adımıdır.

Ertelemenin Ardındaki Sebepler Nelerdir?

Erteleme davranışının ardında çoğu zaman tek bir neden değil, birbiriyle iç içe geçen birçok etken bulunur. Bu etkenler, bireyin düşünce biçimi, duygusal tepkileri ve günlük yaşamda karşılaştığı koşullarla birlikte şekillenebilir. Kimi zaman dışsal koşullar, kimi zaman ise kişinin kendi içsel süreçleri erteleme davranışının ortaya çıkmasında belirleyici olur. Günlük yaşamda en sık karşılaşılan nedenler ise şöyle özetlenebilir (Demir, 2017):

  • Bireyin zamanı iyi yönetememesi

  • Amaç belirleyememe ya da amaçları netleştirememe

  • Mükemmeliyetçilik ve başarısızlık korkusu

  • İşlerin zor ve karmaşık olması

  • Fazla çaba harcamadan işi basit şekilde bitirme isteği

  • Yapılması gereken iş yerine daha keyifli etkinlikleri yapma isteği

  • Yapılacak işle ilgili ortaya çıkan kaygı

  • Dikkati yoğunlaştırmada güçlük yaşama

  • Kararsızlık yaşama

  • İşi nasıl yapacağını bilememe

  • Motivasyonun eksik olması

Erteleme İle Baş Etmenin Yolları Nelerdir?

Erteleme davranışıyla baş etmenin ilk adımı, bu davranışın ne zaman ve nasıl ortaya çıktığını fark edebilmektir. Kişinin kendi erteleme örüntüsünü tanıması, değişim için önemli bir başlangıç noktasıdır. Bu farkındalığı artırmak için aşağıdaki sorulara yanıt vermek yardımcı olabilir:

  • Yapmam gereken bir işi bilerek daha sonraya bırakıyor muyum?

  • Bu işi yapmaktan kaçınırken kısa süreli bir rahatlama hissediyor muyum?

  • Bu işi düşünmek bende rahatsız edici duygulara sebep oluyor mu?

  • İşe başlamamak için kendime gerekçeler üretiyor muyum?

  • Bu işi yapmamak için başka işlerle oyalanıyor muyum?

  • Ertelediğim işler zamanla birikerek gözümde daha büyük ve zor hale geliyor mu?

  • Son ana bırakmanın bana tanıdık gelen bir alışkanlık olduğunu fark ediyor muyum?

  • Ertelemenin hayatımda tekrar eden bir örüntü olduğunu düşünüyor muyum?

Bu farkındalık geliştirildikten sonra, erteleme eğilimi gösterilen işlere yönelik bazı küçük ama işlevsel adımların tekrar tekrar uygulanması süreci dönüştürmede etkili olabilir. Örneğin:

  • İşe başlamayı küçük bir adımla hedefleyin.

  • Büyük görevleri parçalara bölün.

  • Aynı anda tek bir işe odaklanın.

  • Zor işleri yorgun anlara bırakmamaya çalışın.

  • Dikkatinizi dağıtan etkinlikleri tamamen hayatınızdan çıkarmak yerine, ne zaman ve ne kadar yer vereceğinizi önceden belirleyin.

Bu adımları ertelenen işlere yönelik olarak düzenli ve ısrarlı biçimde tekrarlamak, ertelemenin zaman yönetimi ve otomatikleşmiş döngüsünü fark etmeye ve zamanla kırmaya yardımcı olabilir. Küçük ve sürekli uygulamalar, zor görevleri bile daha kolay yönetilebilir hâle getirebilir.

Zaman yönetimi, görevleri küçük parçalara bölme ve odaklanma gibi teknikler çoğu zaman kendi başınıza işe yarar. Ancak bazı durumlarda tek başına uygulamak zor gelebilir. Bu noktada bir terapistten destek almak hem süreci hızlandırıp işleri daha kolay hâle getirir, hem de uzun vadede erteleme sorununa kalıcı çözümler geliştirmenizi sağlar.

Kaynaklar

Bulut, R. (2014). Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının akademik erteleme davranışlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi). Afyon Kocatepe Üniversitesi, Afyonkarahisar.

Demir, Ö. (2017). Erteleme Eğilimi ve Baş Etme Yolları Araştırmaları Bulgularının Dini Erteleme Açısından Yorumlanması. Bayburt Eğitim Fakültesi Dergisi, 12(24), 747-780.

Effert, B. R. ve Ferrari, J. R. (1989). Decisional Procrastination – Examining Personality- Correlates. Journal of Social Behavior and Personality, 4(1), 151-156.

Ferrari, J. R. (1991). Compulsive procrastination: Some self-reported characteristics. Psychological Reports, 68(2), 455-458.

Lay, C. H. (1986). At least my research article on procrastination. Journal of Research in Personality, 20, 474-495.

Shafran, R., Egan, S., ve Wade, T. (2023). Mükemmeliyetçilik (D. Onuk, Çev.). Kuraldışı Yayınevi.

Solomon, L. J. ve Rothblum, E. D. (1984). Academic procrastination: Frequency and cognitive-behavioral correlates. Journal of Counseling Psychology, 31(4), 503-509.

Neslihan Canan Koçak
Neslihan Canan Koçak
Klinik Psikolog Neslihan Canan Koçak, Ufuk Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden yüksek onur öğrencisi olarak mezun olmuştur. Ardından, Beykoz Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nı “Uyumsuz Mükemmeliyetçilik ile Bilişsel ve Davranışsal Kaçınma İlişkisinde Psikolojik Esnekliğin Aracı Rolü” başlıklı teziyle onur öğrencisi olarak tamamlamıştır. Stajlarını Çocuk Esirgeme Kurumu’nda ve Boylam Psikiyatri Hastanesi’nde gerçekleştirmiştir. Uzmanlık alanı yetişkin bireylerle çalışmak olan Koçak, terapi sürecinde Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ekolünü temel almaktadır. Başlıca çalışma alanları arasında yaygın kaygı bozukluğu, sosyal kaygı, agorafobi, panik bozukluk, obsesif-kompulsif bozukluk (OKB), travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depresyon, yeme bozuklukları ve kişilik bozuklukları yer almaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar