Cumartesi, Şubat 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Boşanma Sonrası Süreçte Öfke ve Yasın Klinik Görünümleri: Şema Terapi Perspektifinden Bir Değerlendirme

Boşanma, yetişkin yaşamında karşılaşılan en stresli yaşam olaylarından biri olup bireyin duygusal, bilişsel ve kişilerarası işlevselliğini derinden etkileyebilmektedir. Özellikle romantik ilişkinin sonlanması, yalnızca bir ilişki kaybı değil; aynı zamanda aidiyet, güven ve gelecek beklentilerinin de yitirilmesi anlamına gelmektedir. Bu süreçte bireyler sıklıkla yas tepkileri, yoğun öfke, suçluluk, değersizlik ve terk edilme korkuları yaşayabilmektedir. Ayrılık bir yas sürecidir ancak uzamış yas süreci özgüven eksikliği, depresyon, anksiyete, travma gibi birçok patolojiye yer açmaktadır. Özellikle çocukluğunda terk edilme yaşamış, anne baba kaybı yaşamış ya da daha önce ayrılık çok fazla yaşamış bireyler terk edilme şemasına çok yatkındır ve terk edilme şeması ayrılıklara karşı daha hassas olmamıza neden olabilmektedir.

Klinik Başvurularda Öfke ve Yas Süreci

Klinik başvurularda boşanma sonrası dönemde öfke duygusunun ön plana çıktığı görülmektedir. Öfke çoğu zaman birincil bir duygu olmaktan ziyade, altta yatan incinmişlik, kayıp ve terk edilme duygularını maskeleyen ikincil bir duygu olarak işlev görmektedir. Yas süreci sağlıklı şekilde yaşanamadığında ya da bastırıldığında, öfke patlamaları, kişilerarası çatışmalar ve duygusal düzenleme güçlükleri ortaya çıkabilmektedir. Öfke kontrol edilmediğinde kişinin günlük yaşamını olumsuz etkilemekte ve insan ilişkilerini kötüye sürüklemektedir.

Şema Terapi Kuramı ve Bağlanma Figürleri

Şema terapi kuramı, bireyin erken dönem yaşantıları sonucunda gelişen uyumsuz şemaların, yetişkinlikte yaşanan ilişki kayıplarıyla aktive olabileceğini ileri sürmektedir. Özellikle terk edilme, duygusal yoksunluk ve kusurluluk şemaları, boşanma gibi bağlanma figürünün kaybı ile yoğun biçimde tetiklenebilmektedir. Bu bağlamda boşanma sonrası ortaya çıkan öfke ve yas tepkilerinin, yalnızca mevcut duruma değil, geçmiş yaşantılarla şekillenmiş şemalara da bağlı olarak değerlendirilmeleri önem taşımaktadır. Erken dönemde yaşanılan travma, sağlıklı atlatılmamış yas, kayıp süreçleri şema terapi ile çalışılan danışanlarda çok daha iyi seyretmiş ve yetişkinlik dönemlerinde psikolojik sağlamlılıkları daha yüksek olmuştur (Young, 2012).

Boşanma Kararı ve Psikolojik Sağlamlık

Boşanma da kökeninde öfke barındırabilir. Kişi ‘neden ben?’, ‘herkesin ilişkisi yolundayken neden biz yapamadık?’ gibi sorularla öfkelenebilmektedir. Boşanma bir ilişki devam etmiyorsa ve artık size zarar vermeye başladıysa alınması gereken bir karardır. Bir başarısızlık göstergesi değildir. Ancak bireyler böyle düşünüyorlarsa hem boşanma yas süreci hem öfke problemlerinden kaynaklı terapi sürecinden geçmeleri gerekmektedir. Bu noktada da araştırmalar ‘şema terapi’nin etkili olduğunu savunmaktadır. Çünkü şema terapi erken dönemde çözemediğiniz noktalara değinmektedir. Özellikle anne babası tarafından ihmale maruz kalan, terk edilme korkusu yaşayan ya da anne babasını kaybeden insanların hayatlarında oldukça güven problemi yaşadığı, tam olarak güvendiği ve inandığı insanları terk edemediği görülmektedir (Karaosmanoğlu, 2016).

Erken Dönem Bağlanma ve Mizaç Özellikleri

Yetişkin hayatında romantik ilişkide yaşanan problemler erken dönemdeki bağlanmadan kaynaklanan bir sorun olabilmektedir. Bununla birlikte erken dönemde hiçbir zorluk yaşamayıp mizaç özelliği olarak bağımlı olan insanlar da vardır. Bu kişiler genel olarak; boşanma, terk edilme gibi ayrılıklara büyük tepkiler vermekte ve yas süreçleri genel olarak uzamaktadır (Çetin, 2018). Tabi uzamış olan yas süreci depresyon, kaygı gibi birçok psikopatolojik durumu beraberinde getirebilmektedir.

Öfkenin Kökeni ve Toplumsal Bakış Açısı

Boşanma bazı insanlar için yenilgi anlamına gelir. ‘Bu kadar insan evli kalırken ben neden kalamıyorum? Nerede yanlış yaptım?’. Dünyanın sonu gibi görülen bu boşanma kararı kişinin içerisinde bulunduğu yas sürecinin daha ağır olması ve kişinin daha fazla kendisine yönelip öfkelenmesine neden olmaktadır. Öfke bu noktada ortaya çıkar. Kişi ne olursa olsun suçu kendine yöneltir. ‘Neden ona bu kadar emek verdim?’ Öfke genelde kaygı ve reddetme ile ilgilidir. Öfkeli insan bulunduğu konumu, ayrılığı reddetmek, kabul etmemek istiyor olabilir. Tam tersi de olabilir kişi boşandığı kişiye çok fazla nefret, kin ve öfke duyabilir. Özellikle ihanet olayı aldatılanın hem özgüvenini düşürmekte hem de karşı tarafa olan öfkesini arttırmaktadır. Bu yüzden bu öfkenin kökeni anlaşılmalıdır. Problem neredeyse o anlaşılmaya çalışılmalı ve kişinin bu süreçte özellikle yakınlarından pozitif destek görmesi oldukça kıymetlidir. Gerek toplumsal baskılar gerek kişilik özellikleri boşanmayı olumsuzlamaya neden olabilir. Ama bir diğer taraftan evli olup yıllarca mutsuz görünen, evliyken yas sürecinin belirtilerini yaşayan insanlar vardır. İşte bu noktada şu akıla gelmektedir. Boşanma sağlıklı bir ayrılık evresidir. Herkes yaşayabilir. Olağan bir süreçtir. Bireylerin bu aşamada psikolojik destek alması süreci daha iyi yönetebilmelerine ortam hazırlar.

Sude Süzer Çivitçi
Sude Süzer Çivitçi
Uzman Klinik Psikolog Sude Süzer, İstanbul Özyeğin Üniversitesi Psikoloji (İngilizce) bölümünü ve Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans programını onur derecesiyle tamamlamıştır. Yüksek lisans tezinde, çocukluk çağı travması yaşamış bireylerde benlik saygısı ve anhedoni ilişkisini incelemiştir. Eğitim süresince Prof. Dr. Bengi Semerci Kliniği'nde ve Ekip Norma Razon Kliniği'nde staj yapmış, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, depresyon, OKB, kaygı bozuklukları gibi alanlarda çalışmış, çocuk ve ergenlerle ilgili değerlendirme testlerine ve BDT uygulamalarına katılmıştır. NP Feneryolu ve NP Ümraniye hastanelerinde zorunlu stajlarını tamamlamış ve çeşitli psikiyatrik vakaların vizitlerine katılmıştır. 2018-2019 yılları arasında Ümraniye Belediyesi'nin Gelecek Sensin Projesi’ni yürütmüş, okullarda çeşitli psikoeğitim seminerleri vermiştir. Yüksek lisans eğitimi sırasında bilişsel davranışçı terapi ve şema terapi ekollerinde süpervizyon almış, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın İMDAT Projesi kapsamında 3 yıl gönüllü psikolog olarak görev yapmıştır. İstanbul’daki yaklaşık 9 yıllık deneyiminin ardından Ankara’ya taşınmış, Beştepe Kolejlerinde klinik psikologluk yapmış ve Paradoks Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde danışan kabul etmiştir. 2024 Temmuz ayından itibaren kurucusu olduğu SOBE Psikoloji kliniğinde hizmet vermeye devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar