Çarşamba, Şubat 25, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Hayat Sözlerinizin Yansımasıdır

Ağzından çıkan her söz kaderini şekillendiriyor olabilir mi? Gün içinde verdiğin tepkiler, olaylar karşısında kurduğun cümleler. Aklından geçenler, dile dökülenler… Hayatın bize sunduğu ve bizim hayata sunduğumuz birbiri ile tahmin ettiğinden de bağlantılı olabilir. Düşüncelerinin gücü sandığından çok daha fazlası.

Bilişsel davranışçı terapi ekolü bize düşünce, duygu ve davranışın bir zincir olduğunu söyler. Zihnimizi bir projektör olarak düşünelim. Yaşadığımız olaylar da beyaz perde olsun. Perde değişmez fakat projektörden yansıttığımız film değişebilir. Bilişsel davranışçı terapi bize sahneyi durdurup olayları yeninden kurgulama cesaretini verir. Temelde düşüncelerimizi şekillendirebilmek yatar. Düşüncelerimiz değiştikçe, davranışlarımız, davranışlarımız değiştikçe hayatımız değişecektir.

Sürekli olumsuz konuşmalar, olumsuz fikirler, olumsuz tepkiler içinde olduğunu düşün. Hayata tüm negatifliğinle devam ederken, hayat sana ne kadar olumlu gelebilir? Hayattaki güzellikleri ne kadar fark edebilirsin? Bu güzelliklerin tadını ne kadar çıkartabilirsin? Öfkeyle, nefretle, karamsarlıkla başladığın günleri, aldığın nefesleri hatırla. Günün nasıl geçti? Hayat sana nasıl karşılık verdi? Aslında hayat senin bir yansımandı.

Yaşamın Yankısı ve Doğa Yasası

‘‘Dağlık bir bölgede bir adam küçük oğluyla yürürken, oğlu ayağını taşa çarpar ve can acısıyla, “ahhhh” diye bağırır. Dağdan, “ahhhh” diye bir ses gelir ve bu sesi duyan çocuk hayret eder. Merakla, “Sen kimsin?” diye bağırır; ama aldığı tek yanıt, “Sen kimsin?” olur. Çocuk bu yanıta kızar ve, “Sen bir korkaksın!” diye bağırır. Dağdan aldığı yanıt, “Sen bir korkaksın!” dır. Babasına bakar ve “Baba ne oluyor?” diye sorar. “Oğlum dikkat et” diyen baba, vadiye doğru, “Sana hayranım!” diye bağırır. Ses, “Sana hayranım!” diye yanıtlar. Baba, “Sen harikasın!” diye yine bağırdığında, bu kez dağdan, “Sen harikasın!” yanıtı gelir. Çocuk şaşırmıştır, ama hala ne olduğunu anlayamamıştır. Baba oğluna durumu açıklar; “Oğlum insanlar buna yankı derler; ama gerçekte yaşamın ta kendisidir. Yaşama ne verirsen sana onu yansıtır. Yaşam senin davranışlarının aynasıdır. Eğer yaşamında daha çok sevgi istiyorsan, insanları daha çok sev. Eğer sana saygılı davranılmasını istiyorsan insanlara saygılı davran. Eğer başkaları tarafından anlaşılmak istiyorsan, önce başkalarını anlamaya gayret göster. Eğer insanların sana hoşgörülü ve sabırlı davranmasını istiyorsan, önce sen insanlara hoşgörülü ve sabırlı olmalısın. Oğlum yaşamda ne ekersen onu biçersin. Bu doğa yasası, yaşamın her yönü için geçerlidir.”

Kendi Gerçekliğini Filtrelemek ve Yönetmek

Anlattığım bu hikaye bize basit ama hayatın içerisinde tamamen unuttuğumuz bir mesaj veriyor. Hayatta başımıza gelenler çoğu zaman bizim kontrolümüzde olmayabilir. Fakat başımıza gelen olaylara ne şekilde karşılık verdiğimiz tamamen bizim sorumluluğumuzdadır. Güne nasıl başlayacağım, trafikte gitmem gereken yere geç kalırken nasıl bir tutum sergileyeceğim, bir arkadaşım canımı sıktığında ona nasıl tepki vereceğim gibi tüm bu hayatın içinden durumların ben tarafından hayata nasıl sunulacağı benim kontrolümde. Yaşanan her şey benim filtremden geçerek hayata karışıyor. Olay değişmiyor belki ama ben o olumsuzluk içinde var olmaya devam etmeyi reddediyorum. Olumsuz düşünceleri filtreliyor ve olumlu düşüncelerle değiştiriyorum.

Beynimizin ağzımızdan çıkan sözlere inanmak gibi bir huyu vardır. O alanı bir çöle çevirmek de senin elinde, bir çiçek bahçesine çevirmek de. Asıl konu doğru toprak seçimi. Bu konuya ister bilişsel davranışçı terapi, ister olumlama, ister manifest adıyla bakın. Verdiğimiz isimler değişse de değişmeyen tek gerçek psikolojinin gücü olacaktır. Düşüncelerini kontrol etmek ve doğru yönlendirmek hayatını nasıl yönlendirdiğini etkileyecektir. Beyninin içinde sürekli dönüp duran kaygılı, olumsuz düşünceler seni kötü ruh haline sürükler. Kötü bir ruh hali seni zamanla hayattan koparmaya yetecektir. Zamanla sosyal hayatla bağın zayıflayacak, günlük rutinlerinden uzaklaşmaya başlayacaksın. Evde olmak, yalnız olmak seni daha güvende hissettirecek. Bir süre sonra koltukta aynı yerden kalkmadan saatler geçirdiğini fark edeceksin. Ev bakım, kişisel bakım, uyku düzenlerin mutlaka zarar görecek.

Olumsuz düşünceler ve duygular içerisinde olmanın hayatını, seni bu denli kökten etkileyebilme gücü varken, sence olumlu düşünceleri kullanmak hayatında hiçbir şeyi değiştirmeyecek olabilir mi? Tabi ki hayır. O zaman düşüncelerini yönlendirme vaktin geldi. Onlar tamamen sana ait ve senin kontrolünde. Sabah gözlerini açtığın andan başla. Uyandın, yeni bir gün, bırak kontrolünde olmayan şeyler yaşansın ve bitsin. Süreci ise düşüncelerin yönetsin. Düşüncelerini sözlerine dökülsün.

‘‘Unutma ki ağzından çıkan her söz hayata kurduğun bir cümledir ve hayat büyük bir aynadır.

Mihrişah Köse
Mihrişah Köse
Mihrişah Köse, psikolog ve aile danışmanı olarak, psikoterapi ve danışmanlıklarına aktif olarak devam etmektedir. Lisans eğitimini Psikoloji üzerine tamamlayan Köse, Bilişsel Davranışçı Terapi/ Çift Terapisi ve Pozitif Psikoloji alanlarında uzmanlaşmıştır. Kişisel gelişim üzerine yazılar yazan Köse, psikoloji biliminin günlük hayatın her anında var olduğuna inanıyor ve yazılarında herkes için psikoloji temelli yeni bir bakış öne sürüyor. Psikoloji biliminin herkes için okunur ve anlaşılır olmasını hedefliyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar