Pazartesi, Şubat 23, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

EYVAH! OKULLAR AÇILIYOR: OKUL FOBİSİYLE BAŞ ETMEDE AİLENİN ROLÜ

Okul Fobisi Nedir?

Okul hayatı çocuk için yalnızca akademik bir yolculuk değil; aynı zamanda sosyal, duygusal ve psikolojik gelişimin önemli bir basamağıdır. Ancak bazı çocuklar için okula gitmek büyük bir kaygı kaynağına dönüşebilir. Okul fobisi olarak adlandırılan bu durum, çocuğun okula gitmeyi reddetmesi, yoğun kaygı yaşaması, sabahları mide bulantısı ya da baş ağrısı gibi psikosomatik şikayetler yaşaması ve bedensel şikâyetlerle direnç göstermesiyle kendini belli eder.

Aslında çocuğun okula gitmek istememesi değil, ayrılık kaygısının ve yeni ortama uyum zorluklarının bir yansımasıdır. Çoğunlukla ilkokulun ilk yıllarında görülür, ancak farklı yaşlarda da ortaya çıkabilir. Burada önemli olan, çocuğun yaşadığı duygunun gerçek olduğunun fark edilmesi ve küçümsenmemesidir.

Ailenin Rolü

Aile tutumu bu durumda belirleyicidir. Çocuk için en önemli destek sistemidir. Ebeveynin tutumu bu kaygıyı azaltabileceği gibi artırabilir de: Çocuğun duygusunu yok saymak, “abartıyorsun artık” gibi kelimeler kullanmak korkuyu daha da artırır. Diğer yandan da zorlayarak okula götürmek güven ilişkisini zedeler.

Peki Ne Yapmalı?

Çocuğun kaygısını hafifletmek için küçük adımlarla ilerlemek etkilidir. Önce kısa süreli ayrılıklar, ardından sınıfta kısa süreli kalışlar denenebilir. Zamanla bu süreler arttırıldığında, okula uyum sağlamak kolaylaşacaktır. Örneğin anne markete gider, çocuk babayla evde kalır. Sonraki adımda okulda kısa süreli kalmalar denenir. Zamanla süreler artırılarak çocuk ayrılığı tolere etmeyi öğrenir. Bu adımlar, çocuğun kendini güvende hissetmesine yardımcı olur.

Çoğu zaman çocukların okul kaygısını tetikleyen unsurlardan biri de ebeveynlerin kendi endişeleridir. “Ya yapamazsa, ya bana ihtiyaç duyarsa?” gibi düşünceler, farkında olmadan çocuğa da geçebilir. Bu nedenle, ebeveynin kendi duygusunu regüle etmesi, yani sakinliğini koruması çok önemlidir. Çocuk, ebeveynin gözünden güveni ya da kaygıyı okur.

Olumlu pekiştirmeler de kaygı duyan çocuğun kendini biraz daha iyi hissetmesinde yardımcı olan bir diğer yoldur. Çocuğun küçük başarılarını fark etmek, motivasyonu artırır. “Bugün kapıya kadar geldin, bu harika bir adımdı” gibi geri bildirimler, çocuğun özgüvenini besler.

Günlük Hayatta Kullanılabilecek İfadeler

Sabahları okula hazırlanırken kullanılabilecek bazı cümleler süreci kolaylaştırabilir:

  • “Korkmanı anlıyorum, yanında olduğumu biliyorsun.”

  • “Sen okuldayken ben de işte olacağım, çıkışta yine birlikte olacağız.”

  • “Bugün sınıfa kadar seninle geleceğim, sonra öğretmenin sana eşlik edecek.”

  • “Korkmana rağmen denemen çok cesurca bir davranış.”

  • “Okulda olduğunda ben de işte olacağım, çıkışta yine buluşacağız.”

  • “Bugün okula gitmek seni biraz korkutuyor, fark ediyorum. Ama sen güçlüsün.”

  • “Ben buradayım, çıkışta seni karşılayacağım.”

  • “Zor geliyor ama her gün biraz daha kolaylaşacak.”

  • “Seninle gurur duyuyorum, çünkü deniyorsun.”

  • “Okula gitmek sana zor geliyor, bunu fark ediyorum. Ama birlikte adım adım bunu başaracağız.”

  • “Korkmana rağmen denemeni istiyorum, çünkü gücüne inanıyorum.”

  • “Senin yanında olduğumu biliyorsun. Okulda da güvendesin.”

  • “Bugün zorlanabilirsin, ama daha önce de denedin ve başardın.”

Bu tür ifadeler, hem empatiyi hem de kararlılığı aynı anda yansıtır. Çocuğun güvene, anlaşılmaya ihtiyacı olduğu kadar sınırlara da ihtiyacı vardır.

Okul ve Uzman Desteği

Bazı durumlarda da ailenin tek başına çabası yeterli olmayabilir. Bu süreçte öğretmen ve okul psikolojik danışmanının desteği çok önemlidir. Öğretmenin çocuğun kaygısını anlaması, gerektiğinde sakinleştirici bir yaklaşım sergilemesi, sınıf arkadaşlarının da destekleyici bir tutum göstermesi adaptasyonu kolaylaştırır. Ailenin okulla sürekli iletişimde olması, çocuğun iki güvenli alan (ev ve okul) arasında köprü kurmasını sağlar.

Sonuç

Okul fobisi, yalnızca çocuğun değil, tüm ailenin ortak bir deneyimidir. Ebeveynler/bakım veren kişiler, çocuğun duygusunu kabul eden ama aynı zamanda sınır koyan, kademeli ayrılık fırsatları sunan, okulla iş birliği yapan ve kendi sakinliğini koruyan bir tutum ile çocuğun okul fobisini yenmesinde ve keyifli bir okul hayatına geçmesinde en büyük destekçiler olur.

Unutulmamalıdır ki okul fobisi, doğru yaklaşımla kalıcı bir sorun olmaktan çıkar; çocuğun hayatına güvenle devam etmesini sağlayacak bir öğrenme fırsatına dönüşebilir.

Bütün yolların izlenmesine rağmen 1 aydan fazla süren okul fobisi ve kaygı durumlarında bir uzmandan yardım almak gerekir. Çocuğun kaygılarını anlamlandırmasına ve düşünce–duygu–davranış döngüsünü fark etmesine yardımcı olunur. “Okula gidersem kötü bir şey olacak” düşüncesinin yerine daha gerçekçi ve işlevsel inançlar yerleştirilir. Küçük yaş grubunda oyun terapisi, çocuğun kaygısını ifade etmesine olanak sağlar. Çocuk, oyun yoluyla hem korkularını dışsallaştırır hem de güvenli bir ilişki deneyimi yaşar.

Bazen sorun yalnızca çocukta değil, aile sisteminde de kök salar. Aile danışmanlığı desteği ile ailenin kaygıyı besleyen tutumları çalışıldığında, çocuğun uyum süreci hızlanır.

Özden Güneş
Özden Güneş
ÖZDEN GÜNEŞ, aile danışmanı ve sosyolog olarak danışmanlık alanında görev yapmaktadır. Lisans eğitimini sosyoloji alanında tamamlamış, aile danışmanlığı eğitimi almış, şu anda da psikoloji yüksek lisans yapmaktadır. Yazılarında gündelik hayatta karşılaşılan sorunları sade bir dille kaleme almaktadır. İletişim, ilişkiler ve aile hayatındaki sorun ve atılabilecek adımları, özellikle bilişsel davranış terapisi, şema terapi ve duygu odaklı terapi odaklı çalışmalarla anlaşılır hale getirmeyi misyon edinerek içerik üretmeye devam etmektedir.

3 YORUMLAR

  1. Okulların açıldığı şu günlerde gayet açıklayıcı ve bilgilendirici bir yazı olmuş. Önerilerimizi uygulamaya gayret edeceğiz. Kaleminize sağlık

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar